Bölüm 10 : Ölene dek beraberiz

582 57 1
                                    

Masada ki ikramlardan atıştırarak sohbet ediyorduk. Mert ve Aslı kendi aralarında konuşuyorlardı. Kahkaha seslerinden iyi anlaştıklarını anlamak pek zor olmamıştı.

Ben ise hâlâ dik dik Mert'e bakmaya devam ediyordum. Bu çocuğu hiç sevmemiştim.

Kulağımın arkasında bir nefes hissetmem ile arkama döndüm.

Dolunay gülümseyerek oturduğum sandalyeye eğildi, kulağıma yaklaştı.

"Mertten haz etmediğini bu kadar belli etme, gözlerinle öldüreceksin çocuğu."

Omuzlarımı silktim.

"Bana silah çekmeden önce düşünecekti."

Dolunay bu konu da anlaşamayacağımızı anlamış olmalı ki konuyu değiştirdi.

Kulağıma biraz daha yaklaştı.

"Çok güzel gözüküyorsun."

Hani bir söz vardır ya. Midemde kelebekler uçuşuyor diye. İşte hayatımda ilk defa o sözü yaşıyordum.

Gülümseyerek ona döndüm. Bu hareketim ile birlikte yüzlerimiz çok yakınlaşmıştı.

"Sen daha güzel gözüküyorsun."

Gözleri bir kaç saniyeliğine dudaklarıma indi. Daha sonra kendini toparlayarak geri çekildi. Boğazını temizledi.

"Mert, artık planı anlatmaya geçelim."

Mert kafasını sallayarak Duru'yu onayladı. Kocaman bir dosya ile yanımıza geldi, bir süre A4 kağıtlarının içinde boğularak onları düzenledi ve masaya koydu.

Dolunay yerine geçti, gözlerime bakarak konuşmaya başladı.

"Planımızı tam bir hafta sonra gerçekleştireceğiz. Bu bir hafta içerisinde iyi hazırlanmalı, eksiklerimizi tamamlamalıyız. Bir hafta sonra Cumartesi günü saat 16.00 da büyük patron bir toplantıya katılmak için evi terk edecek. Annem de onunla birlikte toplantıya katılacak. Bahsettiğim mallar toplantı saatinden bir saat önce, evinin garajına gelmiş olacak. Büyük patronun katıldığı toplantı gizli bir toplantı olduğu için, telefon vb şeylerin içeriye sokulmasına izin verilmiyor. İşte biz de tam bu sırada hareket etmeliyiz ki, evdeki alarmlar çalışsa bile haberi olmamalı."

"Bir dakika." Dolunayın sözünü keserek izin istedim.

"Bütün bunların olacağını nereden biliyorsun?"

"İçeride adamımız var. Kuş uçsa haberimiz oluyor."

Elimi devam et anlamında salladım.

Mert evin fotoğraflarını çıkartıp masaya koydu. Bazı yerler kırmızı kalemle işaretliydi.

"Evin etrafında 10 adet koruma olacak. Bu korumalara bulaşmadan eve girmemiz gerek. Çünkü plan çok basit. İçerideki adamımız bizi ilaçlama şirketiymişiz gibi eve alacak. Bu sayede uyuşturucuları arabaya yükleyebileceğiz. Garajın kapısındaki şifreyi kırmak için, Cana ihtiyacımız olacak. Kullanılan şifre parmak izi ile ve sadece büyük patronun erişimi var. Canı bütün sistemlerin yönetildiği odaya sokacağız. Can alarmı etkisiz hale getirebilirsin değil mi? Çünkü eğer bunu yapamazsan, içeriye giremeden ölürüz."

Mert sözlerini bitirdiğinde, Can söze girdi.

"Beni kontrol noktasına sokarsanız, alarmı tahmini beş dakika içinde iptal edebilirim."

"Garajı koruyan 3 adam olacak, onları arkadan yaklaşıp bayıltacağız. Daha sonra garaja ön kapıdan bir kısmımız girecek. Diğer kısım ise garajın arka kapısına arabayı getirecek. İçeriye girdikten sonrası çok basit, hızlıca kasaları arabaya taşıyacağız. Sizin paranız da o garajın içerisinde, özel korumalı bir kasada duruyor. Kasanın şifresini biliyoruz. Paraları da aldıktan sonra, hiçbir şey olmamış gibi evden çıkacağız."

SÖZ (GirlxGirl)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin