Bölüm 23: Karşılıklı aşk

392 36 9
                                    

"Kafanızda neler dönüyor?" Aslının merakla sorduğu soruya karşı sırıtışım arttı. Planı tane tane anlatmaya başladım.

"Çocuğu oradan kaçırmamız imkansız. Birincisi evin yerini bilmiyoruz, ikincisi Azrail de bize savaş açarsa yok oluruz. Bu yüzden düşmanı düşmana kırdıracağız. Çağatay babasına gidip savaş diye bir adamın sağdan soldan adam toplamaya çalıştığını, ve Azrailin çocuğundan bahsettiğini duyduğunu söyleyecek. Bunun üzerine büyük patron, Azraili bitirmek için korumalarını harekete geçirecek. Evi bulacaklar, çocuğu alacaklar. Büyük patron bu savaşa hazırlanırken, Çağatay onun aklına girecek ve çocuğun elinizde olduğuna dair bir video çekeceksiniz. Bu sayede bütün pis işi büyük patron yapmış olacak. Biz büyük soygunu yapmak için eve girdiğimizde, Can parmak izi sistemini kırdıktan sonra videoyu sizin adınıza Azraile yollayacak. Evden çıkarken hem uyuşturucuları, hemde çocuğu kaçırıp çıkacağız. Videoyu gören Azrail adamlarını babana yollayacak ve büyük patron tamamen bitecek. Buralardan kaçıp gidecek, çünkü otoritesi sarsılmış bir şekilde azraile kafa tutamayacak, aynı zamanda hazırlıksız yakalanmış olacak."

Masadaki herkes şaşkın bakışlarını sürdürdü. "Sen.. Bu planı sadece düşünerek nasıl yapabildin?" Diye sordu Çağatay önündeki buruşturulmuş bir dünya kağıda bakarak.

"Zekana hayranım." Aslının dediğine Mert ekledi. "Kanım dondu."

"Çocuğu kaçırdıktan sonra Azrail'e karşı hazırlanacağız. Yeraltın da bunun duyulmasını sağlayacağız. İkinci savaş başlayacak, intikamımızı alacağız."

Dolunay gururla bana bakıp ekledi. "Savaş piçini de bu sayede oyun dışı bırakmış olacağız."

"Evet, bu yüzden büyük soyguna kadar, yani iki gün boyunca Savaşı elimizde tutup onu oyalayacağız. Daha sonra da bir güzel benzetip salarız."

Çağatay büyük bir mutlulukla yerinden kalkıp bir içki açtı ve bardaklarımıza doldurdu. "Çocukken de böyle dahiydin. Babam hayatta bu fırsatı kaçırmaz, o evi anında bulup çocuğu oradan alır. Soygun için iki günümüz var, ben bu gece eve gittiğimde babama bu durumu öterim. Tahminen yarın gece çocuk elimizde olur, ertesi gece ise soygun."

Dolunay kollarını boynuma salıp yüzümün her bir noktasına öpücük kondurmaya başladı. Gülüşlerimin arasında "Aşkım, dur." Diyordum ama Dolunay umursamadan öpmeye devam ediyordu. En son dudağımı öperek geri çekildi.

Mert iç geçirerek Aslıya baktı. "Seninle böyle olabilirdik." Dediği şey masada şok etkisi yarattı. Berkay hızlıca Çağlaya dönüp masanın altından kolunu tuttu. Aslının içkisi boğazına kaçtı ve öksürmeye başladı. Çağla sinirle yerinden kalktı. "Ağzını topla!" Mert'in üzerine doğru gidecekken, gözleri benim gözlerimde takılı kaldı.

Mert'in ağzını burnunu kırmak istediğini biliyordum, ama bunu yaparsa benim tepkim daha ağır olurdu. Çağla bunu fark ettiği için sinirle elini saçlarından geçirdi. Berkayın tuttuğu kolunu çekti. "Aslı yürü gidiyoruz. Arabada bekleriz sizi ."

Aslı ne yapacağını bilemez şekilde ayaklandı. Mert, artık bazı şeyleri farkına varmış olacak ki ayağa kalkıp masadan biraz çekildi. "Bu kadar sinirlenme ablası."

Çağla daha fazla kendini tutamayarak Mert'in yakasına yapıştı. "Amına koyarım artık senin!" Yumruğunu Merte vurmak için kaldırmış ki ayaklanıp "Çağla!" Diye sertçe bağırdım.

Çağla sertçe Merti ittirerek kalktığı sandalyeye geri oturttu. "Dua et kızsın." Mert'in sinirle söylediği şey Çağlayı iyice delirtirken, Dolunay da ayaklanıp "Mert kapat çeneni artık." Dedi sinirle.

"Ne bok yerseniz yiyin amk!'' Çağla sinirle garajın kapısına ilerleken Aslı gözleri dolu bir şekilde arkasından gitti. "Çağla, dur!" Çağlanın çıkmaması için garajın kapısını tuttu.

SÖZ (GirlxGirl)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin