"Mert belanı sikerim senin!"
Duyduğum bağırışlarla uyanırken, gözlerimi açmaya çalıştım, elimi yatağın diğer tarafına doğru uzattım. Soğuk çarşaf elime deydiğinde yatakta tek olduğumu fark ettim.
"Sik lan! Götün yiyorsa sik! Bıktım sana katlanmaktan." Mert'in bağırışını duyduğumda hızlıca yatakta doğruldum.
"Çağla, dur!" Aslının sesiyle beraber yataktan sıçrayarak kalktım. Mertle, Çağla birbirine girmiş olmalıydı. Koşar adımlarla alt kata inip salona ulaştım.
Gördüğüm manzara gözlerimin kocaman açılmasına sebep oldu.
Çağlanın kolundaki dikişleri patlamış, kanıyordu. Mert'in sağ gözü hafif kızarık, dudağı patlaktı. Salonda sadece Aslı, Çağla ve Mert vardı.
Aslı, Çağlanın önüne geçip Merte doğru adım atmasını engellemeye çalışıyordu. Çağla ve Mert ise sinirle birbirlerine küfür ediyorlardı.
"Ne oluyor burada?!" Bağırışım hepsinin sesini bastırırken Aslının bakışları bana döndü. "Duru bir şey yap bunlar birbirlerine girdiler."
Çağla, önünde duran Aslıdan kurtulmaya çalışırken bağırdı. "Ananı avradını sikerim senin bana cevap ver, Aslının odasına ne işin vardı lan!"
Mert yediği küfürle beraber hızla Çağlaya ilerledi.
"Sanane amına koyayım, Aslının nesisin ki bize hesap soruyorsun?!"Çağla sinirle güldü. Ben daha ne olduğunu anlayamadan önünde ki Aslıyı ittirdi, bir kaç büyük adımla Merte ulaşıp yakalarından tutarak Mert'i havaya kaldırdı.
"Şimdi göreceksin neyi olduğumu." Merte kafa atıp, az ilerideki orta sehpanın üzerine Mert'i fırlattı.
Büyük bir sesle beraber Mert sehpanın üzerine düştü. Tahta sehpa kırılırken Mert acıyla bağırdı.
Çağla tekrar Mert'in üzerine giderken kendime gelip hızlıca Çağlanın önüne geçtim. "Çağla, ne yapıyorsun!"
Çağla, gözlerini bana hiç çevirmeden kolumu sertçe tuttu. Beni sinirle sola doğru fırlattı. Zemine sert bir şekilde düştüm.
"Ananı sikicem senin! Sen dua et garajdaki bombaları götünde patlatmıyorum!" Çağla bağırarak Mert'in üzerine yürürken düştüğüm yerden kalkmaya çalıştım. Karnıma büyük bir acı girdi, kalkamayıp karnımı tutarak geri düştüm.
Yaram açılmıştı, kurşun yaramın olduğu yer kanlar içindeydi. Üzerimdeki beyaz tişörtün rengi kırmızıya dönerken derin bir kaç nefes aldım.
Aslı, Çağlayı durdurmaya çalışıyordu. Çağla, kırık masanın üzerinden kalkmaya çalışan Mert'in boynuna yapışmış, boğazını sıkıyordu. Mert nefes almaya çalışıyor fakat boynunu sıkı sıkı saran ellerden dolayı nefes alamıyordu.
"Çağla öldüreceksin bırak! "
"Çağla bırak!"
Aslı bağırıyor, çağlayı itmeye çalışıyordu. Çağlanın ellerini sıkıca tutup Mert'in boynundan çekmeye çalıştı.
Çağla öldürmeye odaklanmıştı. Gözlerinden belliydi, beni görmeyip ittirmesinden belliydi. Gözü hiçbir şeyi görmüyordu ve Mert'in ölmesi için uğraşıyordu. Çağlaya seslenmeye çalıştım, ama sesim çıkmadı.
Gözlerim kararıyordu, bayılmak üzereydim. Çağla ise onu bir daha affetmeyeceğim bir hata yapmak üzereydi. Her şeyi bitirecek bir hata.
Ortaklığı, ilişkimi, ilişkisini, arkadaşlığımızı. Her şeyi yakacak bir hata.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
SÖZ (GirlxGirl)
Lãng mạnSiyaha büründüm tamamen ve korkusuzluğa ulaştım. Renkli bir gökyüzüne, parıldayan yıldızlara ve mavili denizlere uzaktım artık. Renklerimi yitirmiştim. Siyahta bulmuştum umudu, çareyi, gücü, kudreti ve yüceliği. Hızlı atan kalbim buraya ait olduğumu...