14 [s.j]

903 114 40
                                        

iyi okumalaar.♡

[hongjoong.]
-

Çatının bir köşesinde oturup bulutlu gökyüzünü izlerken olanları düşünüyordum. Bir ilaç yüzünden aklımdan silip atmaya çalıştığım anılarım tekrar canlanmıştı. Etrafımdaki suçsuz insanları da kötü etkilemiştim.

İstemsizce akan yaşları durdurmaya çalışmamıştım. Çünkü onların aktıkça içimi temizleyeceğine inanıyordum, peşimi bırakmayan çocukluğumun kirini temizleyecek hiç bir şey olmasa da...

Yaşadıklarımı düşünmeye devam ederken, arkamdan gelen adım sesleriyle hemen gözlerimi sildim. Kimsenin beni böyle görmesini istemiyordum. Yanıma oturan kişinin güzel parfüm kokusunu duyunca başımı çevirip kim olduğuna bakmamıştım.

"Biraz daha iyi misin?"

"Evet."

Kararlılığımdan vazgeçtim ve yan tarafıma dönüp göz ucuyla baktım. Seonghwa bacaklarını kendine çekmiş, aynı benim gibi çenesini dizine yaslamıştı.

"Seni öyle görünce çok korktum. Benim yüzümden oldu sandım."

"Amacım korkutmak değildi. Herkes benim yüzümden telaş yaptı."

"Sana iyi gelebilecek ne yapabilirim, bilmiyorum."

Birkaç saniyelik sessizlikten sonra derin bir nefes alıp konuştum.

"Şu an bana iyi gelecek bir şey var mı, bilmiyorum."

"Ben de mi iyi gelmem?"

Sen herkesten daha iyi gelirsin, diye geçirdim içimden.

Kafamı diğer tarafa çevirip dizlerime yasladım. Ağladığımı görmesini istemiyordum.

"En azından sorunun ne olduğunu anlat. Sana kızgın ya da kırgın değilim, hiç birimiz değiliz eğer bunu düşünüyorsan."

"Hiç bir şey anlatmak istemiyorum."

"Ağlamanı görmeye dayanamıyorum Hongjoong. Buraya geleli bir ay kadar oldu ama ben seni sanki yıllardır tanıyor gibi hissediyorum. Senin canın değil de, benimki yansın istiyorum."

Gözyaşlarım çok daha hızlı akmaya başlarken kendimi tutamayıp boynuna sarıldım. O da belime sarılıp beni daha çok kendine doğru çekmişti.

Uzun süredir ilk defa birinin bana dokunmasından rahatsız olmamıştım, iğrenmemiştim. Aksine daha da sıkı sarılmıştım yanımdan ayrılmaması için.

"Özür dilerim Seonghwa. Seni o iğrenç adam gibi gördüğüm için özür dilerim. Yemin ederim ki böyle olmasını ben istemedim."

Bir şey söylemeden saçlarımı okşamaya devam etmişti. Gözyaşlarım omzuna akarken kendimi hiç olmadığım kadar güvende hissediyordum.

"Böyle şeyler için özür dileme benden. Tek istediğim iyi olman, gerisi umrumda değil."

Kollarımı daha da sıkılaştırırken kaburgalarımız iç içe geçsin de, ona daha yakın olayım diye düşünmüştüm birkaç saniyeliğine. Çünkü daha önce hiç bir şey bana bu kadar iyi gelmemişti, travmalarımı atlatmam için bu kadar yardımcı olmamıştı.

"Bugüne kadar neredeydin Seonghwa?"

"Özür dilerim, bugüne kadar seninle olamadığım için... Ama yemin ederim ki bundan sonra asla kötü bir şey olmasına izin vermeyeceğim."

Sözleri öyle güzeldi ki, gözlerimden akanların mutluluk mu, yoksa acı mı olduğunu çözemiyordum. Kalp ağrılarıma bir yenisi daha eklenirken hem hıçkırıklarım hem de kalp atışlarımın sesinden sağır olmuş gibiydim.

"Böyle sözler verme Seonghwa... Bir gün terkedersin beni ve şu an yaralarımı saran yeminlerinin kalbime saplanmasını kaldıramam."

Beni kendinden ayırıp yüzüme baktı. Ellerini de yanaklarıma koyup göz göze olmamızı sağlamıştı.

"Söz veriyorum Hongjoong, yanında olacağım ve seni mutlu etmek için elimden geleni yapacağım. Güvenmek senin için çok zor ama yapabilir misin?"

Başımı olumlu anlamda salladıktan sonra istemsizce öne doğru atılıp dudaklarımı dudaklarına bastırmıştım. Birkaç saniye hareketsiz durduktan sonra çekilmek üzereyken dudaklarını hareket ettirerek benimkileri arasına aldı.

Kolu belime sarılarak vücutlarımızı birbirine daha çok yaklaştırmıştı. Şu an ne yaptığımızı hiç bilmiyordum ama asla pişman değildim. Gittiği yere kadar devam etmek istiyordum.

Soluklanmak için tekrar birbirimizden ayrıldık. Dudaklarımdaki ıslaklık hafif rüzgarın etkisiyle kururken rahatsız hissetmiştim ve tekrar istemiştim.

"Yanımda olacaksan yapabilirim Seonghwa."

"Sonuna kadar yanında olacağım ve birlikte başaracağız."

Gülümseyerek kafamı omzuna koyarken bana sıkıca sarılmıştı. Elleri de saçlarımı okşuyordu.

"O zaman sana sevgilim diyebilir miyim?" demişti kulağıma yaklaşarak.

Kafamı hafifçe kaldırıp yüzündeki ifadeye baktıktan sonra kızarmaya başlayan yüzümü tekrar omzuna gömerek cevap verdim.

"İstediğini diyebilirsin sevgilim."

-

guerrilla'ya stream kasmayı ve daha çok win almak için oylamalara katılmayı unutmayın 💗



doctor's soldier | yungi Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin