28 [w.s]

795 96 99
                                        

iyi okumalar.♡

-
[wooyoung.]

Hiperaktif doktorumuz ve başındaki iş manyağı askerimiz yüzünden gün boyu oradan oraya koşuşturup durmuştum. Oturup birkaç dakika dinlememe bile izin vermiyorlardı. Laboratuvardan kaçacağım anda Mingi başıma dikilip beni tekrar içeri gönderiyordu.

Sonunda bugünlük çalışmamız bitmişti ve bu üssün en sevdiğim alanı olan odama geri dönebilmiştim. O kadar yorgundum ki, sadece kendimi yatağa atmaya gücüm kalmıştı. Botlarım bile hâlâ ayağımdaydı.

Suratımı yastığa biraz daha gömerken, kapının açılma sesini duydum. Zorlukla sırtımın üstüne döndüğümde belini tutarak yatağına yürüyen San'ı gördüm.

"Bu adam kafayı yemiş ya. Bak çok ciddi söylüyorum, kırıntı bile kalmamış. Eskiden de deliydi zaten ama şu an tam anlamıyla bütün keçileri kaçırmış! Antrenman yapacağız diyerek götürdü bizi salona, üstümüzden geçti!"

Onun da benden farklı bir hali yoktu. İnsanlığa bir faydamız dokunsun derken, kendimizi parçalamıştık.

"San, çok yorgunsun biliyorum ama botlarımı çıkarabilir misin? Parmağımı hareket ettirecek halim yok."

Dudaklarımı hafifçe büzerek isteğimin gerçekleşmesini bekliyordum. Yüzünde oluşan ufak gülümsemeyle ayağa kalkması da çoktan gerçekleştiğini belli ediyordu.

"Sana ne zaman hayır demeyi öğreneceğim acaba..."

Yanıma gelerek botlarımın iplerini çözmeye başlamıştı. Yavaş hareketlerle çözdükten sonra ikisini de çıkarıp yere koydu ve yanıma oturdu.

Gerçekten bana hiç hayır diyemiyordu ve ben de bunu bazen kendi yararıma kullanıyordum.

"Çok mu yoruldun?"

Gözlerimi açık tutmaya çalışarak başımı salladım. Uykuya dalmama çok az kalmıştı, zaten bu yorgunlukla günlerce uyuyabilirdim.

"Yorgunluğunu almamı ister misin?"

Ellerinden biri gömleğimin altına sızıp belime dokunduğunda uykumun tamamen açıldığını farketmiştim. Parmaklarını usulca tenimde hareket ettirirken, tam anlamıyla eriyordum.

Gözlerimiz birbirinden asla ayrılmıyordu ve bu bakışlardan büyük bir ateş filizlenecekti. Tıpkı karnımda hissettiğim yanma gibi.

"Mingi ile konuşacağım, seni yormalarına izin vermem."

Yatağa yasladığı elini kaldırıp saçlarıma doğru uzattı ve yüzüme düşen tutamları hafifçe geriye çekti. Bakışları o kadar güzeldi ki, asla benden başka bir yere dönmesini istemiyordum.

"O ruh hastası seni dinler mi sanıyorsun?"

Gözleri kısılarak, kocaman bir gülümseme oluşmuştu yüzünde. Kıkırdaması artarken biraz doğrularak elini saçlarımdan uzaklaştırdı.

"Kesinlikle bunu duymamalı... Beni dinlemez aslında ama özel bir ricada bulunsam, ikna edebilirim bence?"

Tek kaşını kaldırarak sorusunun cevabını beklemeye başlamıştı. Benden bağımsız olarak kalkan ellerim geniş omuzlarına sıkıca tutunmuştu.

"Nasıl bir özel rica var aklında?"

"Hmm, bunu biraz düşünmüştüm. Arkadaşımın işlerini azaltmasını söyleyebilirim, bu ilk fikrim. Ama arkadaşlık pek özel kategoriye girmiyor sanırım."

Gözlerimi tavana dikerek düşünüyormuş gibi yaptıktan sonra başımı salladım. Bu hareketime karşılık kıkırdamaya başlamıştı.

"Ben de diyorum ki, aramızdaki şu aylardır isim koyamadığımız şeyi biraz özelleştirelim. Sen söyle, Mingi'yi nasıl ikna edebiliriz?"

Bir saniye, San bana az önce üstü kapalı bir teklifte mi bulunmuştu?

"Bence... Sevgilin olduğumu söylersen ikna olabilir."

O beni keyfince kışkırtabiliyorsa, benim de aynı şekilde karşılık verme hakkım vardı. Onu alt edebileceğimi düşünüyordum çünkü bir sınırım yoktu ve kesinlikle bu konuda daha iyiydim.

Belimdeki eli sıkılaşıp nefesimi kesene kadar böyle düşünüyordum en azından.

"Wooyoung, senden hoşlandığımı söylesem... Ne yaparsın?"

Ellerimle geniş omuzlarını biraz daha sıkı kavramıştım. Yatıyor olmama rağmen avuçlarımda sıkıştırdığım gömleğine tutunmasam düşecekmişim gibi hissetmeye başlamıştım.

Sonunda bana bir adım attığını görmek... Güzeldi. Çünkü ben de ondan hoşlanıyordum ve uzun süredir arkadaşlarımızın ilişkilerini gördükçe kendi yalnızlığıma üzülüyordum.

"Seni sevdiğimi söylerim."

Gözlerimin içine bakmaya devam ederken başını hafifçe sallamıştı. Ne yaptığını anlamıyordum ve açık bir şekilde yaptığım itirafa karşı bu kadar basit bir tepki vermesi garipti.

Belimdeki eli hareketlenerek oradan ayrılıp yanağıma çıkmıştı. Diğer eliyle de yataktan destek alarak üstüme eğilmişti. Dudaklarımızın arasında sadece bir nefeslik mesafe varken odaklanmak çok zordu.

"Sana aşık olduğumu söylesem peki?"

İşte bu cümle neredeyse aklımı kaybetmeme sebep olacaktı. Haftalardır aramızda olanları çözmeye çalıştığım adamdan, aynı benimki gibi bir itiraf almıştım.

Bana aşık olduğunu söylemişti.

Bir hayal ya da rüyanın içinde değildim. San, bana aşık olduğunu söylemişti.

"Aşkına öyle bir karşılık veririm ki, sonsuzluktan da ötesine kadar benimle olursun, kimseye vermem. Söylediğin şeyden emin ol San." dedim fısıltıyla.

"Sen beni vermezsen, gitmek isteyen kim?"

Dudaklarımda hissettiğim ani baskıyla, vücudumda çok daha büyük bir yangın baş göstermişti. Alev alev yanıyordum sanki ve buna engel olmak için hiç bir şey yapmıyordum. Aksine San'ın öpücüğüne karşılık vererek daha da harlıyordum.

İşte olmak istediğim yerdeydim sonunda. San'ın kolları arasında, sevgilisi olarak onu öpebiliyordum.

İkimiz de gülümsemeye başlayınca dudaklarımız birbirinden ayrılmıştı. Az önceki yorgunluğuma, bir de deli gibi çarpan kalbimin yorgunluğu eklenmişti. Bu yüzden gözlerimi bile açamadan öylece durup anın tadını çıkarıyordum.

Üstümdeki ağırlık gittikçe artarken, uyku ve uyanıklık arasındaki bir noktadaydım. Ama dudağımın üstünde bırakılan küçük öpücükleri çok iyi hissedebiliyordum. Saçlarımı hafifçe okşayan elleri yüzünden de uykuya dalmak artık kaçınılmazdı.

"Wooyoung, seni seviyorum. Tatlı rüyalar."

-

bebislerimm 😭😭

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

bebislerimm 😭😭

cokk sacma ve kisa bi bolum oldu ama acilen bi woosan yazmam gerektigini farkettim biraz ilgilensem cabuk alisirim gibi? (benim en iyi yungi yazari olma hayallerine veda etme vaktim gelmis...)

bolum kisa oldugu icin sonraki bolum bayaa uzun ve kisa zamanda gelecek bir sorun cikmazsa

ve onumuzdeki bolumun sonunda muthis bir surprizim var beklemede kalin skmcjdmxksm

doctor's soldier | yungi Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin