0.4

6.8K 182 5
                                        

Eve girdiğimde babam yüzüme bakıyordu.
Pişman olmuş gibi ama iş işten geçmişti.
Azadla evlenmeyi en çokta bu baba dediğim adamdan kurtulmak için istemiştim.
Küçüklüğümüzden beridir böyleydi.
İşi gücü paraydı. Durumumuz iyiydi evet ama babam hep daha fazlasını istedi.
Başkasında 10 tane mi var babam elindekiyle yetinmedi 20 tane istedi. Gözü hiç doymadı.
Peki kazandığı bütün parayı çocukları için mi harcadı hayır parayı nerede harcadığı sır ama yinede kısmi olarak bize parasal yönden desteği oluyordu.
Babamın bana attığı tokatı asla unutmuyordum ve unutmayacaktım.
Annemde kendi çapında bana hazırladığı çeyizleri sandıklara koyuyordu.
Annem üzgündü annem her daim bana destek olmuştu. Yanımdan hiç ayrılmamıştı.
Bu evden giderken sadece annem için gözyaşı dökerdim.
Başka hiç kimse için gözyaşı dökmezdim.

Odama girdim ve yatağıma uzandım.
Hayatımda bütün olan biten sanki film şeridi gibi gözümün önünden geçip gidiyordu.
Ben yarından sonraki gün evlenecektim.
Yarın kına vardı ve ben kına gecesinden pek hoşlanmam. Yinede kına gecesi benim kına gecem olduğu için ses çıkartmayacaktım.
Kına elbisemi 3 gün önceden kiralamıştık.

Her şey hazırdı ama ben hazır değildim evet evlenmeyi ben istedim ama sevmediğim biriyle evlenecektim. Tanımadığım biriyle onun aynı odada kalacaktık ve ben bunları düşündükçe kafayı yiyecektim.

•Kına Gecesi•

Azad yanımda oturuyordu ve etrafımızda kadınlar dönüp duruyordu.
Azada bakarak "başım ağrıyor" dedim o benimde ağrıyor diyerek karşılık vermişti.
Herkes ağlamamı bekliyordu ama ben ağlayamıyordum. Sonra Azadın annesi İnci teyze geldi. Elime çeyrek koyup kına yaktı üzerine.
Sonra annem geldi ve ben kendimi tutamadım. Annemi görünce ağlamaya başladım.
Anneme sarılmıştım. İkimizde birbirimize bir şey demiyorduk ama kalbimiz içimizden her şeyi söylüyordu. Annemde ağlamaya başladı.
Sonra etrafımızda bulunan insanlar ayırdı bizi onlar ayırmasa ben annemden ayrılmazdım.
Halaylar çekildi oyunlar oynandı testi kırma adeti varmış bu nerden çıktı bilmiyorum ama Azadın ayağının dibinde testi kırdım.
Testi resmen tuzla buz olmuştu.
Azad testinin ayağına değeceğini düşünüp ayaklarını çekmişti.
Ama testiyi yere attığımdaki yüz ifadesini görmeliydiniz .
Testi kırdığıma kafanı kırmadığıma dua et.
Bugün testi kıran yarın senin başını neden kırmasın Azad Bey ...

Yorgun bir şekilde eve gelmiştim üzerimi değiştirip yüzümdeki makyajı silip uyudum.
Sabah erken kalkmam gerekiyordu dış çekim vardı

•Düğün•

Sabah uyandığımda evin kalabalık olduğunu duydum. Hazırlanıp odamdan çıktım.
Azadın bazı akrabaları gelmişti.
Azadı görmemle ona minicik gülümsedim.
Azad "hazırsan gidelim" dedi
Kuaföre gidiyorduk saçım ve makyajım yapılacaktı. Sonra gelinliğimi giyip dış çekime gidecektik.
Azad beni kuaförün önünde bırakmıştı.
"Bende hazırlanıyım işin bitince beni ararsın" dedi
"Azad dur bende numaran yok nasıl arayacam seni"
"Oda doğru" dedi ve cebindeki kartı çıkarıp "bu benim numaram beni ara tamam mı?"
Tamam dedim

Kuaförde işim bitmişti gelinliğimi giymiştim ve hazırdım.
Ayağa kalkıp aynaya baktım ama karşımda gördüğüm kız ben değildim de sanki bir başkası varmış gibiydi.
Çok güzel olmuştum.
Saçımı ve makyajımı yapan kadında "çok güzel oldunuz kuğu gibisiniz maşallah" dedi
Azadı aramıştım ve 5 dakikaya orada olurum demişti.
Çok geçmeden Azad geldi üzerine giydiği takım elbisesi ona çok yakışmıştı saçını da adam akıllı bir şeye benzetmişti.
Azad beni görünce dudağını yaladı bunu neden yaptı anlamadım ama beni görünce dibi düşmüştü .
Elimden tutup dışarı çıktık Azad arabasını süslemişti. Ön koltuğa oturmama yardım edip yan koltuğa oturmuştu.
Eve gidiyorduk gelinin evden çıkması olacaktı.
Eve gittiğimizde ilgimi çeken kalabalık oldu.
Arabadan inip eve doğru yürüdüm.
Annem babam ve abim karşıladı.
Abim belime kuşak doluyordu ve ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.
1 2 3 derken belime kuşağı bağlamıştı ve abim bana sarılınca kendimi bırakıp ağlamaya başladım.
Abim kulağıma fısıldar gibi "ağlama ben hep senin yanındayım Asya" dedi
Abime bir şey dememiştim ama abimin yanımda olduğunu her daim biliyordum.
Anneme baktığımda da ağlamaya başladım anneme sarılıp elini öptüm.
En son babama sarılmıştım babamı her ne kadar sevmesem bile babama sarılınca da ağlamıştım.
Artık bu evden gidiyordum , bu evden uçma vaktim gelmişti.
Umarım uçarken başka bir evin penceresine çarpıp kanatlarım kırılmazdı.

Azad elimden tutup arabaya binmeme tekrar yardım etmişti.
Sonra arabayı çalıştırıp onun evine doğru yol altık. Uzunca bir konvoy olmuştu. Korna sesinden kafam ağrıyordu.
Elimi başıma götürünce "Asya hasta mısın neyin var?" dedi.
"Hasta değilim Azad başım ağrıyor sadece"
"Ağrı kesici var torpido gözünde istersen içebilirsin" dedi.
Torpidodaki kutu hala duruyordu ve Azadın aklına gelmiş olacak ki "hapını içince ordaki altınları tak" dedi
Onu onaylar şekilde "tamam" dedim.

Araba büyük bir konağın kapısının önünde durdu. Bütün korna sesleri susmuştu ve ben bu konağa gelin olarak gelmiştim.
Azad arabadan inmeme yardım etti ve koluma gir der gibi kolunu uzattı bende onun koluna girdim.
Konağın görkemli kapısı açıldı ve içerisi çok çok kalabalıktı.
Herkes bizi görünce zılgıt getirmeye başladı.
Ben hiç beceremem onu o ayrı konu
Ben artık bu konağın gelini olacaktım.
Herkes Azadla bana bakarken gözler en çok benim üzerimdeydi.
Herkes maşallah diyor tükürüyordu.
Ama gerçek bir tükürük değildi gerçek olsa ben kusardım.
Azadla ortaya geçtiğimizde dans müziği çalıyordu
Ne yani Azadla dans mı edecektim?
Alifiru/ ihtilal çalıyordu
Azadla pot kırmadan dans etmeye başladık.
Her zaman gelinle damadın ne konuştuğunu merak ederdim?
Ama biz bir şey konuşmuyorduk
Azada bakarak "şuradaki kadın kim sana çok kötü bakıyor" dedim
Azad gülerek "o babannem o hep öyle bakar"
"ama bana gülüyor bak" dedim
Azad gülmüştü bende güldüm.
"Demekki sevdi seni" dedi
Ayol sevilmeyecek bir insan mıydım acaba?
Babanneye öpücük atmamak için kendimi zor tutuyordum
Etrafımızda veletler koşup duruyordu ya her düğünde böyle bir şeyin olması mümkün mü?
Her düğünde veletine sahip çıkmayan sorumsuz anneler vardı
Dansımız bitmişti ve halaya geçmiştik.
Bu arada halayda çok iyiyimdir.
Ne kadar sevmediğim biriyle evlensem bile halaybaşı ben olacaktım
Yani her zaman düğünüm olmayacaktı
Halay başına geçtim ve ortalığa renk kattım.
Halaya neşe gelmişti etrafımdaki insanlar "maşallah halayıda biliyor" dedi "tabi bilecem urfalıyım urfa" dedim galiba beni duymuşlardı ve biraz utanmıştım.
Yorulmuştum Azadın yanına gidip oturdum nefrs nefese kalmıştım. "Azad su alabilir miyim" dedim.
"Çok fazla yorulma hasta olursun"dedi
Sonra siyah takım elbiseli bir adam elinde su ile geldi "buyur yenge" dedi
Yenge mi?
İlk defa biri bana yenge diyordu bozuntuya vermeden teşekkür etmiştim ve adam gitmişti.
Azad "artık içeri girelim de millet dağılsın başım ağrıdı" dedi.
"Tamam zaten benimde başım ağrıdı"
Azad elimden tutarak beni içeriye götürüyordu.
Konağın üst katına çıkmıştık. Uzunca bir koridor gelmişti ve karşıdaki odayı göstererek "orası bizim odamız" dedi
İçeri girdiğimizde odada bir koku vardı eşsiz kokuyordu.
"Bu ne kokusu" dedim
Azad "bilmem ben koku almıyorum" dedi
Onu es geçerek yatağa kendimi bırakmıştım burası artık benim yatağımdı Azad nerde yatarsa yatsın beni ilgilendirmez
"Gelin hanım hemen yatağı kaptınız" dedi
"Evet damat bey önce davransaydınızda siz kapsaydınız yatağı" dedim
Azad gülmüştü
"Ben üzerimi değiştirecem içeri girme" dedi
Azad arkasını dönüp giderken "Azad" diye seslendim
"Bir şey istesem?"
"Ne isteyeceksin Asya"
"Gelinliğimin arkasını açar mısın?"
"Ellerim iplere yetişmiyor lütfen" dedim
Azad arkama geçmişti tek tek açıyordu ipleri her açılışında vücudum belli oluyor gibi hissettim
Altımda sütyenim vardı ona şükür.
"Açtım" dedi
"Teşekkür ederim çok makbule geçti"
Azad arkasını dönüp banyoya girdi.
Ben o banyodayken üzerimi değiştirip yatağa uzandım.
Başım çok ağrıyordu.
Yatağa başımı koyar koymaz uyumuşum.

Urfa Gelini / Texting Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin