21. Bölüm

100 11 73
                                    

Beril YAMAN

Altı aydır evliydik ve Zafer iki aydır görevdeydi. Görev emri geldiğinde içim biraz burkulmuştu ama söz konusu vatansa bana diyecek bir şey kalmıyordu. Bugün ise bir yere uğrayacaktım.

Elimdeki çiçeklere kısa bir bakış atıp evden ayrıldım. Buraya on dakikalık yürüme mesafesinde bulunan mezarlığa ulaştığımda derin bir nefes alıp verdim. Çantamdan şalımı alarak başımı örttüm. Sonra mezarlığın girişinden biraz su alıp içeriye girdim.

İşte onun mezarı karşımdaydı.

Ayaz KORKMAZ

Mezar taşında yazan isimle bir süre bakıştım öylece. Sonra yavaş yavaş yaklaştım. Duamı ettikten sonra mermerin ucuna oturup kurumuş otları temizlemeye başladım. Bu sırada da Ayaz'la konuşmaya başlamıştım.

- Senin ölümün hepimizi çok sarstı Ayaz. Özellikle de annen Bahar teyzeyi. Kadın senin ölümünden sonra çöktü. Kuzey amca ya da Mehmet'in kötü haberini almayı bekliyordu belki de. Yani en azından onların yaralanma riski daha fazlaydı. Senin gidişinden sonra toparlanamadı uzun süre.

Bahar teyzeyi düşününce derince yutkundum.

- En sonunda tedavi olmaya karar verdi ve iki yıldır psikiyatrist kapısını aşındırıyor. Aldığı ilaçlar sayesinde ayakta duruyor kadın. Ömer Eren'le ilgilenmek de iyi geldi ona. Ama karının ailesi sorun çıkarıyor sanırım. Onlar da torunlarını yanında istiyor, bir bakıma haklılar ama Ömer Eren senin izlerinin olduğu evde büyümek istiyor. Hatta doktor olmak istiyor biliyor musun?

- Yurt dışında okumak istediğini söyledi. Bunun için de şimdiden çok çalışmaya ve bir şeyler öğrenmeye hevesli. Mehmet'in de çocukları oldu mesela. İki oğlu var onunda. Bir kızının da olmasını çok istiyor ama Yaren'i üçüncü çocuğa ikna edebilir mi emin değilim.

Son cümlemi yüzümdeki hafif bir tebessümle söylemiştim.

- Zeliha'yla Ekin de evlendi iki ay önce. Tam da Mehmet'le tim göreve gitmeden önce. Çok yakışıyorlar birbirlerine. İlker'le Büşra'nın da bir kızları bir oğulları var. Hepsi de zehir gibi gençler. İleride çok iyi yerlere geleceklerini biliyorum.

Derin bir nefes alarak bakışlarımı gökyüzüne çevirdim.

- Bana gelecek olursam, senin ölümünün beni bu kadar etkileyeceğini tahmin edemedim. Hayatımda ilk defa birinin ölümüne şahit oldum ben. Bu da fazla sarstı sanırım. Uzun süre her gece o günün kabusunu gördüm. Bir ölüme şahit olmak kolay değilmiş, bunu kaldırabilmek ise hiç mi hiç kolay değilmiş öğrendim bu süreçte.

Yavaşça yerimden kalktım. Burada oldukça sanki Zafer'e ihanet ediyormuşum gibi geliyordu. Ayaz'la bir geçmişimin olması, şimdi mezarının başında bulunmam ruhumu daraltıyordu sanki.

Zafer'in buraya gelmeme bir şey demeyeceğini biliyordum. Ona ihanet etmediğimi de biliyordum ama bu hisler ruhumu ele geçiriyordu. Bu yüzden elimdeki çiçekleri mezara bıraktım. Eğer bir daha gelmeye karar verirsem Zafer'in de yanımda olmasını istiyordum. Bakışlarım yan taraftaki mezar taşına kaydı. Okuduğum yazı ise kendimi daha da kötü hissetmemi sağlamıştı.

Şevval KORKMAZ

Daha fazla dayanamayarak hızla mezarlıktan ayrıldım. Gözlerim dolu doluydu. Bu aralar her şeyden çabuk etkilenerek gözlerim doluyordu. Ağlamamayı zor da olsa başarabiliyordum ama mide bulantıları ve baş dönmesi işimi çok zorlaştırıyordu. Evde doğru düzgün yemek yapamaz olmuştum. Kokular rahatsız ediyordu.

Hamilelik testi yapmaya korkmuştum. Ama gerçeğin farkındaydım. Hamile olma ihtimalim ve kocam yanımda olmadan doktora gitmek istemiyordum. Ama en azından test yapabilirim diye düşünerek eczaneye uğrayıp birkaç tane gebelik testi aldım. Eve geçtiğimde hemen testleri yapıp beklerken bu sırada üzerimi değiştirmiştim. Birkaç dakika oyalanmanın ardından lavaboya bıraktığım testlere baktım.

Ah Canım Sevgilim (TAMAMLANDI)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin