5. Bölüm

159 18 101
                                    

Bayram bölümü geldiiii

Bayram bitene kadar başka bir bölüm gelmez sanırım...

Keyifli okumalar 💚

İkinci Dönem / Balıkesir

Beril YÜCESOY

Heyecan ve gerginlikle derin bir nefes alıp verdim. Şu an askerlerle birlikte bir köye gidiyorduk. Hocalarımız bizi gruplandırmış, hepimizi Balıkesir'in farklı köylerine göndermişti. Sınıf arkadaşlarımdan üç kişi vardı. Bugün öncelikle gönderilen yardım malzemelerini dağıtacaktık. Sonra da köydeki okulun durumuna bakacaktık. Eksiklikleri varsa tamamlayacak ve yarın derslere başlayacaktık.

Her şey iyi hoştu da hocamın kendi sınıfımızdan beni grubun başı ilan etmesi ve benim askerlerle birlikte köye gidiyor olmam kötüydü. Onları gördükçe darbe gecesi aklıma geliyordu. Acaba bir şey yaparlar mıydı? Gerçi artık yasakların hepsi kalkmıştı fakat onlara güvenmiyordum.

Sonunda köye ulaştığımızda hemen arabadan aşağıya attım kendimi. Gönderilen tüm yardımları askerlerle beraber dağıtırken köydeki büyüklerimizin hayır duasını alıyorduk bundan daha güzel bir an olabilir miydi?

- Ya sen nasıl bir öküzsün? Düzgün konuş insanlarla. Ne bu kro tavırlar? Biz onlar için geldik buraya.

- Sana ne kızım istediğimle istediğim gibi konuşurum. Hem sana inat değil mi böyle konuşacağım insanlarla.

Sınıf arkadaşım Öykü ve Kaan Abi tartışırken çoğu kişinin bakışları onlara dönmüştü. Tam müdahale edecekken Öykü bana hitaben konuştu.

- Beril ben bunu parçalarım. Başımız yanarsa tüm sorumluluğu üzerime alacağım söz bak.

- Hadi ya nasıl parçalarsın göstersene bir?

Kaan abinin alaylı konuşmasıyla gözlerimi kısarak ona baktım. Belki de ufak bir dersi hak etmişti.

- Bence münasip bir yerlerine tekme at zaten kıvranır Öykü'cüm.

- Haklısın.

Bunu demesiyle Kaan abinin bacak arasına pat diye tekmeyi basması bir oldu. Kaan Abi yerde kıvranırken ben de dahil çoğu kişi gülmemek için kendini zor tutuyordu.

- Lan ne yaptın sen?!

- Hak ettiğin şeyi yaptım. Askersin diye başkalarını küçümseyebileceğini mi sandın? Sen bu ülkeyi korumakla görevlisin halkı aşağılamakla değil. Kendine gel.

- Öykü haklı.

- Ama komutanım?

- Aması maması yok asker. Ufak bir tekmeyle yırtacağını sanıyorsan çok yanılıyorsun. Bunun daha askeriyeye dönüşü var. Sizlere kim olduğunuzu hatırlatma zamanı gelmiş de geçiyor bile.

- Emredersiniz komutanım.

Konuşan bu komutan aslında Kaan abinin babası Erdem amcaydı. Kendisi albaydı ve çok ciddi biriydi. Bazen onunla konuşmaya çekinsem de bize çok iyi davranıyordu. 'Sizler bu ülkenin geleceğisiniz.' diyordu bizlere. Gerçekten çok kral adamdı.

****

Günler geçiyor bir dönemi daha bitirmeye adım adım yaklaşıyorduk. Okulun bitip bitmemesi umurumda olmasa da Ayaz'ın son senesi olması ve dönem bitince bir daha karşılaşamayacak olmamız acı veriyordu. Aslında güzel anılar da biriktirmiştik. Ödevi yaparken sürekli iletişim halindeydik, içecek bir şeyler alıp yaptığımız sohbetler, hiç sözlü olarak dile getirmesek de birbirimize ithaf ettiğimizi içten içe bildiğim şiirler, bol bol attığımız kahkahalar...

Ah Canım Sevgilim (TAMAMLANDI)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin