2. Bölüm

9.4K 295 35
                                        

Medya; Cihangir KOÇASLAN

İlk günümün bitmesi ile ve yorgunlukla ceketimi üzerime geçirip öğretmenler odasından çıktım. Dalgın dalgın yürürken bahçe kapısına geldiğimi fark etmemiştim bile. Öğrencilerden çok sonra çıktığımız için kapının önü kalabalık değildi. Karşı kaldırımda gördüğüm polis arabası ile kaşlarımı çattım. Cihangir içinde olabilir miydi? Kafamı sağa sola hafifçe sallayarak otobüs durağına doğru yürümeye başladım. Tam o sırada telefonum çaldı ve cebimden çıkararak arayan kişiye baktım. Yabancı bir numaraydı. Açıp kulağıma götürdüm.

"Alo?"

"Polis arabasına doğru gel ve bin. Evine bırakacağım seni." duyduğum ses ile olduğum yerde kaldım. Telefonu kulağımdan uzaklaştırıp ekranına baktım ama hayır numara kayıtlı değildi. Kaşlarımı çatarak tekrar telefonu kulağıma götürdüm.

"Nereden buldun sen benim telefonumu? Yoktu benim numaram sende Cihangir abi."

"Polisim kızım ben hafife aldığın adama bak. Hem bu konuyu sonra konuşacağız. Gerçekten neden yoktu senin numaran bende mesela?
Ayrıca ne dikiliyorsun yolun ortasında gelsene şu arabaya." sinirli bir şekilde konuşması ile sert bir nefes bıraktım.

"iyi." diyerek telefonu yüzüne kapadım ve yukarı doğru çıktığım yolu aşağı inmeye başladım. Tam karşıdan karşıya geçmek için bekliyordum ki arkadan birisinin bana seslendiğini duydum.

"Beyla hocam!" arkamı döndüğümde bunun beden hocası Fatih bey olduğunu gördüm.

"Fatih hocam." dedim hafif tebessüm ile.

"Arabanız yok sanırım. Bırakabilirim sizi evinize kadar isterseniz."

"A çok teşekkür ederim ama..." ben cümlemi tamamlayamadan arkadan bir ses araya girdi.

"Gerek yok." Cihangir arabadan inmiş ve yanıma gelmişti hafif gözlerini kısarak bana bakıyordu. "Ama gerek yok demek istedin değil mi Beyla?" dedi. Bende aynı şekil ona bakmaya başladım. Sinirli bir soluk bıraktım ve Fatih hocaya döndüm.

"Evet hocam kusura bakmayın Cihangir abicim sağ olsun almaya gelmiş beni. Başka zamana diyelim. İyi günler."

"Anladım Beyla hocam. Başka zamana diyelim ama." ben tam gülerek konuşacaktım ki Cihangir araya girdi.

"Hadi Beyla hadi!" onun sinirlenmesi hoşuma gitmişti. Fatih hocaya hafif tebessümle bir baş selamı verdim ve polis arabasına ilerledim. Arka kapıyı açarak oturdum. Cihangir de arabaya binince şoför koltuğundaki polis arabayı çalıştırdı. Nezaketen şoför koltuğundaki kişiye 'merhaba' demiş ve cama dönerek dışarıyı izlemeye başlamıştım.

"İlk günden maşallahınız var Beyla hanım! Hocalarla pek bir samimisiniz." Cihangir'in kinayeli sesini duymam ile ona doğru bakmaya başladım.

"E arkadaş canlısıyım ne yapayım? Hem Fatih hoca çok iyi birisi sen gördün arabayla bırakmayı bile teklif etti sırf arabam yok diye." diyerek daha çok bastım damarına.

"Gördüm. Duydum." sinirliydi. Hem de çok fazla sinirliydi. Neye sinirliydi, ne için sinirliydi? Hiçbir şekilde anlam veremesem de durmadım üzerinde. Tekrar cama dönmüş dışarıyı izlerken Cihangir'in sert çıkan sesi ile ona dönmek zorunda kaldım. "Seni uyarıyorum Beyla. Bekar birisin ve kimseyle samimi olmanı istemiyorum. O adam da belli ki bekar ve niyeti de sensin. Ben. Bunu. İstemiyorum." diyerek son cümlesinin her bir kelimesini bastırmıştı. Bir sinirle konuşmaya başladım.

"Çok pardon ama sana ne Cihangir abi? Kendin söylüyorsun bekar birisi olduğumu. İstediğimle görüşür istediğimle görüşmem. Hem artık yaşım. Kariyerimi de tamamladım. Birilerini tanımaya çalışacağım ki evlilik yoluna da girebileyim."

YÜREK YANGINI Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin