30. Bölüm

1.7K 56 5
                                        

Medya: Sevgi KOÇASLAN

CİHANGİR'DEN

"Duyduk duymadık demeyin. Akşam saat 20.00'de meydanda Murat KAÇAN ve Turan KOÇASLAN takımı ile Cihangir KOÇASLAN'ın tavla yarışması vardır. Sonucu merak eden herkesi saat 20.00'de meydana bekliyoruz." Yiğit Ali'nin nereden ayarladığını bilmediğim seyyar meyve arabasından anons geçiyorduk tüm mahalleye. Furkan aracı sürerken ben ve Görkem yan koltuğunda oturuyor, Yiğit Ali, Sedat ve Oğuzhan da kasada ayakta geliyor bir yandan da anons yapıyorlardı. Plan şuydu ki herkesi meydana toplayıp tavlayı kutsal bir mesele olarak gören babam ve Murat amcayı tavlada yendikten sonra her şeyi itiraf ettirmekti. Yenmek konusunda işin içine biraz hile girecekti bunu da çocuklar ayarlayacaktı belki ama her şey Beyla'm ve benim muhteşem geleceğimize artık kavuşmamız gerektiğindendi.

"Duyduk duymadık demeyin! Bu akşam saat 20.00'de, meydanda Murat KAÇAN ve Turan KOÇASLAN takımı ile Cihangir KOÇASLAN'ın tavla yarışması vardır." Yiğit Ali'nin tekrar anons yapması ile telefonumun eş zamanlı çalması bir olmuştu. Elimi cebime atıp telefonuma bakınca arayan kişinin babam olduğunu görmüş ve hafif sırıtmıştım.

"Alo?"

"Ulan eşek sıpası ne diyor bu mahallede dolaşan araba? Ne tavlası ne yarışması?" gülmemek için kendimi zor tutmuştum.

"Vallahi babacığım ben Murat amcayı yenip ikimizin de eteğindeki taşları dökmesine yardımcı olacağım. Sen de kurunun yanında yaş da yanar hesabı yanımızda olacaksın."

"Ulan delirdin mi sen? Ben o adamla aynı ortama girmem diyorum sen tavla yarışması diyip bir de onunla beni takım mı yapıyorsun?" gözlerimi kısıp ileri baktım. Babam da az değildi. Demek hâlâ oyuna devam edecektin Taner Koçaslan!

"Kurunun yanında yaş da yanar babacığım. Neyse ben daha akşama hazırlık yapacağım. Siz kendinizi bana yenilmeye hazırlayın."

"Peh! Yenilmekmiş. Sen mi yenecekmişsin bizi?" gözlerimi kısıp kafamı salladım.

"Ben yiyeceğim sizi! Aman şey yani yeneceğim sizi." diyince Görkem ve Furkan gülmeye başladı. Babamla pek de güzel olmayan bir vedalaşma gerçekleştirip kapatmıştım telefonu. Daha sonra ise bende Görkem ve Furkan'a eşlik ederek gülmeye başlamıştım. Telefonum tekrar çalınca hiç bekletmeden açıp kulağıma götürmüştüm.

"Efendim Hazal?"

"Kuzen bizim iş tamam. Yani Deren'lerden gelip alabilirsiniz atıştırmalıkları. Yaptık birkaç şey." deyince onu onaylayıp kapatmıştım telefonu.

"Her şey hazır beyler. Kızlar atıştırmalık bir şeyler de hazırlamışlar. Geriye bir tek masaları ayarlamak kaldı. Bir de Rüstem abi ile konuşup çay işini halletmemiz gerek. Sonrasında Furkan'lardan atıştırmalıkları alacağız ve adım adım Beyla'mla beni kavuşturacağız."

"O zaman ne diyoruz?" Furkan'ın sorusu ile Görkem ben ve Furkan aynı anda konuşmaya başlamıştık.

"AÇILIN YOLDAN ROKET TAKIMI GELİYOR!" diye gaza gelip bağırınca kahkaha atmıştık. Furkan meydana yakın bir yere arabayı park etmişti ve hepimiz arabanın arkasındaki masa sandalyeleri indirmeye başlamıştık. Güzel bir ortam kurduktan sonra Görkem, Oğuzhan ve ben, Rüstem abinin kahveye giderken Furkan da Yiğit Ali ve Sedat ile beraber kızlardan atıştırmalıkları almaya gitmişlerdi.

"Selamın aleyküm beyler!" sesinle beraber tüm herkes bana dönmüştü.

"Oo başkomserim, savcım ve Oğuzhan! Hoş geldiniz." Rüstem abi tezgahın arkasından çıkıp yanımıza gelmişti ve bizimle el sıkışmıştı. Görkem'i de artık tanımayan yoktu.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Sep 11, 2023 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

YÜREK YANGINI Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin