Zorluklarla ayakta kaldığı hayatında bir de bursla kazandığı üniversitesini ilerletmeye çalışan Yağmur, hayatının en büyük pişmanlığını yaptı... Birine aşık oldu.
O adam ondan sadece kalbini almadı... ama geride yalnızca pişmanlıklar kaldı.
Peki yıl...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Uzun zaman sonra müthiş shoplarim nasiiillll ^^
Bölüm gecikmesi için kusura bakmayın, gerçekten üzgünüm
Oy verip yorum yapalım çünkü lutfennnn
Keyiflii okumalarrrrr
Pinhani - İstanbul'da
AHZAR-
26.SEVGİLER ve GERÇEKLER
Tekrar ediyordum sürekli kendime; birini sevmek yakmaz o insanın canını, dünya cehennem yerine dönüşmez hiçbir zaman, yaralar açık kalmaz, keşkeler birikmez dilde, yanılsa ve yaksa o kalbi; yangınları söndüğü her seferinde, külleri kalmaz bir köşede.
Hayal kırıklığı olduğunu sandığım adamın, hayal kırıklığı olduğumu ilk anladığım anı düşünüyordum.
Bir gece önce, onu sevdiğim o noktada parçalanan adamın kollarında olduğum andan beridir aklımdan çıkmayan cümleler teker teker yeniden geçti kafamın içinden. Her düşündükçe göğüs kafesime ağır balyoz darbeleri iniyordu sanki. Sözleri her an daha da deşiyordu içimi. Daha kötüsü, o katlanılmaz ifadesiydi; canını yakıyordum belki de, sevgimi bile kafasında tartıyordu ve ulaştığı sonuç, özel olduğunu düşünmüyor oluşuydu.
Korhan Yağız Asraner'in sevgisi bu kadar büyük olduğu için mi hissetmiyordu benim sevgimin boyutunu?
Sensin sorumlusu. Canı yanıyorsa, dünya üzerinde yalnızca o kalıyormuş gibi hissetmiyorsa ve hayatımda olan diğer insanlardan farklı olduğunu düşünmüyorsa... Tek sorumlusu bendim işte. Nasıl kalbimin merkezinin o olduğunu hissettirebilirdim? Sözler ve davranışlar.
O, çabalamaya değer bir adamdı ve tüm gün kafamın içinde kurup bozduğum onlarca düşünce vardı. Onu her ân daha değerli hissettirmek... sözlerinden pişman olup bıkma raddesine geleceği kadar sevgimle boğmak istiyordum onu. Sahi, bıkar mıydı?