💌
Kahvaltıları bitmek üzereyken Burak, Asya ve Zerya'ya döndü.
"Bugün bir planınız var mı?"
"Zerya'nın su korkusunu yeneceğiz."
"Su korkusu?" diye sordu anlamsızca Burak.
"Zerya'nın su korkusu var ya? Deniz falan "
"Abimler bilmiyor aşkım." diye ek not geçme ihtiyacı duydu Zerya. Abilerinin ergen olduğu dönemler bu korkusu ortaya çıkmıştı ve abilerine zayıf noktasını göstermektense ölmeyi tercih ederdi küçük Zerya. Tabi ki bu o zamanlar için geçerliydi. Daha sonra ise söylemek aklına gelmemişti.
"Neden ki?" diye sordu Asya masumca.
"Cidden neden biz bilmiyoruz?" diye sordu Burak. Hafiften alınmıştı doğrusu.
"Ben biliyorum." Dedi çilek reçeli yiyen Özgür. Gelmekte olan tripten habersizdi.
"Biliyordun?" Diye sordu kaşlarını kaldırarak Burak. Tehditkar bir soruydu. Özgürün gördüğü bakışlarla yediği reçel boğazına kaçmıştı.
"Bana neden söylemediniz?" diye sordu Burak ikisine de sırayla bakarak.
"Ay abi, o zamanlar söyleseydim elimi kolumu bağlar suya atardınız." Dedi Zerya gülerek. Onlardan beklerlerdi. Ortamı yumuşatmaya çalışıyordu çünkü gelmekte olan tripi hissediyordu.
"Diğerleri de bilmiyor yani?" dedi Burak gülümsemeye çalışarak.
"Serdar abim biliyor bir de." diye ekledi Zerya beyaz peynirden bir parçayı ağzına atmadan önce. Akın da biliyordu aslında ama bunu söylemeye gerle yoktu.
"Serdar niye biliyor af buyur?"
"Ben ve Serdar hepinizden olgunduk.''dedi öksürmeyi yeni yeni bırakan Özgür.
''Ben de olgundum.'' dedi Burak hafif bozulmuş moraliyle. Bilmediği şeyler olması hoşuna gitmemişti.
''Sevgilim,kimse seni çocukken çocuk olduğun için suçlamıyor. Ben zaten biliyorsun 14 yaşından beri olgun biriyim. Sizde gerektiğinde olgundunuz zaten, ciddi bir şey olsa Zerya hepimize söylerdi ama ciddiye almayacağınız için su korkusundan vurursunuz. Yani eskiden işte.'' dedi Özgür Burak'ın ensesinde ki saçlarını okşarken.
''Olgunum ha?'' dedi Burak çapkınca gülümseyerek. Özgür bu hallerine daha da güldü ve Zerya'ya döndü.
"Yapabileceğine emin misin?"
"Valla listesine beklediğine göre kendi de istiyor olmalı." Dedi Asya, Zerya uzun süre cevap vermeyince. "Siz ne yapacaksınız abi?"
"Size takılalım biz de ya." diye bir öneri sundu Burak.
"Size uyar mı?"
"He, uyar uyar. Kalkmadan önce ben Bi lavaboya gideyim." Dedi Asya yerinden kalkarken. Zeryanın bacağını hafifçe ittirerek benimle gel mesajını vermeye çalıştı. Başta Zerya anlamasa da Asyayla göz göze gelince mesajı anladı ve "Bende geleyim." diyerek ayağa kalktı.
İkiside ayağa kalktıktan sonra hızlıca açık büfenin lavabosuna girdiler.
"Zerya?" diyerek arkasını döndü ve zeryayla göz teması kurdu Asya.
"Sorun mu var tatlı-"
"Abileri atlatmamız lazım."
"Neden?"
"Zerya Allah benim cezamı versin ki senin hastalığın benim aklımdan çıktı. Nasıl böyle bencil oldum inan bilmiyorum ama hemen doktor randevusu almamız lazım. Durumunu öğreneceğiz ve sonra uygun tedaviye başlayacağız."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yolculuk gxg
RomansaBasit bir kontrol için gittiği hastanede Zerya, ansızın Kanser hastası olduğunu öğrenir ve yıllar önce hazırladığı Ölmeden önce yapılacaklar listesini gerçekleştirmek için 2 aylık bir dünya turuna çıkar. Üniversite de yalnızca bir kez konuştuğu Asya...
