5-Kuaför

457 42 34
                                    

not:modeller değiştirildi. Asya'nın modeli aynı fotoğrafı farklı. Zerya tamamen değiştirildi.

********

Lüks ve iyi bir kuaför bulmuştum ve biraz rüşvet ile kişi başı bir kişinin saçını boyamamıza izin vermişlerdi. Normalde önce kıyafet almaya gidecektik ama Asya çok ısrar edince -neredeyse yalvardı- önce kuaföre yarın ise kıyafet almaya karar verdik. En sonunda rüşvet verdiğim müdür bizi eliyle çağırınca Asya'ya işaret verdim ve ikimizde kadının yanına gittik.

En sonunda saç boyatmak için gelen iki müşteri çıkmıştı.

Asya bizim yaşlarımızda bir kadının saçının alt taraflarını maviye boyayacaktı. Ben ise benden 1-2 yaş büyük bir kadının saçlarını sarıya boyayacaktım.

''Sanki yakışmayacak ya.. boyatmasam mı?'' diye sordu saçını boyayacağım kadın. Eldivenli elime boya tüpünü sıktım ve kadının saçına sürmeye başladım. Asya da benim ile aynı işlemi yapıyordu. Burası çalışan bir kadın bize ne yapmamız gerektiğini anlattığı için biliyorduk.

''Merak etmeyin,bence size çok yakışacak.''dediğimde ikna olmayan kadına ben tekrar cevap verecekken Asya'nın kötü kötü kadına baktığını gördüm. Önümde oturan kadına dönüp konuşacakken kadın beni beklemeden konuştu.

''Emin misiniz?" diye sordu teyit ederek.

''Tabi ki boyatmak sizin kararınız ama size yakışacağının sözünü verebilirim. Bana güvenin lütfen."dedim gülümseyerek ama bu sinsi bir gülümsemeydi. 'Hayır, güvenmiyorum' derse onu da Asya'yı da burada bırakıp giderim. Yeminle giderim bak. (Asya:Bu hikayede yanan ben oldum...)

"Size güveniyorum o zaman."utangaç bir şekilde konuştuğunda gülümsemem de ki sinsilik silindi. Yaa şapşik şey.

"O zaman bana güvenmeye devam edin ve kendinizi germeyin. " dedim gülümseyerek. O da gülümsediğinde önüme döndüm. Ve tam o sırada Asya'nın ateş eden gözleri ile karşılaştım.

Ama güzelim silah mısın sen ne o bakışlar? Ona sorun ne der gibi baktığımda omuz silkti ve önünde ki işi yapmaya devam etti.

Bir süre sonra iş bittiğinde kadına beklemesi gereken süreyi söyledim ve oturmaya gittim. Benden iki dakika sonra Asya da yanıma gelmişti. 1 saat kadar daha işimiz vardı burada. Asya sıkılınca ona kendi telefonumu verdim ve o da memnuniyetle kabul etti.

"Oyun indirebilir miyim?" Diye sorduğunda 'çocuk musun sen' diye alay etmek istesem de bozuntuya vermedim. Ve kafa salladım.

O telefon ile uğraşırken ben de boş duran bir çalışanın yanına gittim ve küpe deliği açtırmak istediğini söyledim. Sevecen kadın beni başı ile onayladı ve başka bir odaya götürdü. Arka odaya götürüyor ya bu kadın beni...

Koltuğu gösterip oturmamı söylediğinde oturdum ve çekingen şekilde durmaya başladım. Elinde korkunç gözüken bir şeyle yanıma geldi ve yanımda ki çekmeceden bir küpe ve bir sprey çıkardı.

"Bu sprey biraz soğuk ama ağrıyı azaltıyor." Dediğinde kafamı salladım. Korkuyorum amk korkuyorum. O 'alete' küpeyi taktı ve kulağıma tutturduğunda korkum iki katına çıkmıştı. Kalp atışlarım kulaklarımda çınlıyor.

Asya,kahramanım gel kurtar beni.

Kulak mememde hissettiğim acıyla utandıracak kadar büyük bir çığlık attığımda kadın beklemiyormuş gibi geriye sıçramıştı.

Kadın iki dakika boyunca beni sakinleştirmeye çalışmıştı. "Ya abla bırak beni gidecem" dediğimde güldü ve beni bıraktı. Kapıdan çıkmak üzereyken "emin misiniz?" Bunu sorması beni durdurdu. Tek küpe deliği ile kötü gözükür....

Yolculuk gxgHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin