Başındaki namaz beziyle okuyup üflediği suya elini daldırıp etrafa saçmaya başladı Sabire.
Bir yandan eliyle suyu etrafa serpiyor bir yandan da okuyup üflüyordu her tarafı. Daha da komik olan ve Matteo'yu şaşırtan şey ise Neriman da buna ayak uyduruyordu."Sabire abla bu ne işe yarayacak?" Diye sordu genç oğlan.
Esmer Arap kadın hem çocuğun yanına geçip oturdu ve anlatmaya başladı.
"Bak oğlum bu okunmuş sudur. Bunu böyle eve serperek kötü cinleri, perileri evden uzaklaştırıyoruz"Kaşları çatıldı çocuğun "Bu şey kesin işe yarar mı peki?"
"Aman sus! Valla çarpılırsın sonra. Benim tanıdığım bir adam vardı ihtiyar Cemil efendi, sürekli böyle şeylerle dalga geçerdi. Sonra ne oldu bilir misin? Öte taraftakilerin gücüne gitti, çarptılar adamcağızı. Ağzı yüzü bir tarafta kaldı"
"Onun öyle olduğuna emin misin?" dedi Matteo.
Kadın bunun üzerine eline aldığı sudan birazını da oğlanın üstüne serpti ve kızarak yerinden kalktı.Beklenen kapı sesinin sonunda duyulmasıyla Neriman koşarak yerinden kalkıp kapıyı açtı.
Direk bir hoş geldiniz dedikten sonra hızlı hızlı dün akşam olanlardan bahsetmeye koyuldu hemen arkasından da Sabire abla gelerek o da söze karıştı."Durun biraz canım ne söylüyorsunuz? Hele içeri geçelim, ne oldu?"
Gülnihal Hanım ve kaşları çatık bir halde odaya giren Kemal ile oğlanda yerinden kalktı.
Ustura Kemal içeri girer girmez ilk önce Matteo'nun yanına yaklaşarak gözleriyle baştan aşağı kontrol etti onu.Hemen ardından giren kadınlarla bütün olan bitenleri az çok öğrendi adam.
Gece vakti evine bir yabancının girmesi heleki kız kardeşi ve sevdiği oğlan varken...
Öfkesini bir süre içinde tutmaya karar verdi daha sonra bu meseleyi iyice araştıracakaktı.Gülnihal Hanım bu olanlardan sonra eve birde uşak tutmak istedi fakat onun dışında herkes karşı çıktı buna.
Matteo göz ucuyla adama baktığı zaman Kemal yerinden kalkarak "Matteo benimle gelebilir misin?" dedi.
Matteo hemen başını sallayarak yerinden kalktı ve adamı peşinden yukarı çıktı.
Adamla beraber içeri girdiği zaman Kemal onu bileğinden yakalayark kendisine çekti ve alnını oğlanın alnına yasladı.
"Çok özledim seni"Matteo gülümsemeye çalışarak konuştu "iki gün bile olmadı ama"
Alnını geri çekerek yanağını oğlanın yanağına sürttü Kemal.
Bıyıkları kendi beyaz yanağına değince gıdıklanmıştı genç çocuk."Olsun, ben seni her daim özlerim Matteo"
Bu sözlerle yanakları iyice allanan oğlan başını geri çekip yutkundu. Utanıyordu şuan bu mesafeden adamın kendine has o güzel kokusu da iyice onu kendinden geçirtecekti.
Hemen konuyu değiştirmeye karar verdi.
"B-biliyor musunuz Neriman ve Sabire abla doğru düzgün anlatmadı dün olanları, size ben tekrar anlatayım. Ben şimdi uyuyordum sonra sesler geldi ard arda, her taraftan. Sonra ben dedim ki kendi kendime bu acaba Sabire abla mı? Ama yok bu onun sesi değildi. Sonra Neriman girdi odama elindeki kılıçla""Kılıç?"
Başını salladı oğlan "Dedesinden kalmaymış. Sonra o kılıçla beraber Sabire ablanın odasına gittik odada kimse yok. Ürktük tabi sonra Sabire ablanın bağırma sesi duyuldu tam arka bahçede, hemen gittik, baktık Sabire abla yerde yatıyordu ondan sonrada bahçe duvarından atlayan bir karaltı gördük. Gerçekten çok korktum ben"
Böyle bir nefeste konuşunca daha da çok kızarmıştı oğlan.
Kemal eliyle genç çocuğun yanağını okşarken "Merak etme Matteo bir daha böyle korkmana asla müsaade etmem" dedi.Ustura Kemal karşısında duran bu güzelliğe artık daha fazla dayanamayıp eğildi şuanda o pembe dudaklara çok ihtiyacı vardı. Fakat dudağını kapatan güzel el buna engel oldu.
Matteo kocaman açtığı gözleriyle karşısındaki adama bakarken titrek bir nefes aldı. O kadar da ileri gidemezdi. Evli bile değillerdi böyle direkt kendini öptürtebilir miydi öyle?
"Şimdi olmaz" dedi Matteo.
Dudağının üzerindeki parmakları öperek geri çekildi Kemal.
"Neden olmaz Matteo?""B-biz o kadar yakın değiliz çünkü"
Aşırı derecede utanıyordu oğlan. Ne de olsa bu ilk öpücüğüydü, kıymetliydi.
"O vakit oluruz" dedi Kemal. Kendinden emin bir gülümsemeyle. Evliliği kast ediyordu.
Matteo da bunu anlamıştı.Evlenirse bu adamla aynı oda da kalacak, ona 'kocam' diyecekti, herkes onlara eş gözüyle bakacaktı en önemlisi de o şeyi yapacaklardı.
O şey. Bu düşünceler ve karşısında kendine imalı imalı bakan adamla ellerini yüzüne götürdü oğlan.
Resmen biraz önce çıplak hayal etmişti adamı."Matteo?"
"Yok bir şey!" dedi oğlan ama elleri yüzünde olduğu için sesi boğuk çıkıyordu.
Ustura Kemal oğlanın yüzünü görmek isteyerek ellerini onun bileklerine getirip yavaşça yüzünü açtı.
Ah utangaç Matteo ne kadar da sevimliydi."Seni çok seviyorum Matteo" dedi Kemal.
Derin bir nefes alan çocuk bunun kendisine yetmediğini hissetti. Dışarı çıkması, dışarıdaki bütün havayı soluması gerekiyordu.
"Yallah yallah tü" koridordan gelen Sabire ablanın sesi ile bir anlıkta olsa dikkati dağılmış karşısındaki adamla beraber gülmüştü Matteo.~
O gece herkesin derin uykuya varmış olduğu bir zamanda Şahin yatağında bir türlü uyku uyuyamıyordu.
Bu odada tek başına yatıyordu, yatağından yavaşça kalktı, pencerenin önüne gitti ve panjurun tek kanadını açtı.
Böyle yalnız başına kuytu yerlere çekilip düşünme illetine uğrayalıdan beri tütüne alışmıştı. Paketinden bir sigara yaptı.Mehtabı, bulutları, ağaçları, gezinen gölgeleri temaşaya daldı.
Gecenin bütün bu hazin mehtabı kendine bir yüzü hatırlatıyor, rüzgârın gizli ve içten gelen bir sesle yalnızca bir ismi telaffuz ediyordu: Karayel...
Kâinatın bütün görüntülerinde, bütün şekillerinde, coşkun feryatlarında hep bu yüz, hep bu isim tekerrür ediyordu.Karayel'i nasıl sevdiğini, ona nasıl kuvvetli bir âşk beslediğin biliyordu genç adam.
Fakat oğlanın kendisine karşı hep asi ve umursamaz tavırları aklına gelince derin bir umutsuzluğa düşecek gibi oluyordu.Bir an için o düşlerle gözünün önüne getirdiği sevgilisinin hayaline bakakaldı.
Yüzünde o baştan çıkarıcı gülümsemesi... Gözleri sevda ile mahmur, kırmızı dudaklarında ki titremeleri, körpe bir afet.
Yaklaştı, yaklaştı hafifçe ellerini Şahin'in omzuna koydu. Dudaklarını yanaştırdı ve sevgilisinin mazlum dudaklarına dokundurttu.Şahin bu hayalî temasın nihayetsiz hazzıyla ufak bir an kendini kaybetti, sonra yavaş yavaş aklını topladı. İyice Mecnuna dönmüştü o oğlan yüzünden.
Yarım aralık olan kapısından içeri giren yavru kedinin miyavlamasıyla gülümseyerek eğildi adam. Küçük kedi hemen bir sıçrayışta sahibinin kucağına çıkarak kollarının arasına sığındı.
Sarı tüyleri okşarken "Sende mi uyuyamadın Aslan'ım" dedi Şahin.Derin bir nefes vererek onu da yanına aldı.
Acaba evlendirip sonra mı kaos yapsam yoksa önce mi?
🙃💘

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KABADAYI BxB
Historical FictionAnnesinin ölümünden sonra hiçkimsesi ve kalacak bir yeri olmayan Matteo kendisine evini açan temiz kalpli Gülnihal Hanım'ın teklifini kabul eder bu sayede de hem onların evinde kalır hemde ev işlerini görür. Fakat Gülnihal Hanım aynı zamanda İstanbu...