29.

2K 285 41
                                    

Hızlı bir şekilde yürürken bir taraftan da etrafına bakınıyordu genç çocuk. Eski ve yıpranmış ceketine iyice sarılırken yanından geçip giden insanların arasında asıl görmek istediği adamı arıyordu.

Belki de adam çoktan buradan geçmiştir.
O zaman yapılacak en iyi şey onun iş yerine gitmek olacaktı.

Saat daha yeni yedi oluyordu, ama onun fazla zamanı yoktu. Adımlarını hızlandırdı, bir süre sonra etrafındaki insanların sayısı da azalmıştı.

Nihayet biraz ileride yanında ki ihtiyar sarıklı bir adamla konuşan Şahin'i gördü.
Biraz durup konuşmalarının bitmesini bekledi. Neyse ki konuşmaları çok uzun sürmemiş ihtiyar Şahin ile tokalaşıp sarılarak yanından ayrılmıştı.

Fırsattan istifade arkasını dönüp yoluna devam eden adamın hızla arkasından yetişip kolunu tuttu Karayel.
Şahin onu çoktan fark etmişti zaten ama onu bilerek görmezden gelmeyi seçti. Fakat ne hikmet ki oğlan kendisi onu durdurdu.

"Şahin, biraz konuşalım. Sana diyeceğim çok önemli bir şey var"

Derin bir nefes verip oğlana doğru döndü Şahin. İfadesi soğuktu.

"Ne söyleyecekmişsin?"
Çocuğu baştan aşağı süzdü adam. Hava soğuktu ve belliki giydiği eski kıyafetler onu sıcak tutmaya yetmiyordu.
Karayel tam ağzını açmış konuşacakken Şahin tekrar sözü kendisi aldı.

"Önce dükkâna geçelim hava soğuk"
Diyerek oğlanı kendi ticaret işlerini yürüttüğü dükkânına götürdü Şahin. Bunu kendisi için değil Karayel için istemişti.
Her ne kadar onunla arasına mesafe koymaya çalışsa da onu düşünmeden yapamıyordu.

Karayel ise konuşurlarken birilerinin onları görebileceği ihtimaline karşı bu teklifi kabul etmişti.

"Anlat hele, daha düne kadar benimle birdaha görüşmek istemediğini söylemiştin, nedir bu şimdi?"

Yutkundu Karayel. Adama hiç bakamıyordu.

"Bugün bizim külhaneden adamlar seni sıkıştıracakmış, dikkat et" deyiverdi direkt.

Şahin bu sözlerle kaşlarını biraz daha çatıp anlamayarak baktı oğlana.
"Ne söylediğini kulaklarında duyuyor mu senin?"

"Evet. Gayet iyi duyuyor. Sende uyarımı dikkate al ve önlemini ona göre yap"

Şahin kendi kendine alayla güldü.
"Diyelim ki öyle, sen bunu bana niye söylüyorsun? Sende onlardan değil misin? Hatta beni bir daha görmek istemediğini de söylememiş miydin, bu işine gelmez mi?"

Bu çocuk neden kendisi için arkadaşlarının arkasından iş çevirsindi ki. Kendisi için böyle bir şeyi yapar mıydı.

Başını kaldırıp adamın keskin bakışlarıyla karşılaştı oğlan.
"Eğer şimdi ki gibi tek parça kalmak istiyorsan bana inanmak zorundasın"

Ellerini arkasından bağlarken başını başka yöne çevirdi Şahin.

"Sen benim iki kez hayatımı kurtardın Şahin. Bu kadarını sana borçluyum"

Adam hâlâ kendisine bakmıyordu.
Onunda artık gitmesi gerekliydi.

"Dikkat et kendine"

Karayel arkasını dönecekken Şahin konuştu.

"Karayel"
Onun için bu bir avuç külhanbeyinin hiçbir önemi yoktu o şuan sadece kendisi için böyle bir işe kalkışan oğlana içten içe daha çok sevdalanmaktaydı.

KABADAYI BxBHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin