Duyduğu silah sesiyle bayılacak gibi olmuştu Matteo gözü sadece İlyas'ın elindeki silahı görüyordu.
Birden silah başka bir elin müdahalesiyle yere düştü ve İlyas üç adamın onu tutup yatırmasıyla teslimiyetle başını yere dayadı.
"Kemal!"
Kemal tamamen çocuğa dönüp kollarının arasına aldı onu. Bir yandan da öfkeyle bakıyordu yerde yatan bedene.
"Korkma güzelim. İyiyim ben"
Emin olamayıp biraz geri çekildi çocuk ve adamı baştan aşağı süzdü. Evet dediği gibi hiçbir şeyi yoktu.
Belli ki ıskalamıştı İlyas.
Bu o kadarda şaşılacak bir şey değildi çünkü silahı tutan eli zangır zangır titriyordu.
Her şey bir yana, karıncayı bile incitmeyen birisi adam mı vuracaktı?
Titrek bir nefes aldı oğlan.
İlyas'ı tutan zaptiyelerden biri gelen öbür arkadaşlarıyla beraber onu tutup götürmeye başladılar.
Gitmeden önce son bir kez Matteo'ya baktı adam, bu öyle acı bir bakıştı ki oğlan ne hissedeceğini bilemedi. Kim bilir belki de bilerek isabet ettirmemişti.
"Abi!"
Koşarak yanındaki Hamza ile beraber yanlarına geldi Neriman. Abisine sarıldı hemen.
"Merak etme bir şey olmadı hemşirem "
"Elbette, koskoca Ustura Kemal'dir o"
Kemal yan gözle Hamza'ya baktıktan sonra Matteo'yu kendisine çekip Neriman'a da yanına geçmesini işaret etti.
Oğlanın başına minik bir öpücük bırakarak "İlk önce sizi eve bırakayım" dedi.
"Sonra ne yapacaksın?" Diye sordu oğlan.
"O köpekle ilgileneceğim"
"Kemal"
"Hadi güzelim"
Hamzanın çağırdığı arabaya bindikten sonra Kemal onları eve bıraktı.
Neriman arabadan atlayıp eve doğru yaklaşırken Kemal inmek üzere olan oğlanı durdurup kendisine dönmesini sağladı ve dudaklarına yapıştı.
Ayrıldıkları zaman oğlan gözlerini kırpıştırarak kaşlarını çattı ve arabadan indi.
~
"Hazırladın güzelce değil mi Sabire?"
"Hazırladım hanımım hazırladım"
"Allahım sen bizi bütün kötülüklerden koru ya rabbim" Diye dualar etmeye başladı Gülnihal Hanım.
Az önce Matteo'nun üzerine kurşun döktürmüşlerdi oğlan korkudan neredeyse bayılacak gibi olmuştu. Şimdide Kemal'e aynısını yapmak için tekrar kurşun eritmişlerdi.
"Selamın aleyküm validem"
Kemal salona girer girmez alçak taburenin üzerine çıkmış kapının yanında dikilen Sabire erittiği kurşunu adamın başının üzerinden hızlıca su dolu geniş tencereye boşalttı.
Coss diye gelen sesle geri çekilen Kemal çattığı kaşlarıyla tencerenin içine bakan kadına "Ne yaptığını sanırsın sen Sabire hatun!" Diye bağırdı.
"Hii vah vah hanımcığım hele şu kurşunun geldiği hale bakın. Allahım bu nasıl bir nazar"
O sırada Gülnihal ellerini açmış gözlerini kapamış bir halde ettiği dua ile birlikte oğlunu üfledi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KABADAYI BxB
Tarihi Kurgu[TAMAMLANDI] Annesinin ölümünden sonra hiçkimsesi ve kalacak bir yeri olmayan Matteo kendisine evini açan temiz kalpli Gülnihal Hanım'ın teklifini kabul eder bu sayede de hem onların evinde kalır hemde ev işlerini görür. Fakat Gülnihal Hanım aynı za...
