19.

9.7K 714 214
                                        

Galatasaray'dan çıkarak tünele doğru yürüdük.

Neriman'la beraber bütün kızların aklını başından alacak şekilde tasarlanmış bir mağazanın camekânı önünde durduk.

İçeriden son moda şapkalar, takılar ve çantalar vardı. Mağaza camının önüne her biri zarif şişelerin içinde birbirinden şık duran parfümler vardı. Her biri gözleri ayrı ayrı çekiyor zapt ediyordu.
Tabi bizim Neriman buna karşı durabilir miydi? Asla.

"Hadi Matteo, gel biraz bakalım?"
Sadece bakmayacağımızdan adım kadar emindim.

Çoğu Beyoğlu mağazaları gibi burasıda son derece avrupai bir tarzdaydı. Müşterilerin hepsi süslü, Batı özentisi kimselerdi.
Mağazanın içinde dolaşırken Neriman gözüne kestirdiği bir parfüm şişesini alarak kokladı.
"Ah ne güzel koku Allahım!"

Şişeyi elinde tutarken kenarları dantellerle süslü şemsiyelere doğru yaklaştı. Aralarında kararsız kalmış olacak ki mavi ve yeşil renkli İki farklı modeli bana gösterdi.

"Hangisi sence daha güzel Matteo?"
Elimi çeneme getirerek biraz düşündüm.

"Şu mavi olan daha güzel sanki"

"Bana da öyle geldi"
Onu da eline alıp bu sefer çantaların olduğu tarafa yöneldi.

"Neriman" dedim uyarıcı bir şekilde.

"Ne zamandır bir çantaya ihtiyacım var Matteo. Hem ben seni sarrafta bekledim o kadar, sen kendi istediklerini aldın şimdi sıra bende"

Oflayıp bende genç kızı takip ettim. Tam üç çantanın arasında kalmış sonrada iki tanesini seçmişti.
Kasaya gittiğimiz zaman satış memuru kız güler yüzle aldıklarımızı paletlerken Neriman da ödemeyi yaptı.
Tam çıkacağımız zaman gözüne kestirdiği takılarla adım atmayı bıraktı ve parlayan gözlerle inci küpeleri eline aldı.

"Matteo" dedi hayranlık dolu sesiyle.

"Yeter ama artık Neriman!"

"Ne demek istiyorsun Matteo? Ben bir genç kızım bunlar ihtiyaç"
Dedi. Fakat nedense küpeleri tekrar yerine bıraktı.

"Ağabeyimin bana sözü vardı, kuyumcuya götürecek beni. O zaman istediğimi başka bir küpeyi alırım. Gördün mü Matteo ben öyle her önüne geleni alan israfkâr biri değilim"

Evet öyleydi.

Ben elimde yeni kitaplarımla o da kendi eşyalarıyla beraber tramvaya bindik.

Tramvaya binecekken gördüğüm bir bedenle şokla aralanmıştı ağzım.
Seyrekbasan Osman ve birkaç külhanbeyi kendi aralarında konuşuyorlardı. Sanki kendisine baktığımı hissetmiş gibi başını çevirirken ben hemen kendimi gizleyip hızla Neriman'ın arkasından tramvaya bindim.

"Ne oluyor Matteo? Kovalayan mı var?"

"Umarım olmaz" diyerek boş bir yere oturdum merakla kaşlarını çatıp bana sorular soran kızla dayanamayıp bütün olan bitenleri anlattım. Şimdi o da korkmuştu. Mahhaleye dönene kadar ikimizde ikide bir etrafımıza bakıyor gerginlik içinde yürüyorduk.

~

"Kemal" dedi genç kadın içinde tutamadığım bir coşkuyla.

Ustura Kemal kaşlarını çatıp kendisine doğru gelen kızla adımlarını durdurdu.

"Hayırdır Angeli bacım bir şey mi oldu?"

Güzel Rum kızı pembeleşen yanaklarıyla beraber konuştu.
"Hayir konuşmak istedi sadece seninle. Nasilsin?"

KABADAYI BxBBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin