Hâlâ dönüyordu başı genç oğlanın.
Onu hemen yatağına yatırmış, rahat etmesi için ne gerekiyorsa yapmışlardı.
Kemal ise yatakta yatan oğlanın yanında, minik beyaz elini kendi büyük elleri arasına almış, okşuyordu. Gözleri oğlanın yüzündeyken aklı doğacak bebeklerindeydi.
Baba olacaktı.
Evet, ama iyi bir baba olabilecek miydi?
Daha düne kadar birini öldürmüştü. Fakat bu, Kemal için önemli değildi çünkü o, yaptığından ötürü kendisini sonuna kadar haklı buluyordu.
Bennet, yaptıklarından ötürü ne kadar çabalarsan çabala, idam ettirilmezdi; en fazla hapis yatardı. Bu da onun için ceza değil, ödül sayılırdı.
Titrek bir nefes aldı Matteo ve konuştu.
"Korkuyorum Kemal..."
Kaşları çatıldı adamın. Sonra eğilip oğlanın alnına uzunca bir öpücük bıraktı.
"Neyden korkarsın güzelim benim?"
"Seni tekrar hapse atacaklar," dedi oğlan, ağlamaklı bir sesle.
Bunun üzerine Kemal gülümsedi ve tekrar eğildi, bu sefer oğlanın önce yanağını, sonra da sıcak, mis kokulu boynunu öptü.
"Merak etme, beni hiç kimse o it için hapishaneye atamayacak."
"Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?"
Anlamıyordu Matteo bu adamı.
Nasıl bu kadar rahattı? Her ne kadar öldürdüğü, ölümü sonuna kadar hak etmiş biri olsa da onu öldürmenin, kocası olmasını istemezdi.
İçinde kocasına karşı olan hisleri en ufak bir değişikliğe uğramamıştı, sadece küçük bir kırgınlık vardı.
"Nasıl ki o şerefsizi idamdan kurtaracak tanıdıkları varsa benim de haklı olduğumu gösterecek tanıdıklarım var."
Avucunda tuttuğu eli dudaklarına yaklaştırıp öptü adam ve devam etti:
"Öyle kolay değil beni hapse tıkmak, hele ki haklıysam."
Evet, tecavüz edenin, dolaylı yoldan olsa da insan öldürenin cezası şeriatta da idamdı.
Ve Bennet cezasını almıştı.
Öbür eliyle gözlerini sildi oğlan.
O, olup bittiği mavi gözleri bu şekilde görmeye dayanamıyordu Ustura Kemal.
Bennet, öldürdüğü ilk adam değildi Kemal’in; Matteo’nun zannettiği gibi ikinci de değildi.
Genç yaşlarındayken de İstanbul’a girmiş işgal kuvvetlerinin askerlerine gözünü kırpmadan kurşun sıkmış bir yiğitti Kemal.
Yerinden doğruldu Matteo, ellerini adamın boynuna dolarken başını da onun geniş gövdesine yasladı.
"Kemal, sen yakında baba olacaksın. Lütfen... Lütfen bundan sonra yaptıklarına dikkat et. Senin bir ailen var, bunu sakın unutma."
Kemal de kollarını oğlana sararak yüzünü onun saçlarına yaklaştırdı.
"Haklısın güzelim, bundan sonra sana söz veriyorum, böyle bir şeyin yaşanmaması için elimden geleni yapacağım."
"Ve?"
Bu soruyla geri çekilip çocuğun yüzüne baktı Kemal.
"Ve?"
"Bana bir daha asla yalan söylemeyeceksin."
Çocuk lafını bitirir bitirmez gülerek önündeki pembe dudakları öptü Kemal.
"Söz veriyorum, sana bir daha asla yalan söylemeyeceğim."
Daha sıkı sarıldı Matteo adama. O sırada Kemal, bir şey fark etmiş gibi nazikçe oğlanı kendisinden ayırdı.
Yerinden kalkarak sessizce odanın kapısına yaklaştı ve hızlı bir şekilde kulbu indirip kapıyı açtı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KABADAYI BxB
Historical Fiction[TAMAMLANDI] Annesinin ölümünden sonra hiçkimsesi ve kalacak bir yeri olmayan Matteo kendisine evini açan temiz kalpli Gülnihal Hanım'ın teklifini kabul eder bu sayede de hem onların evinde kalır hemde ev işlerini görür. Fakat Gülnihal Hanım aynı za...
