24.

2.8K 364 89
                                    


Gördüğü kızla derin bir nefes aldı Matteo. Demek gelmişti.

Bunu içten içe seviniyordu aslında çünkü onunla konuşmak istiyordu oğlan.

Hamza Kemal’i yanına geçerken Keriman da Matteo ve Neriman'ın yanına geldi.
Gülümsüyordu genç kız, sanki hiç bir şey olmamış gibi.


“Çok güzel olmuşsun Matteo” dedi Keriman.

Bu iltifatla bir an için ne diyeceğini bilemedi oğlan.
“Teşekkür ederim” diyebildi en sonunda.
Keriman'ın hali Matteo için tuhaftı. Hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu.
Elbette onun bu halleri Matteo ve Neriman dışında kimsenin tuhafına gitmiyordu.


Nişan merasiminde öyle çok kişi yoktu. Gülnihal Hanım’ın bir kaç tanıdığı ve Ustura Kemal’in yakın arkadaşları vardı toplasan on beş- yirmi kişilerdi.

Gece böyle devam ederken Matteo daha fazla dayanamadı ve Keriman’a döndü.
“Biraz konuşabilir miyiz Keriman?”

“Elbette” dedi genç kız başını yerden kaldırarak.

O sırada dalgın bir şekilde Hamza’yı izleyen Neriman bu sözlerle hemen kendine gelip.
“Bekleyin geliyorum” dedi.

"Yalnız"

Genç kız oğlana doğru yaklaşıp sessiz bir şekilde kulağına fısıldadı “ Ne yapmaya çalışıyorsun Matteo? Bir tatsızlık çıkmasın”

“Merak etme” dedi Matteo.
Onlar beraberce salondan çıkarlarken Neriman da annesine açıklama yapıyordu.


Keriman, oğlanın kendisini buyur etmesiyle yan odalardan birine girdi.
Matteo kapıyı kapatırken bilerek çok yavaş davranmıştı.
Nihayet genç kızla karşı karşıya kaldığı zaman ilk konuşan Matteo oldu.

“Keriman ben-”

“Dur Matteo. Sen söyleyebileceklerini zaten mektupta söyledin. İzin ver ben konuşayım” dedi Keriman sakin çıkan bir sesle.

Matteo kızın bu isteğine uyarak sustu ve bütün dikkati ile onu dinlemeye başladı.

“Mektubunu okurken ne kadar şaşırdığımı anlatamam. İlk başta yanlış anladığımı düşünerek daha ilk satırı tekrar tekrar okudum. Mektupta bana her şeyi olduğu gibi yazman... Yazılanların beni üzmediğini söyleyemem ama yine de teşekkür ederim”

“Ben... Her şey çok hızlı oldu Keriman. Ben Kemal’i seviyorum. Gerçekten seviyorum”

“Anlıyorum Matteo. Ve farkındayım da, sen Kemal’i benden çalmadın. O hiç bir zaman benim değildi meğersem hep seninmiş. Buna üzülmedim değil ama bu durumu değiştiremem”

Sıcak bir gülümsemeyle baktı oğlana genç kız ve konuşmaya devam etti. “Kemal’i seviyordum ama o artık sevebileceğim bir durumda değil. Eğer Kemal beni biraz olsun sevseydi bunun için mücadele ederdim ama... o sadece seni seviyor. Bugün onu ilk defa bu kadar mutlu gördüm. Sana kimseye bakmadığı kadar güzel bakıyordu, bunu bile bile asla aranıza girmeye çalışmam”

Evet bu olanlardan dolayı üzgündü genç kız, hem de çok üzgündü ama yapabileceği bir şey de yoktu ki.
Keriman gururlu bir kızdı tıpkı rahmetli babası gibi, onu istemeyen başkasını seven bir adamın peşinde koşmazdı hele ki o adam şimdi başı bağlı biriyse.

“Belki inanmayacaksın ama ben hâlâ seninle arkadaş kalmak istiyorum Matteo. Sen benim için gerçekten sayılı özel kişilerdensin”

Konuşmanın bu noktasına kadar hiçbir şey söylemeyen oğlanın bu sözlerle gözleri dolmuştu. Genç  kıza inanıyordu çünkü onu tanıyordu.
Yanına yaklaşıp boynuna sarıldı Keriman da ona karşılık verdi.

“Ben,seni kaybetmek istemem Keriman”

Gülerek geri çekildi kız elleriyle oğlanın mutsuz yüzünü düzeltmeye çalıştı.
“Kendine gel, artık gitmemiz gerekir”

Matteo biraz daha kendini çeki düzen verdikten sonra beraber odadan çıktılar.
Tam çıkarlarken de bu tarafa doğru gelen adam bir oğlana bir de genç kıza baktı.
“İyi misin Matteo? Meraklandırdın beni”

Keriman, Ustura Kemal’i görünce başını eğip hiçbir şey demeden yanlarından ayrıldı Matteo da adama önemli bir şeyin olmadığını söyleyerek onunla beraber Salona geçti.

Vakit bir hayli geç olmaya başladığında misafirlerde teker teker dağılmaya başladı. Son gidenlerde Hamza ve Keriman olmuştu. Gitmeden önce son bir kez sarıldı kıza Matteo. Onun sayesinde içi gerçekten çok rahatlamıştı.



Misafirler gittikten sonra Gülnihal Hanım yorgun olduğunu söyleyerek ikiliyi baş başa bırakmak için yukarıya çıktı fakat hemen Matteo’nun yanında oturan beden sanki hiç bir şey yokmuş gibi öylece onlara bakıyordu. Arada  bir ağabeyinin ona gitmesi için yaptığı imaları görmezden gelerek oğlanla sohbet etmeye başladı. En sonunda daha fazla dayanamayan Kemal kardeşine hitaben “Hadi güzelim saat hayli geç oldu, sen de git yat. Yorulmuşsundur” dedi.

“Ne yorulması abiciği. Saat daha dokuz ayrıca. Ben hep onda uyurum”

Kemal eliyle çenesini sıvazlarken “Olsun bugün de erken yatıver” dedi biraz da tehditkar çıkmıştı sesi.

“Ben sana bir şey söyleyecektim aslında abi, Hani şu benim yeni ihtiyaçlarım konusunda?”

İhtiyaç dedikleri aslında pekte ihtiyaç değildi.
Gözlerini sabır diler gibi bir süre kapatıp tekrar açtı Kemal.

“Peki Neriman en kısa zamanda görürüz o ihtiyaçlarını”

“Ne zaman?”

“Yarın Matteo ile dışarı çıkacağım ondan sonra ki gün. Şimdi daha fazla diretme ve odana çık, tamam mı benim güzel kardeşim?”

Neriman sevinçle yerinden kalkarak “Senin bu sözlerin zaten uykumu getirmişti abiciğim. Size hayırlı geceler” deyip odadan çıktı.

Kardeşinin odadan gitmesiyle rahat bir nefes veren Kemal yerinden kalkarak Matteo’nun yanına yaklaştı. Hemen yanına otururken oğlanın ellerini de kendi elleri arasına aldı.

Matteo heyecanla elini tutan adama bakarken onun konuşmasını bekliyordu.

"Şimdilik benim en mutlu günüm bugün Matteo fakat ben asıl mutluluğu seninle beraber mutlu bir yuva kurduğumuz zaman yaşayacağım"

Gülümsedi oğlan. Adamın o sıcak bakışları kendi kalbini de ısındırmıştı.

"Yarın beraber dışarı çıkalım diyorum. Sen ne dersin oğlanım?"

"Elbette!" Dedi Matteo sevinçle.
Bunu o da çok isterdi.

"Hem düğün alış verişini de aradan çıkartırız belki"

Gözleri kocaman açılan çocuk "Hemen düğün mü olacak?" Diye sordu.

Adam biraz daha yanındaki bedene yaklaşarak "İstemez misin?" Dedi.

Yüzünde hissettiği sıcak nefeslerle yutkunan Matteo gözlerini kaçırdı hemen.

Ustura Kemal oğlanın minik çenesine dokunarak onu kendisine yaklaştırdı ve küçük bir öpücük bıraktı pembe dudaklara.

"Benim bunu ne kadar istediğimi tahmin  bile edemezsin"

Yanakları iyice allanmaya başlayan çocuk hızla yerinden kalkarak.
"O zaman ben yarın için hazırlığımı yapıp erkenden yatayım ki... Yani hemen yarın olsun, bizde beraber yapalım şeyi-hazırlığı, yani dışarı çıkalım. Hayırlı geceler"

Aceleyle kaçan oğlanın arkasından kendi kendine güldü Kemal. Gerçekten çok ama çok seviyordu bu çocuğu.

~

Hazırlığımı tamamladıktan sonra aşağıya inip beni bekleyen adamın yanına yaklaştım.
Gülnihal Hanım'ın uğurlamalarıyla beraber evden ayrıldık.
Kemal ile beraber yürürken o arabaya binmeyi teklif etmişti ama ben o arabanın içinde Kemal ile baş başa kalamazdım. Ne yapacağı belli olmazdı sonuçta.

Biraz gezmek istiyorduk bu yüzdende Kemal benim isteğim üzerine biraz yürüdükten sonra beni güzel bir yere götüreceğini söyledi.

Beraberce caddenin aşağısına yürürken bir yandan da sohbet ediyorduk.

"Nihayet yine karşılaştık Matteo. Seninle görüşülecek küçük bir hesabımız vardı"

Gördüğüm adamlarla âdeta nefesim kesildi. Bu Seyrekbasan Osman'dı ve yanında da en az on kadar adam vardı.

O bana sırıtarak bakarken yanımdaki adamın öfkeyle dolup taştığını hissedebiliyordum.

"Neymiş bu hesap itbaşı?" Diye sordu Kemal alayla çıkan bir sesle.

"Seni alakadar etmez Ustura, sen işine bak"

Bir iki adım ileri atarak beni arkasına aldı Kemal.

"Nişanlım ile görülecek hesabın en çok beni alakadar eder"

Osman bu sözlerle resmen dumura uğramış gibi bir bana bir de Kemal'e baktı.

"Nişanlın mı?"








Canlarım bundan sonra her yeni bölüm haftada bir kez Cumartesi günü gelecek.
Sizi seviyorum muah💋

KABADAYI BxBHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin