"Tamam ben masayı hazırlıyorum hemen."dedi derin ve mutfağa yöneldi tabi ki Semih de onun peşinden mutfağa gitmişti.
"Ulaş."dedim tekrar.
"Efendim güzelim."
Diyeceğim şey beni korkutuyordu ama ben kendime daha fazla engel olamıyordum. Nasıl demem gerekiyordu bilmiyorum ama denicektim işte...
.
.
.
"Ben sana bir şans daha vermek istiyorum."dedim.
Dediğim şeyle gözlerinde kendini bariz belli eden bı şaşkınlık oluştu. Biraz bekledim ama bişey değişmeyince ne olduğunu anlamak için elimi gözünün önünde salladım.
"Ulaş iyi misin?"dedim.
Hala kendine gelmiyordu. Yanaklarına hafif hafif vurmaya başladım.
"Ulaş korkuyorum ya kendine gel!" Dedim.
O sırada hiç beklemediğim bişey oldu ve Ulaş bı anda bağırmaya ve beni kaldırıp etrafında döndürmeye başlamıştı.
"Allah bee!"
"Ulaş dur düşüncem valla dur bak!"dedim
Ben öyle söyleyince mecbur beni indirdi ve geri oturttu. Bu sırada Derin ve Semih de bizi izliyordu.
"Tamam tamam güzelim iyi misin ? Bişey yok dimi"dedi.
"İyiyim ulaş ama bidaha saçma sapan bişey yapmayacaksın"dedim.
"Söz yemin ederim bidaha asla böyle şeyler olmayacak "dedi.
"Son şansın zaten ona göre kullan."dedim.
Yanıma oturup beni kollarının arasına almıştı bende kollarımı ona sarmıştım.
"Çifte kumrular masaya hadi!"dedi Derin.
Onlara göz attığımda mutfakta bir çifte kumru da onlar olmuştu anlaşılan, aralarında olan buzlar erimişti. Ulaş ayağa kalkıp elini uzattı. Uzattığı elini tutum ve masaya oturduk. Beraber kahvaltı yapmaya başlamıştık ve kahkahalarımız da eksik olmuyordu.
Sonunda kahvaltı bitmiş bulaşıkları yıkamış ve kahvelerimizi yapıp oturmuştuk.
"Güzelim benim."dedi ulaş ve kolunu omzuma attı.
Sevilmek çok güzeldi. Hele ki ulaş tarafından sevilmek ayrı bı güzeldi. Ben de kendimi çözemiyorum ne zaman nasıl oldu bilmiyorum ama Ulaş'a gerçekten aşık olmuştum. Onu görünce elim ayağım titriyor kalbim deli gibi atıyor kendimi uçuyor gibi hissediyorum ve tabi ki en önemli olan güveni hissediyorum. Evet yanlışı olmuştu ama ona son kez de olsa inanmış ve güvenmiştim. Bundan sonra tekrar beni bırakacağını asla düşünmüyorum.
Kahveler bittikten sonra bir yerlere gitmeye karar vermiştik. Onca şeyden sonra güzel vakit geçirmek istemiştik. Kapının önünde her zaman ki gibi bir sürü koruma vardı. Beraber arabalara ilerlemiştik. Nedeni bilinmez biz Ulaşla ikimiz bir arabada Derin ve Semih'te başka bir arabada bizi takip ediyorlardı.
"Nereye gidiyoruz?"dedim ulaşa dönerek.
"Öncelikle seni çok seveceğin bir yere götüreceğim ondan sonra istediğin bir yer olursa oralara gideriz. Olur mu?"dedi.
"Olur."dedim.
Merak etmiştim acaba nereye gidiyorduk? Sorsam söylemez inat ederdi o yüzden üsteletmedim ve kafamı cama yaslayıp yolu izlemeye başladım. Araba yolculuklarını severdim. Kulağıma dolan güzel bir şarkı ile yüzümdeki gülümsemeye engel olamadım. Gerçekten böyle anları çok seviyordum. Arabada müzik dinlemek. 1 saat kadar bı yolculuktan sonra gelmiştik. Arabadan indiğimiz de derin ve Semih'te yanımıza gelmişti. Gördüğüm şey hem hoşuma gitmiş hem sorgulamıştım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Aşk Olsun
RomanceBir genç kız düşünün; babası tarafından sevilmeyen, şiddet gören. Bir adam düşünün; kaplaranlık bir adam. Can dostu hariç kimseye acımayan. Gece & Ulaş
