Merhaba,yine uzun bir süredir yeni bölüm yazamadım.Çok kısa bir bölüm oldu farkındayım,ama umarım sizi tatmin edecek bir bölüm olmuştur.
Esila
Sabah alarmımın çalmasıyla elimi komidinin üzerine atıp telefonumdaki alarmı kapattım.Kapatırken Rüzgar'dan gelen mesajla birlikte merakımdan uykum açılmıştı bile.
''Günaydın meleğim! Bugün başbaşa kahvaltıya gidelim diyorum.Uyanınca oyalanmadan hazırlan.Kapıda bekliyorum.''
Mesajı okuduğumda yüzümde oluşan gülümseyle birkaç dakika öyle yatakta kaldım.Ama aklıma kahvaltı,Rüzgar'ın dışarda beklediği gelince odamın içinde bir oraya bir buraya koşturmaya başladım.Okul kıyafetlerimi giymeye çalışırken bir yandan da saçlarımı tarayıp şekil vermeye çalışıyordum.Hafif makyaj da yapınca,sonunda hazırdım.Çantamı omzuma takıp odamdan çıktım.Ev halkı çoktan kalkmıştı yine.Hatta aynı saat,dakikası dakikasına varana kadar.Onlara hemen haber verip evden çıkmayı planladım.
''Günaydın,ben kahvaltı etmeyeceğim.Okula geçiyorum hemen.''
''Kahvaltı etmeden çıkmasana kızım,hem daha zaman var.Gel iki lokma birşey ye.'' annem ısrarla kahvaltı etmem için elinden geleni yapıyordu yine.
''Yok anneciğim,arkadaşlarla kahvaltıya gideceğiz.Karnımı doyurmayayım şimdi,iştahım kaçmasın.''
Babam tek kaşını kaldırmış vaziyette sorusunu yapıştırmıştı bana yine.
''Arkadaşlar derken?Kimlerle gidiyorsunuz kızım?''
''Sadece Rüzgar'la gideceğiz babacığım.''
Yüzünde oluşan hafif tebessümle biraz da olsa gerginliğim gitmişti üzerimden.O sırada kapının çalmasıyla sese odaklanmıştım.
''Ben bakarım kapıya''diyerek masadan kalkan ablama kaydı bakışlarım.Birkaç dakikanın ardından ablam tekrar mutfağa dönmüştü.Yüzündeki gülümsemesiyle ne diyeceğini az çok tahmin edebiliyordum.
''Rüzgar gelmiş,kapıda seni bekliyor.''
''Tamam o zaman,ben kaçtım.'' mutfaktan bir çırpıda kapıya ilerledim.Hızla evden çıkıp kapıyı kapattım.Rüzgar tam karşımdaydı.
''Attığım mesajı görmedin değil mi?'' biraz kızgın tavrıyla günü başlatmıştı.
''Hayır,hayır!Gördüm,ama evdekiler biraz oyaladı.İki üç dakika geç kaldım alt tarafı.''
''Hım,öyle mi?'' yüzünden silinen o kızgınlık ifadesinin yerine,bütün dişlerini gösteren güzel bir gülüş yerleşmişti .Otomatikman onun ruh haline göre hareket ediyordum.O gülümserken kendimi fark ettiğimde,aslında onun gibi,onunla beraber aynı dakikada gülmeye başlamışım meğer.Fark ettiğim o durumun,içimde oluşan o güzel duygunun hiç bitmemesi için,içimden binlerce kez şükredip dua ettim.
''Hı hı öyle''
''İyi bakalım,oyalanmayalım kahvaltıya gidelim.Ordan okula geçeriz zaten.''
''Tamam olur''
Kahvaltı için yine daha önceden geldiğimiz kafeye gelmiştik.Burası güzeldi,ben çok beğenmiştim.Bir masaya oturup siparişlerimizi verip beklemeye başadık.Kısa sürede kahvaltılık menülerimiz gelmişti.Başbaşa güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra oyalanmadan okula gitmek için kafeden çıktık.
Okula geldiğimizde çok fazla oyalanmadan sınıfımıza çıktık.Yine yan yana oturup,hoca gelene kadar bizimkilerle konuşup sohbet ettik.Hocadan önce sınıfa giren iki kızla birlikte Rüzgar ve sınıfın çoğu bakakalmıştı.Birini tanıyordum ama diğer kız hakkında hiçbir fikrim yoktu.Yiğit'in ağzından çıkan;
''hasiktir Göksu!'' demesiyle daha da merak kat sayılarım artmıştı.Rüzgar'a gözüm kaydığında öylece bakıyordu.Kafamı kızlara çevirdiğimde yüzlerindeki gülümsemeyle daha da kafam da karışmıştı.Ağzımdan sadece çıkan cümle ''neler oluyor?'' olmuştu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KOKUN BANA AİT
Teen Fiction17 Yaşında bir kız, Esila.. Yaşadığı psikolojik sorunlar ve babasının işi dolayısıyla Eskişehir'den İstanbul'a taşınmak zorunda. 18Yaşında,Rüzgar.. Zaman zaman ailesinin bile korktuğu, bir çok sorun yaşamış bir karakter. Bir süre sonra Esila ve Rü...
