Multi; Cansu Döndür
* * *
" Senden kaçtıgım falan yok." Aceleyle kelimeleri sıralamaya başladım. Evet ondan kaçıyordum. Çünkü o tatlı dediğim cocuk değil çok sert bir çocuktu.
" Kaçıyorsun. Benden korkuyorsun Arya" bilmişçe sırıttı. Alayla ona bakıp omuzlarımı dikleştirdim.
" Benim kimseden korktuğum falan yok. Senden de korkmuyorum." Sinirli gözlerim onun çikolata kahverengi gözlerini esir aldı. " Uzak dur benden."
Arkamı dönüp ilerlemeye başladım. Yakışıklı olabilirdi ama bir piç kurusuydu. Herkesi çok küçümsüyordu. Onun duyguları olmadıgını düşünmeye başlamiştım.
Duygusuz bakıyordu. İçine kapanık kimseye güvenmiyordu. Benim tanımladıgıma göre. Eğer geçmişte ne yaşamışsa onu etkilemiş durumdaydı.
Kafeterya'dan çıkıp etrafta gözlerimi gezdirdim. Cansu'yu bulmam lazımdı. Bahçeye çıktıgımda bankta oturan cansu'yu gördüm hızlı adımlarla yanına ilerledim.
" Cansu!" Kafasını kaldırıp bana baktı. " Bak ben sana dün çok çıkıştım. Ama ben çok sinirlenmiştim ve kendimi tutamadım ve patladım bir an üzgünüm.." başımı eğip tırnaklarımla oynamaya başladım.
" Önemli değil. Benim hatamdı sana emir vermemeliydim. Bunu bile bile üstüne gittim. Özür dilerim." Yanına oturup sarıldım.
" Bana doruk ile ilgili birkaç bilgi anlatmanı istiyorum."
" Pekala." Derin bir nefes alıp devam etti. " On dokuz yaşında. Bu okulun yarısı onun sayılır. Kimseye pek güvenemiyor. Geçmişte yaşadıgı bir olay yüzünden ve bu olayı kimse bilmiyor ailesi bile sadece kendi biliyor. Ona duygusuz diyorlar. Çünkü bakışları hep donuk ve ifadesiz. On beş yıldır hiç aşık olmamış. Ve olmama kararı almış." Söyleyecekleri bittiğinde nefes aldı.
" Sen bunları nereden biliyorsun?"
" Küçük bir araştırma ve dedikoducu kızlar diyelim." Dudaklarımdan bir kıkırtı döküldü.
" Sürekli benle uğraşıyor Cansu. Bir yere kadar korkuyorum. Korkmuyorum degil. O gün bana tehlikeli demiştin bende itiraz etmiştim. Ama öyle bir bakışı var ki ona gözlerimi çevirmeye korkuyorum." Cansu elini elime koyup sıktı.
" Takma onu. Eğer takmazsan hiçbirsey olmaz. Ona aşık olamazsın bunu unutma." Başımı onaylarcasına salladim.
Ona aşık olamam.
Ona aşık olamam.
Ona aşık olamam.
❆
" Cansu ver şunu." Elindeki çikolatalı süte oluşmaya çalışıyordum. " Lanet olsun ver şunu!"
" Gelde al." Sırıtarak masadan kalkıp kaçmaya başladı. Çikolata süt herşeyimdi ve onu almadan rahat edemezdim.
" Sen istedin." O kadar hızlı masadan kalkmıştım ki bütün gözler bana dönmüştü.
Onları umursamadan Cansu'nun peşine takıldım. Masaların arasından kaçıyordu. Dorukların masasına gelince gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldı. Doruk'un bakışlarını hissediyordum.
Gözlerimi açtıgımda Cansu anlamış olucak ki üzgün gözlerle bakıyordu. Dudaklarını oynatıp ' Özür dilerim.' Dedi. Başımı iki yana sallayıp ani haraketle cansu'nun yanına gidip çikolatalı sütü elime aldım
" Bunu benden alamazsın turuncu kafa." Çikolatalı sütü elimle sallayıp masaya ilerledim.
" Özür dilerim." Derin bir nefes aldı. " Üzgünüm aklımdan gecmedi çok özür dilerim."
" Tamam bir daha yapmasan olur biter." Sevecenlikle başını salladı. Önemsemeden önümdeki yemeyi yemeğe koyuldum.
" Bugün beni Serdar aradı." Pat diye söyledigi cümle yediğim yemegin boğazımda kalmasını sağladı.
" Ne?" Diye cırladim. " Cansu sen ne dediğinin farkında mısın?"
" Üzgünüm ama söylemem lazımdı. Yoksa kızardın." Başımı onaylarcasına salladim.
" neden aramış?" Sıkıntıyla nefesini dışarıyla verdi. Başını kaldırıp konuşmaya başladı.
" Seni sordu. Seni hala unutamadığını söyledi." Şok olmuş bir ifadeyle ona baktım.
" Ah, tam tamına bir sene oldu ayrılalı cansu." Başını onaylarcasına salladı.
" Ve son olarakta bugün bu-" sözünün kesen kapının hızla açılmasıydı. Kafamı çevirip gelen kişiye baktım.
Serdar..
" Lanet olsun bu da nereden çıktı?!" Sinirli gözlerimi cansuya çevirdim.
" Üzgünüm çok ısrar etti bende kiyamadım."
" Sikeyim böyle işi." Hiddetle bağırdım. Cansu iri iri gözlerle bana bakıyordu. Onun yanında ilk defa küfrettigim için şaşırmıştı.
" Merhaba." Yanımıza gelip bana baktı. Onu aldırmadım.
" Arya. Konusabilir miyiz?" Sinirle ayagi kalkıp bağırmaya başladım. Çevredeki insanlar umrumda değildi.
" Neyi konuşacagız lan neyi? Beni nasıl bırakıp gittiğini mi? Sana yalvardım. Gitme dedim sensiz yapamam dedim ama sen ne yaptın?!?!?!? Beni o sikik evde bir başına bıraktın. Ben günlerce senin gelmeni bekledim. Bana sarılmanı beni öpmeni bekledim! Ama sonuc; Kocaman bir sıfır! Sen beni öldürdugun gün benim sana karsı olan duygularımda öldü." Gözyaslarım özgürlügünü ilan etmişti. O günler aklıma geldi. Ona yalvarislarim..
10 Ekim 2014
Herşey çok guzel olucaktı. O gelicek ve barışacaktık. Üstümdeki siyah elbiseyi düzeltim. Masayı son bir kez bakış attığımda kapı açılma sesi geldi.
Heyecanla gelmesini bekledim. Ama bekledigim olmadı direk yukarı çıktı. Saçlarımı düzenleyip yukarı çıktım. Odaya girdiğimde bu manzarayı görmeyi beklemiyordum.
Serdar valizine eşyalarını koyuyordu. Korku dolu gözlerle yanına ilerledim.
" Hey ne yapıyorsun."
" Gidiyorum arya."
" Nereye gidiyorsun." Kekelemis ve sesim titremisti.
" Canada gidiyorum çok sıkıldım artık olmuyor arya." Gözümden bir damla yaş akıp koyu renki parkeye damladi.
" Gitme." Diye fısıldadım. " Yalvarırım gitme.." kafasını iki yana salladı. O bana dayanamazdı.
" Sen gisersen ben ölürüm gitme lütfen gitme.." beni ittirip çıkışa doğru ilerledi. Engelleyemedim.. bacaklarım kendini taşıyamaz hale geldiğinde yere çöküp hıçkıra hıçkıra aglamaya başladım.
" Lütfen gitme.."
Şimdiki günümüz
" Defol git." Çığlık atarcasına bağırdım. " Defol git hayatımdan kahrolasıca!" Yere oturup ağlamaya başladım.
" Hey kendine gel bebeğim." Nane kokulu parfüm kokusunu almıştım.
" Doruk." En güçsüz halimle fısıldadım. " Tamam bebeğim geçti. Geçti üzülme" bütün herkes bizim bu halimize bakıyordu şaşkın şaşkın.
Onları aldırmayıp biraz daha sokuldum ona morele ve kafa dinlemek için bos bir yere ihtiyacım vardı.
" Geçti bebeğim. Herşey geçti.."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KIZILIMSI
ChickLit" Herkesten ve bencillikten nefret ediyorum.Hiç bir bok yaşamadan bütün gün ağlayan ınsanlardan tiksiniyorum. Psikoloğumun sürekli bana verip durduğu antidepresanlardan nefret ediyorum.Beni dıştan görenler mutsuzlugumu anlamıyorlar. Her şeye sahip o...