20K 1.2K 356
                                        

Bu kadar erken zamanda, ki erkenden kastım sınavlara daha üç hafta vardı, benim elimde notlar duruyordu. Akşam üstü hemen her sınav öncesi uğradığımız fotokopicide notları çoğalttırmış ve sonra da eve geçmiştim.

Tolga ve ben, her ne kadar onla uğraşıyor olsam ve sevmiyormuş, ara ara da nefret ediyormuş gibi, dursam da, çocukluktan beri tanışıyorduk. Ailelerimiz de tanışıyordu. İlkokuldan beri aynı okulda okumuştuk. Zaten şu anda da aynı bölümde okuyorduk. Yani, genel anlamda salak olsa da sınavlarda bir şekilde başarılı olmanın yolunu bulmuştu.

Tolga ve ben, buraya geldiğimizde de ailelerimiz bizim yurtta uğraşmamızı istemediği için bize bir ev tutmuştu. Onlara bıraksam alırlardı da, gerek olmadığını anlatabilmiştim.

Her ikimiz de burada birer araba ile dolansak da eve gittikçe ya da sıkıldıkça araba değiştirirdik. İkimizin de küçük bir butik açacak kadar kıyafeti vardı ve her ikimiz de giyinmeye karşı bir arzu duyuyorduk. Eh, kendi tarzımızı da bir süre önce bulmuştuk.

Evde, odama girip üzerimdeki montu çıkarmadan notları masanın üzerine bıraktım. Cidden o kız için yılın bu döneminde fotokopiciye uğramış olmak beni sadece güldüre bilmişti.

Üzerimden montu çıkarıp askıya astım. Bir yengeç burcu olarak dağınıklığa tahammülüm yoktu. Üzerimdeki gömleği ve siyah boru paça pantolonu da dolaba kaldırdıktan sonra boynumdan boyunluğumu da çıkarıp diğerlerinin yanına koydum. Ayakkabılar zaten kapının yanında dururdu. Huy olarak evin içinde ayakkabı ile gezilmesine karşıydım. Neyse ki Tolga da bu huyuma bir kaç dayaktan sonra alışmıştı.

Üzerime eşofman altı ve orta halli bir tişört geçirdikten sonra yatağa attım kendimi. Yoğun geçen bir günden sonra bir kaç dakika boş durup tavanı izleyerek kendimi ödüllendirebilirdim.

"Taylan, nerdesin lan?" diye ortalıkta böğüren Tolga ile bu isteğim çok da başarılı olmamıştı. Kim bilir yine nasıl saçma bi şey söyleyecekti, gereksiz herif!

"Neee!" diye yattığım yerden bağırsam da biraz sonra kokumu takip ederek beni bulacağına emin olduğum için rahatımı bozmadım.

"Hah, buradasın" diyerek kapı bile tıklatmayıp odama daldı. Daha sonra da gülerek masanın başındaki sandalyeyi çekerek yanıma geldi. Sandalyeye oturup ayağındaki terliği çıkarıp tek ayağını yatağa koyduktan sonra gözlerini dikip beni izlemeye başladı.

"Ne bakıyorsun lan çıplak Jennifer Lopez görmüş gibi?" dedim kaşlarımı çatarak. Hayvan öyle bir bakıyordu ki örtünesim gelmişti.

Bana yüzünü buruşturdu, "Jennifer Lopez de kim ya? Kim Kardashian varken onu kim ne yapsın?" dediğinde dirseklerimin üzerine dikildim. Bak, bu kavga edilecek bir konuydu!

"Ay, hiç çekemiycem şimdi kardeşim Jennifer Lopez bir doğa harikasıdır, adlı şiirini. Söz, başka zaman uzun uzun anlatırsın" dediğinde ben de geri yattım. Hala alık balık gibi bana bakmaya devam ederken derdini çözmeye çalıştım. Neyse ki hemencecik derdini anlatmıştı.

"Ne yaptınız bugün? Tamam mı iş? Hı?" diye sıraladı sorularını hemen otuz iki dişini de gösterek gülerken. Şeytan diyor çarp ağzına dök bütün dişlerini.

"Tabi, Tolga. Ayarladım kızı. Hemen koş git al sen de diğerini" dedikten sonra da kalkıp oturdum ve devam ettim. "Hatta senin kızı da ayarladım. Beni arasın ilişkimiz hemen başlasın, dedi" dediğimde ayağa kalktı. Hızla odamdan çıktığında bir an kızın numarası olduğunu ve arayacağını düşünsem de o kadar zeki olmadığını hatırladım.

Ayaklanıp peşi sıra odadan çıktıktan sonra ben mutfağa gittim. O da yolun yarısında bana yetişti. "Abi ya bende kızın numarası yokmuş. Sana verdi mi?"

Aşkı Da Yemiş -Night Serisi 2Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin