2 Sene Sonra
Ha bu yalan dünyaya geldim
Bir gün görmedim, geldim bir gün gör
Ne fena talihim var kimseye sevilmedim
O yar güzel olmasa
Olmasa, sevilir mi?
Girdim sevda yoluna, geriye dönülür mü?
Dağların tepesine çıktım
Sise karıştım, çıktım sise kar
Ben nasıl yanmayayım
Sensizliğe alıştım
O yar güzel olmasa
Olmasa, sevilir mi?
Girdim sevda yoluna, geriye dönülür mü?
Oy dağlarım, dağlarım
Daima gezer, ağlarım. Daima gezer ağ
Darılmam kimselere ikbalime yanarım
O yar güzel olmasa
Olmasa, sevilir mi?
Girdim sevda yoluna, geriye dönülür mü?
Tabi, her güzel şeyin sonu olduğu gibi şarkının da sonu vardı. Hayır, hayır. Bilerek isteyerek değil, telefon çaldığı için bitmişti türküm.
Tabi, sonuna da gelmiştik o da vardı.
"Efendim, güzellik. Anlat" dediğimde yerimden kalkıp üzerimi silkeledim. Eh, yerde otururken toz toprak olmuştum.
"Ay, abicim özledim sizi valla. Tam okul bitti diyorum, staj başlıyor. Hadi staj bitti diyorum, iş başladı şimdi de" dediğinde güldüm.
Tam olarak istediği yerde ve istediği şirkette işe girmişti ama illa kendine mızmızlanacak bir şey bulurdu.
"Ah be güzellik, bırakı işi gel abinin kollarına. Burada iç mimar işimize yarar" dediğimde bir an sessiz kaldığında ben de son defa karşı dağa bakıp arkamı döndüm ve arabama doğru ilerlemeye başladım.
"Yok abicim, iyi burası. O kadar kötü değil" dediğinde gülümsedim. Simay tam olarak buydu işte.
"Pekala. Jonylerle olmayı abine tercih et sen bakalım" Dediğim gülerek. O ise buna karşılık ağzının içinde bir şeyler geveledi.
"Ağzımızın tadını kaçırma istersen. Ben sadece senin halini hatırını sorayım dedim" dediğinde arabanın kilidini kaldırıp kapıyı açtım ve bitmiş siteye baktım.
Artık işin reklam boyutuna geçecektik. Sitenin tüm evleri satılmıştı bir de. Eh, burada tanınmış bir aileydik sonuçta.
"İyi yaptın, güzellik. Abin iyi merak etme. İşimiz bitti, her şey yolunda" dedim ve ekledim.
"Senin meşhur üstün ne alemde" dediğimde başladı. Zaten beni aramasını sebebi buydu işte.
"Ay, hiç sorma valla. Yahu zaten ne demeye tüm mimarlar bir arada çalışıyor anlamadım. İç mimarlar ayrı, dış mimarlar ayrı, piç mimarlar ayrı çalışsa ne olur yani?" dediğinde kahkahamla onu böldüm.
Bie üste benim sakinleşmemi bekledikten sonra devam etti.
"Ya gülme. Hayır, ona da tamam diyeyim ama bir mimar neden hepimizin başı olarak seçiliyor da biz ona hesap verme zorundayız ki?" dediğinde sesimi çıkarmadan onu dinlemeye devam ettim.
"Bebeğim, sen işini hallet gerisini koyver. Sen işini düzgün yaptıktan sonra kimsenin sana laf etmene gerek kalmaz" dediğinde sustu. Eğer onu biraz tanıdıysam şu anda elbiseden bulduğu saçma bir iple oynuyordu.
"Öyle de" dedi ve sonra bir süre bekleyip derin nefes alıp gülümseyen sesiyle konuştu.
"O illa bir şey bulur. Bama laf etmesi için nefes alıyor olmam yetiyor bazen" dediğinde aklıma gelen şaçma düşünceleri salıverdim.
"Bu adam kaç yaşında, Simay?" dediğimde bir an sussa da beni çabuk cevapladı.
"Ne bileyim abi, sormadım ki. Ama elli falan vardır yani" dediğinde benim sormam izin vermeden devam etti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Aşkı Da Yemiş -Night Serisi 2
ChickLit"Şişman ve çirkin olan her kız hikayenin sonunda güzelleşir. Ana düşünce bu" Tabi, genel olarak. Bilirsiniz, bazı kızlar güzeldir. Bazıları da popüler. Bazılar ise patatestir. Şirin mi şirin bir patates. İşte bizim de sevimli sansarımız, ah pardon...
