30°

11.7K 688 258
                                        

"Evleniyorum"

Evet, asla güne normal başladığımı söyleyemem. Her günümün ayrı olayla başladığı şu günlerde bile şu durum ciddi anlamda anormaldi.

Tolga. Eralp olan. Ve evlenmek. Hani şu benim hazırlıkları inde oluduğum durum. Olay ya da artık her neyse iste.

"Oha! Brşşş hatta! Derin duyunca yıkılacak" dememle şu az önce tanımladığım çocukluk arkadaşımın yüzü düştü.

"Sende mi ulan? Yuh be! Resmen koynumda yılan beklemişim bunca zaman! Ne zamandır biliyosun?" diye ardı ardına sorduktan sonra önümdeki koltuğa oturup bacak bacak üstüne atan arkadaşımla önümdeki dosyayı kapayıp ona döndüm.

"Bi kere, sana dost olduğum kadar ona da olmam gerekiyordu, Tolga. Söz verirdi kız, ne yapayım? Hem zaten bizim olayları biliyorsun, ortaya bi de olmadık yerden kulağına koymak istemedim" dediğimde bi an yüzüme tükürecek diye korksam da sakince bekledi.

"Ee, kız kim? Tanıyor muyuz? Hem sen Derin'in seni sevdiğini nerden öğrendin?"

"İlk olarak, direkt olarak ana kaynaktan, kendisinden öğrendim. İkincisi tanıyorsun tabi ki. Benim hangi arkadaşımı tanımıyorsun ki? Son olarak da; Derin" dediğinde tüm işimi bırakıp bakmaya devam ettim.

Derin. Hani şu vaktinde Tolga'ya ayarlayacağız diye şu an evlendiğim harika kızla tanışmama sebep olan! Bizim Derin. Oha ama artık.

"Nasıl ya? Sen o kızı ne zamandır seviyorsun? Benim niye haberim yok? Asıl evlenme teklifine ne ara karar verdin?" diye motora başlayınca Tolga yüzündeki ayran budalası halini değiştirmeden omuz silkti.

"Aslında evlenme teklifi ya da kararı artık neyse, annemler karar vermiş. Derin'e olan şeyler biraz eski. Üniversite biterken fark ettim, sonra da arkadaşız diye bi türlü olmadı. Bi de dana söz vermiştim, ondan sana da anlatamadım" dedi ve gülümseyerek omuz silkti.

"Geri zekalı diyorum, suçlu oluyorum ama ben senin kızı kullanıp atmana karşıydım. Eğer adam gibi seviyorum desen, değer veriyorum desen ne diye karşı çıkayım? Ben elimden geleni yapardım, salak. Neyse, olan oldu artık, hayırlı olsun kardeşim" dedikten sonra da ayağa kalkıp ona sarıldım.

Ofisin ortasında iki eşek sarılırken hemen her zaman olduğu gibi basıldık. Neyse ki bu sefer kardeşim gibi sakin bir kısıma.

"Ay ben sizi böldüm ama sizin için de problem olmazsa alışverişi bırakıp gelmem gereken acil işi görebiliyor muyum? Bu arada düğün için arkadaşım gelecek" dediğinde Tolga'dan ayrılıp masanın üzerindeki bellek ve site mimarisi olan dosyaları elime alıp ona uzattım.

"Bu yeni işin, sevgili kardeşim. Bu sabah geldi, bi ara bak. Malum ben evleneceğim ve sen de bi iç mimarsın. Neyse, asık konuya dönelim; arkadaşının cinsi ne Simay?"

Karşımdaki kız ise eline zorla tutuşturduğum zarfı aldıktan sonra içindeki dosyalara şöyle bir göz attıktan sonra onları kolunun altına koyup bana gözlerini kıstı.

"Cinsi derken? Doberman abi. Tövbe ya, ev arkadaşım gelecek işte yurt dışındaki, ne bekliyorsun? Şefimi çağıracak halim yoktu herhalde" dedikten sonra da gözlerini devirdi ve topuklarının üzerinde döndükten sonra odadan çıktı.

Hayır, kız olmasına lafım yoktu da tüm kızlarda olan bu alışveriş aşkı nereden geliyordu? Anneden geçiyor olmalı. X kromozomunda çekinik bulunan bir hastalık falan olmalı.

Tövbeler olsun, bu düğün beni delirtti!

"Yanlış anlama da kızım olursa Simay'a benzeyecek diye çok korkuyorum" dediğinde güldüm ve üçlü koltuğu gösterirken devam ettim.

Aşkı Da Yemiş -Night Serisi 2Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin