Alexis:
Otel odasında geçirdiğimiz o geceden sonra evimize dönmüştük ve her şey eskisinden daha iyi bir şekilde ilerlemeye devam ediyordu. Aramızdaki bu tabuların kalkmış olması bizi birbirimize daha da bağlamıştı. Artık aynı odada kalıyorduk ve tam anlamıyla bir çift olmuştuk.
Onunla geçirdiğim her güzel an, bana geçmişimi biraz daha unutturuyordu. Ama, maalesef bazı şeyler biz ne kadar istesek de tam olarak hafızamızdan çıkamıyordu. Bazı geceler hala kabuslar görüyordum. Bütün kabusların konusu aynıydı. James bir şekilde bizi buluyor ve Tony'e zarar verip beni götürüyordu. Üzülmemesi için bu kabuslardan Tony'e bahsetmemeye çalışsam da bazen huzursuzluğumun farkına varıyordu. Böyle zamanlarda kafamı dağıtmam için elinden geleni yapıyordu.
Yine birkaç aptal kabusun tüm hayatımı etkilemesine izin vermiyordum. Evde de pastanede de her şey yolundaydı.
Bugün pastanede çok yoğunluk olmadığı için Tony tek başına halledebileceğini söylemişti. Ben de bunu fırsat bilip biraz geç uyandım ve güzel bir kahvaltı ettim. Evdeki günlük işlerle ilgilendikten sonra evdeki birkaç eksiği kendime bahane ederek alışverişe çıkmaya karar verdim.
Norveç'in sokaklarına, insanlarına bayılıyordum. Çok sakin ve huzur doluydu. Hava çok soğuktu evet ama bu saatlerce sokaklarda dolaşma isteğinizi yok etmiyordu. Ben de uzun uzun sokaklarda dolaşıp dükkanları gezmeye başladım. Tony ile birlikte dolaşmayı ne kadar sevsem de tek başıma dolaşmak da en sevdiğim şeylerin başında gelirdi.
Yürümeye devam ederken rastgele bir sokağa girdim. Yürümeye devam ediyordum ama aklım bir önceki girdiğim dükkandaki vazoda kalmıştı. Birkaç tereddütlü adımımdan sonra aniden geri dönüp o dükkana gitmeye karar verdim. Döner dönmez sokağın köşesinde duran bir adamla göz göze geldik. Bir anda vücudumdaki tüm kanın çekildiğini hissettim.
Adam beni görür görmez sanki etrafındaki bir şeye bakıyormuş gibi yaptı ve hızlı adımlarla oradan uzaklaşmaya başladı. Kafasında siyah bir bere vardı ve yüzünün yarısını siyah bir atkıyla dolamıştı. Tüylerimin ürpermesinin neden ise o siyahlıkların arasından görünen buz mavisi gözlerdi. Ordan geçip gidiyormuş gibi durmuyordu aksine sanki orada durmuş beni izliyordu.
Kabuslarımın da etkisinde kalarak bu adamın James olduğunu düşünmeye başladım ve peşinden yürüdüm. Ne de olsa merkezi bir yerdeydik, bir sorun olmazdı değil mi ? O olup olmadığından emin olmalıydım. Hızlı adımlarla köşeyi döndüğümde gözlerim kalabalığın içinde James'i aradı. Ancak o adamdan eser yoktu. Belki bir dükkana girmiştir diye hızlıca dükkanların içine bakmaya başladım ama yoktu.
Bir an beynimin bana oyun oynadığını düşündüm. Böyle bir şey olabilir miydi ? Bu lanet adam yüzünden zaten birçok şeyi kaybetmiştim, bir de aklımı kaybedemezdim.
Bu ruh haliyle daha fazla dolaşamayacağımı anlayınca eve gitmeye karar verdim. Zaten evden fazla uzaklaşmamıştım. Sürekli takip ediliyormuş gibi önüme arkama baka baka kısa sürede eve vardım. Evimiz pastanenin üst katı olduğu için pastanenin içinden de geçebiliyorduk, normal apartmandan da girebiliyorduk. Bu halde Tony'e görünüp onu da telaşlandırmamak için apartmandan hızlıca eve girdim.
Eve girdikten sonra yaptığım ilk iş evin içini karış karış kontrol etmekti. Bir şey bulamadıktan sonra sakince koltuğa uzandım ve eğlenceli bir tv programı açarak beynimi boşaltmaya çalıştım. Kendimi, sokakta gördüğüm adamın sıradan bir yabancı olduğuna nispeten ikna ettikten sonra biraz daha iyi hissetmeye başlamıştım.
Akşama doğru Tony beni arayıp pastanede yardıma ihtiyacı olduğunu söyledi. Evde kendi düşüncelerimle baş başa olmaktan sıkıldığım için sevinerek pastaneye indim. Kapatmamıza yaklaşık iki saat vardı ve pastane o kadar kalabalık değildi. Tony yanıma gelerek beni yanağımdan öptü ve "Geldiğin için teşekkürler sevgilim, bugün biraz yoruldum ve yarına yetiştirmem gereken birkaç parça sipariş var. Acaba bugün kapanışı sana bırakabilir miyim ?" diye sordu. Gülümseyerek "Tabii ki." dedikten sonra pastaneden birkaç malzeme alıp eve çıkışını izledim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Aşk Pastanesi
Любовные романыHayatında her şey yolunda giderken araya giren bir kadın yüzünden dağılan bir hayat. Bu hayatın dağılmasıyla doğan yeni bir aşk. Alexis, herşeyiyle sevdiğini sandığı kocasının gerçek yüzünü öğrenir öğrenmez ondan kaçar ancak kocasının hastalıklı be...