Yüzündeki mutluluğu görmek beni tuhaf hissettirdi. Ah kendine gel Emre . O gerizekalı kim de seni tuhaf hissettiriyor. Bunları düşündükten sonra elim parmağımdaki yüzüğe gitti. Ama çıkaramadım.Benim için ailesini karşısına alan bu kızın mutlu anını çalmak istemedim. Zaten benimle evlendiğinde hepsinin acısı çıkacaktı.
"Nikahı ne zaman yapalım?" diye bir soru attı ortaya Buğlem'in ablası.
"Hemen olmaz. Gelinlik falan yetişmez." diye de ekledi .
Ne gelinliği ya. Gören de gerçekten evleniyoruz, mutlu mesut bir çiftiz falan sanar.
"Abla benim için önemli değil. Emre ne zaman isterse o zaman olur."
Ah kıyamam. Ne kadar da tatlı.
"En yakın zamanda olsun bitsin . Kadir'e en yakın tarihe gün almasını söyledim zaten . Unutma Kadir "
"Tabi beyefendi."
" He bu arada . Buğlem sende evime taşınmaya başla . Sana ayrı bir oda hazırlattırırım."
Buğlem olumlu anlamda kafasını salladı .
Bundan sonra muhabbet kuşları birbirlerine dönüp sohbet etmeye başladı.
Ah şu salağın bakışları beni benden alıyor. Bu ne ya. Bir utanmalar bir ahmaklıklar. İkimizi aynı evin içinde düşünemiyorum. Gerçi eğlenceli olacak.
"Ben kalkıyorum." diyerek ayaklandım. Kadir "ne yapıyorsun" der gibi bakıyordu.
"Enişte yemek yemeden nereye" diye lafa atladı yine Beril .
Ah tabi yemeksiz olmaz dimi.
"Gerek yok. Kadir ben gidiyorum geliyor musun?"
"Yok ben daha buradayım."
Burada çok bile kaldım. Elbette beni yolculamak için gelecek kişi Buğlem Hanım oldu.
"Teşekkür ederim."
"Ne?"
"Yüzüğü çıkarmadığın için teşekkür ederim."
Ah. Sanane kızın iyiliğinden mutluluğundan. Arkamı dönüp evin yolunu tuttum.
~ Ertesi gün ~
Kapı yine bir manyak tarafından aceleyle çalınıyordu. Ki bu manyak Kadir'den başkası olamazdı. Kapıyı açtığımda da yanılmadığımı gördüm.
"Ne var sabahın köründe yine. Yoksa başka bir skandal daha mı var."
"Evet. Evleniyorsun ya."
"Hahaha ne kadarda komik."
"Nikah tarihini aldım."
"Eee."
"Eeesi yarın sabaha nikahın var."
"Tamam. Ne bu heyecan anlamıyorum ki."
"Duyan da zorla evlendiriyoruz sanar."
"Evet zorla."
Şaka maka evleniyorum. Kulağa çok saçma geliyor. Hayatım bitecek .
"Sen niye geldin?"
"Haberi veriyim dedim. Hem damadımız iyi mi kontrol edeyim istedim."
"Onu bunu boşver de sen o şerefsizi buldun mu?"
"Daha değil hem niye şerefsiz diyorsun ne güzel onun sayesinde evleniyorsun"
"Kadir gelirken yürek falan mı yedin. Yoksa o güzel suratını dağıtayım diye mi bu çaban."
Derken telefonum titremeye başladı. Ekranda kocaman "ANNE" yazısını görünce başımın belada olduğunu anladım. Telefonu Kadir'e uzattım. Bir umut belki o açıklayabilirdi.
"Alo. Evet Hülya Hanım."
....
"Hayır. Öyle değil...."
......
"Beni bir dinler misiniz?"
....
"Tamam. Ama bir dinleyin. Lütfen ba..."
Telefon bir anda Kadir'in yüzüne kapandı.
"Ne oldu? Ne dedi?"
"Şey..."
"Kadir uzatma işte direk söyle."
"Benim öyle bir oğlum yok dedi. Sonrada yüzüme kapadı."
"Biraz sert olmuş. Böyle olacağı belliydi."
Kadir'e çaktırmamaya çalışsamda kırılmıştım. En yakınım ailem bile beni dinlemeden vazgeçmişti. Bu kadar mı gereksiz bir insandım ben.
Bunları düşündükten sonra odama gittim.
~ Ve nikah günü~
Sıkıldım sıkıldım ve sıkıldım. Cidden onca saat içerde ne halt ediyor bunlar. Yarım saat bekledikten sonra nihayet odadan çıkmayı başarabildiler. Buğlem gerçekten güzel olmuştu ama bunu söyleyecek değildim. Zaten benim söylememe gerek kalmadı Kadir çoktan lafa girmişti.
"Yengecim kuğu gibi olmuşsun. Maşaallah."
"Teşekkür ederim Kadir abi."
Ona iltifat etmemi bekleyen bakışlar atmaya başladığında Kadir beni alttan dürttü. Tabi ki iltifat etmeyecektim. Yok daha neler.
"Enişte Buğlem nasıl olmuş?"
"İyi."
Bu kadarı yeter de artar bile.
"Hadi gidelim. Geç kalacağız."
Nikah salonuna vardığımızda garip bir şekilde heyecanla dolduğumu hissettim. Kendine gel oğlum. Bu ne telaş.
"Ne o Emre bey heyecan mı yaptınız."
"Saçma sapan konuşma Kadir. Halledip gidelim şuradan."
"Tamam hadi girelim içeri."
İçeri girdiğimizde Buğlem ve ablası nikah masasında oturuyordu. Bir süre nikah memurunu bekledik.
"Merhaba memur bey."
"Merhaba."
"Başlayın lütfen."
"Buğlem Hanım siz Emre Bey i hiç kimsenin etkisi ve baskısı altında kalmadan kocalığa kabul ediyor musunuz?"
"Evet"
"Emre bey siz hiç kimsenin etkisi ve baskısı altında kalmadan Buğlem hanımı karılığa kabul ediyor musunuz?"
Hiç içimden evet demek gelmedi. Ama cevabım
"Evet." oldu.
"Buğlem ayağına bas ayağına."
Bunu duymamla Kadir'e döndüm. Yok daha neler. Buğlem yine beklenti dolu bakışlarını sergiliyordu. Kıyamayıp kafamı olumlu anlamda salladım. Ve ayağımın üzerinde hafif bir baskı hissettim. Bakalım bunun sonu nereye varacak .
Nikah da oldu sonunda 😁 artık kitabın asıl kısmına geçiyoruz arkadaşlar . Gazamız mübarek olsun 😊
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kocam Bir Gay (!)
General Fictionx BL konulu değildir x Bir sabah uyandığında bir Gay skandalında bulmuştu kendini Emre . Şok olmuştu . Emre'ydi bu sonuçta . Gay olması imkânsızdı . Değildi de zaten . Evet çok ünlü bir şarkıcıydı ama ona Gay iftirasını kim atabilirdi ki ? Menajeri...
