~BEYAZ SAYFALAR~9.BÖLÜM"garip tavırlar"
Mihralinin beklenmedik çıkışı biranda alevlendirmişti ortamı.Elini tutarak yerden kaldırdığı adam,
-"Bu yaptığın için teşekkür ederim.Daha fazla rezil olmaktan kurtardın beni."demişti minnettar bir ifadeyle.
-"Yeni olduğun belli.Daha önce hiç görmedim seni.Tam olarak hazır deilsin dövüş için.Vuruşların ele veriyor bu durumunu..."
-"Dövüşmem gerek...Buna mecburum"
-"Paramı?"
-"Evet.Zor durumdayım...Hemde çok.Bu arada,adım İltan."
-"Mihrali..."
-"Seni tanımayanmı var.Memnun oldum..."Karşılıklı el sıkışırlarken,biran gülümsemişlerdi...Mihrali arkasını dönüp giderken birdefa daha seslenmişti adama,
-"Dövüşüm bitsin,istersen bir hal çaresine bakarız idmansızlığının."İltanın yüzünde bir gülümseme belirmişti.Mihrali gibi usta bir dövüşcüden yardım alma fikri dahi fazlasıyla sevindirmişti adamı.Mihraliyse adamın,kan içinde kalan yüzüne baktığında,toyluk günlerinde yaşadığı sıkıntıları hatırlayıp böyle bir teklifte bulunma ihtiyacı hissetmişti kendinde.
Az ileride yüksekçe bir zeminde oturan Halil in yanına gitti sonrasında sakince.Adamın yanıbaşında oturan Akınla gözgöze dahi gelmemişti.
-"Bu akşam iki dövüş için ne kadar fiyat çıkarırsın?"
-"Bir akşamda iki dövüş."Sırıtmıştı Halil.Sonrasında alaycı bir ifadeyle sürdürdü konuşmasını.
-"Dayanabilecekmisin Mihrali?Yine nakavt olma sonra."Cümlesi bittiğinde bu defa Akın ın yüzü alaycı bir ifadeye bürünmüştü.
-"Sen iki dövüş verecekmisin,yoksa gece boyunca boş konuşmaya devammı edeceksin?"
-"İki bin dövüş başı..."
-"Şu kalabalığı görmüyormusun?En az on bin kaldırırsın dövüş başından.Üç bin istiyorum.İki dövüş altı bin,anlaştıkmı?"Biranda ciddiyete bürünüp,
-"Paraya ihtiyacın var anlaşılan.Peki anlaştık Mihrali.Sadece yenmeyi düşünme ama.İşin kaybetme tarafıda var unutma..."Mihrali derin derin adamın yüzüne baktıktan sonra,merdivenleri inmeye başlamıştı.Dövüş için hazırlanmaya başlarken,cazgırın yeni dövüşü anons ettiği duyulmaya başlamıştı Vale Tudo da.-"İlk hamleyi herzaman rakip yapsın.Ona göre gardını al.Madem iki dövüş yapacaksın,ilk dövüşte tüm gücünü tüketme.Sakın ıskalama vuruşlarını..."Necati usta bir bir taktiklerini sıralarken,cesaret verici cümleler kurmayıda ihmal etmiyordu...Dakikalar sonra ilk dövüş başladığında seyircilerin yumrukları tamamen havadaydı artık...Mihrali cazgır dövüşü anlatırken,fazlasıyla konsantre olduğunu hissetmişti artık...İlk tekmeyi savuran rakibine,çelme takıp yere düşürdükten sonra dirseğiyle defalarca göğsüne vurup nefesini kesmişti biranda...Savunmasız halde kalan rakibini,ilk yakaladığı bu fırsatta yerden kaldırmayı asla düşünmüyordu...Seri halde çenesini defalarca yumrukladıktan sonra,adamı kavrayıp,biranda seyircilerin üzerine fırlatmıştı...
-"Mihrali,Mihrali..."sesleri yükselirken,rakibinin dövüşe devam edecek takatide kalmamıştı...Kısa bir mola verildikten sonra,ikinci dövüşede hızlı bir şekilde girmişti Mihrali...Necati ustanın,sürekli kenardan verdiği komutlarla,dakikalar içinde güçlü rakibini yere sermişti...Fakat gözaltına aldığı tek yumruk darbesi,yüzünün kanlar içinde kalmasınada yetmişti...Dövüşlerin bitiminde,yumruğunu ğöğsüne vurup,tüm gücüyle Akın ın olduğu tarafa doğru bağırdığında güç gösterisiyle etkilemeyi düşünüyordu ezeli rakibini...
Gecenin sonunda,kazançlı bir şekilde Vale Tudo dan ayrılırlarken,İltanıda dövüşlere hazırlanması için kendisiyle çalışmasına ikna etmişti...Bu durum aralarında iyi bir dostluğun oluşmasına neden olacaktı belkide?
*********
Firdevs günler sonra dışarı çıkmaya hazırlanıyordu ertesi sabah...Annesinin hastahanede verdiği karta birkere daha bakıp kısa biran düşündü.Sonrasındada makyajını ve saçlarını kontrol edip dışarıya çıktı daha fazla zaman kaybetmeden...Mihraliyi defalarca aramış,fakat yanıt alamamıştı.Geceki dövüşlerin yorgunluğuyla hala uyuduğunu bilemezdi elbette.Caddeden çevirdiği taksiyle kartın üzerindeki,adrese gitmek için yola çıktığında,birkaçtanede mesaj çekmişti nişanlısına."Fazlamı üzerine gittim"diye düşünürken,özenle kurduğu güzel cümlelerden oluşan son bir mesaj daha yazmıştı sonrasında.
Yirmi dakika sonrada,adrese vardığında,şirkete girip danışmaya Akın beyle görüşmek istediğini söylemişti...Asansörden üçüncü kata çıktığında biraz çekinerek kapıyı çalmış sonrasında içeri girmişti...Akın kapıdan giren Firdevsi gördüğünde hemen ayağa kalkıp,içeriye buyur etmişti onu.Sonrasındada tanışmışlar,havadan sudan bir sohbetin ardından,
-"Size çok teşekkür ederim Akın bey.O acil durumda kan verdiğinizi ve hayatımı kurtardığınızı söyledi annem..."demişti minnettar bir tavırla.Akın konuyu geçiştirmeye çalışırken,içeriye şirket personeli girmişti kapıyı çalıp,
-"Akın bey,son gelen kızda sekreterlik için uygun gördüğünüz şartlarda deildi.Onuda gönderdik efendim."deyince,biran sıkıldığını belli etmişti adam kravatını gevşeterek.
-"Sekretermi arıyordunuz Akın bey?"
-"Evet Firdevs...Hemde uzun zamandır,uygun kriterlerde bir yardımcı bulamadım kendime..."dedikten sonra laf arasında,kriterlerinide söylemişti...
-"Bende sekreterlik yapıyorum.Ama şirketimiz kısa zaman içinde kapanacak.Malum kriz heryeri etkiledi.İsterseniz birde ben görüşmeye katılabilirim."Akın o an,parmağını şıklatıp,
-"Hayır,hayır görüşmeye katılmana gerek yok işe sen kabul edildin..."
-"Ama,ama..."
-"İtiraz kabul etmiyorum hanımefendi anlaştıkmı?"karşılıklı gülüştükten sonra el sıkışmışlardı...O an parmağındaki yüzüğe dikkat etmişti adam.
-"Mihrali eski dostumdur...Nişanlıydınız deilmi?"
-"Evet nişanlıyız.Çok yakındada düğünümüz olacak nasipse..."
-"Fakat çok tehlikeli bir iş yapıyor.Bir eş adayı olarak bu durumdan rahatsız olmazmısın Firdevs?Yani kadınlar böyle tehlikeli işleri sevmez diye biliyorum.Sorulamı maruz gör lütfen."
-"Hangi tehlikeli iş anlayamadım Akın bey?"
-"Dövüşlerden bahsediyorum.Dün akşam bir arkadaşımın ısrarı üzerine,sokak dövüşlerinin yapıdığı bir yere gitmiştim.Mihraliyi dövüşürken gördüm.Yanılmıyorsam önceden de dövüşürdü..."Firdevs bu duydularıyla bir hışımla ayağa kalkıp,konuyıu değiştirerek iş teklifi için teşekkür edip,en kısa zamanda uğrayacağını söyleyerek,iyi günler dileyip bir öfkeli bir ifadeyle çıkmıştı odadan...Akın kendi kendine gülümserken istediği şeyide başarmışlığın grurunu yaşıyordu o anlarda....
*******
Mihrali uyanır uyanmaz aynanın karşısına geçip,uzun uzun gözünün altındaki morluğa bakmıştı.Öyle Föndötenle kapanması mümkün gözükmüyordu gerçekten...Sonrada yüzünü yıkayıp bahçeye çıktığında,telefonunu açıp birsürü mesaj ve aramanın geldiğini görmüş,mesajları okumaya başlamıştı merakla...Dakikalar sonra da bahçe kapısından sinirli bir tavırla giren Firdevsi gördü...
-"Bitanem hoşgeldin.Bende şimdi açmıştım telefonu.Mesajlarını okuyordum"dediğinde,nişanlısının yüzü biran değişmemişti...
-'Bana yalan söyledin Mihrali...Bu son dediğim halde,dövüşme dediğim halde inatla yaptın...Bitti anlıyormusun?Bitti..."Sonrasındada bir cümle kurmasında izin vermeden,parmağındaki yüzüğü çıkarıp yere fırlatmış,bahçe kapısına doğru yönelmişti geldiği gibi sinirle...Mihrali peşinden koşarken,
-"Firdevs dinle beni lütfen...Firdevs..."diye bağırsada önemsememişti bile...O anlarda Mihralinin telefonu çalmaya başlamış,ekrandaki yabancı numaraya bakıp telefonu açmıştı sonrasında...Biran arayanı dinlediğinde,olduğu yerde donup kalmıştı...Aldığı kötü haber biraz önce yaşadığı durumdan çok daha fazla zora sokmuştu Mihraliyi....devamı yarın
