BEYAZ SAYFALAR 4.BÖLÜM

5 3 0
                                    

~BEYAZ SAYFALAR~ 4.BÖLÜM"uçuruma sürüklenmek..."

-"Sanki abimin bekçisiyim gibi davranmalarına sinir oluyorum..."Elini bir hışımla arabasının direksiyonuna vururken,biryanda Akını aramaya devam ediyordu Özlem...Yine telefonun kapalı olduğunu görünce dövüştükleri sokağa döndürmüştü yönünü...Ne zaman ortadan kaybolsa orada olmuyormuydu?Sakin bir akşam geçiren mahallenin sonuna vardığında,sokak lambasının dahi olmadığını farketti...Arbasının farları sokağın başındaki duvarı aydınlattığında, Vale Tudo yazısını ve ok işaretini görebilmişti...Otuz metre kadar sonrada,kalabalığın arasında dövüşen insanları farketmişti en sonunda....

Mihrali o anlarda,dirsek ve ayak koruyucularını sıkmakla meşguldü...Çift damak dişliğinide taktıktan sonra,dövüş sırasının kendisine gelmesini beklerken ısınma hareketlerine başlamıştı...Ellerine sıkıca sardığı bandajı kontrol ederken,Akınla yaptığı son dövüş belirmişti hafızasında...Karşısında dağılmış bir halde yere düştüğünü hatırladı sonrasındada.Hala kendisiyle dövüşme isteğine şaşırmıştı bu yüzden...Birdefa daha dersini vermeliydi bu şımarık zengin çocuğunun...

O anlarda cazgır da dövüşün bittiğini duyuruyordu elindeki megafonla...Mihrali  kendi ismi söylendiğinde,ağır ağır medana doğru yürümeye başlamıştı...Akın da hazırlanmaya başlamıştı o saniyelerde yüzünde beliren nefret dolu bir ifadeyle.
-"Ne yap et,ez şunu..."
-"Halil abi,sakin ol ve izle.."Dakikalar içinde karşısına dikildiğindeyse,gözlerindeki intikam duygusu okunur gibiydi Akın ın...Dikkatlice birbirlerini süzmeye çalışıyorlardı...Halil ikisininde göğüslerine avuç içlerini değdirip,
-"Başla"komutunu vermişti biranda...Mihrali o an ilk yumruğu indirmişti Akının çenesine...Dalgacı bir kahkaha,bu cılız yumruktan hiç etkilenmediğini gösteriyordu adamın...O an ileri atılıp,Mihralinin boynunu kollarıyla kavramış,sonrasında diziyle karnına seri iki vuruş yapmıştı...Dizlerinin üzerine çöken Mihraliye,ardarda iki aparkat çektiğinde,sersemlediğini anlamasıda güç olmamıştı...
O anlarda Kadir olduğu yerden abisinin zor durumu seyrediyordu korkuyla...Meydanı çevreleyenlerin tezahuratları inletiyordu adeta sokağı....
-"Hadi Mihrali...Kalk ayağa...Göster şuna gününü..."Sesleri çınlatıyordu adeta yeri göğü...O an Mihrali seri bir hamleyle ayağa kalkmış,İnsanlara güç gösterisi yapan Akın ın bacaklarına iki güçlü tekme savurmuştu...İlk aldığı darbeler çılgına çevirmişti adeta ikisinide...Mihralinin yüzü daha ilk yumruklarda kan içinde kalmıştı...Akın aldığı darbelerin sonrasında,birdefa daha rakibinin  boynuna kenetlemişti kollarını...İşi uzun sürdürmek istemiyordu...Mihralinin idmansızlığını cılız vuruşlarından anlamıştı...Önce uzun süre nefessiz bıraktığı rakibini biranda serbest bırakıp, sonrasındada yerde nefes alıp toparlanmaya çalışırken,yüz bölgesine defalarca güçlü tekmeler savurmuştu...Hiç acımadan defalarca da aparkat savurduktan sonra,göz altları balon gibi olmuştu Mihralinin...Rakibinin bir hamlelik gücü kaldığını anladığında,tezahuratlara karşılık iki defa takla atmıştı olduğu yerde Akın...Sonrasında birkere daha rakibine dönüp bakmış,dizleri üzerinden kalkmaya çalışırken güçlü bir tekme darbesi vurmaya hazır etmişti kendini....O an Kadir daha fazla olduğu yerde duramamış koşmaya başlamıştı,abisini rakibinin son hamlesinden korumak için...Özlemde o an,yaklaştığı kadarıyla abisi Akın ın rakibine ne denli ölümcül darbeler vurduğunu görmüş,oda son hamleyi yapmaması için bağırmaya başlamıştı...Fakat ikiside Akın ın o güçlü hamleyi yapmasına engel olamamışlardı...Mihrali çenesine aldığı tekme darbesiyle şuurunu kaybedip yere düşerken,Akın ın gözlerinde galibiyetin ve intikamını almış olmanın sevinci okunuyordu adeta...Kadir biran abisine acımasızca vuran adama,çıkardığı seslerle birşeyler söylemeye çalışarak saldırmak istediysede,Akın galibiyetin sarhoşluğuyla tek bir yumruk darbesiyle Kadiri de abisinin yanına düşürmüştü...Zavallı çocuk kendi çenesine inen yumruğu umursamamıştı bile,hemen düştüğü yerden kalkıp,abisinin başını dizlerinin üzerine koymuştu ne yapacağını bilemeden...
O an Özlemde meydana varmış,Mihralinin durumunu incelemeye başlamıştı...Adamın kan içinde kalan yüzüne bakarken içi ürpermişti adeta...Akına dönüp,
-"Senin haz duyduğun şey bumuydu abi?...Sen bir canisin...Seni tanıyamıyorum..."diye bağırmıştı kalabalığa aldırmadan...
-"Kes sesini Özlem..Kes..."diye karşılık verirken,polis araçalarının sirenlerini duymaya başlamıştı Vale Tudo da olan herkes.....
          *********
-Yok hanım yok....Bak göreceksin yine birşeyler açacak bu Akın denen çocuk oğlanın başına...Yahu daha saatler olmuş geleli,nasıl karşılaşırsın o cibiliyetsizle hiç anlamıyorum..."Kenan bey pencereden sokağa bakarken düşünceli bir tavırla söylemişti bu sözleri.İçindeki korkuyu bastıramıyordu birtürlü.Her akşam yüzünü gözü morarmış bir halde eve gelişlerini hatırladı Mihralinin...
-"Bey yapma artık.Boşuna yıpratıyorsun kendini.Bak göreceksin hiçbirşey olmayacak.Eski hatalarını birdaha tekrarlamayacak."Ayşe hanım bunları söylerkende içten içe bir şüphede duyuyor gibiydi.
-"Hiç vakit kaybetmeden bir işe girmeli.Boş durursa,yine o dövüş belalarına bulaşır..."Bu defa cevap vermemişti Ayşe hanım.Derin düşüncelere dalmıştı o an.Kendine geldiğindeyse Kadir in evde olmadığını farketmişti.Dışarı çıkıp evin bahçesine ve sokağa göz gezdirmişti sonrasındada..."Hava almak istemiştir belkide"diye düşünürken,o an Kadir in bir koşuşturma içinde olduğunu bilemezdi elbette....

Şehrin en belalı adamlarından Bekir aynı akşam derin düşünceler içindeydi eski bir fabrika deposunda.Aldığı haber sonrasında bu büyük işten payına düşeni almak istiyordu elbette...
-"Gözünüzü dört açacaksınız...Tüm dövüşleri yakından takip edin.En iyi dövüşcü kimse bana bildireceksiniz...Çok yakında,milyon dolarlık bahislerin olduğu ölüm dövüşlerinde bizde yerimizi alıp,hakkımıza düşeni alıcaz..."Bu sözleri söylerken sesi mekanı inletiyordu.Defalarca elini masaya vururken ne kadarda bu işe bilendiğini belli ediyordu belkide...Böylelikle şehirde kutuplaşmalarda başlamış oluyordu bir bakıma.Bazı insanların deste deste paralar kazanacağı bu kuralsız dövüşlerde,kimi insanlarıda ölüm bekliyordu....
            ********
Polisler meydana yakın biryerde araçlarından inip kalabalığı susturmak için havaya defalarca ateş açmıştı...O an Özlem yerde yatan yaralıya ilk müdahaleyi yapmaya çalışırken,
-"Geri çekilin,ben doktorum..."deyip insanları geri iterek Mihralinin temiz hava almasını sağlamaya çalışıyordu...O an Celal,Halil in karşısına dikilip,polis kimliğini göstererek,
-"Evet beyler bunun sorumlusu kim söyleyin bakalım..."demişti yerde kanlar içinde yatan Mihraliyi göstererek...O anlarda Kadir,belli belirsiz sesler çıkararak,abisini kendine getirmek için çabalıyordu.Özlem o anlamıştı Kadir in konuşamadığını...Yaptığı el haraketlerinden ve yüzüne yansıyan ifadeden ne denli korktuğu belliydi...
-"Dilinizimi yuttunuz?Söylesenize bu adamı kim bu hale getirdi?"O an halil dalgacı bir tavırla komiserin yüzüne bakarak...
-"Valla amirim,neyden bahsettiğinizi anlamadık biz...Deilmi arkadaşlar?..."O an kalabalıktan belli belirsiz sesler çıkmaya başlamıştı...
-"Gördüğünüz üzere burası bir halı saha...Aradaşta maç sırasında yaralandı hepsi bu...Bizde şimdi müdahale ediyorduk zaten..."Celal bıyıkaltı gülmesini anlamıştı elbette adamın..
O an üzerini giyinen Akında söze karışmış,
-"Evet amirim...Herşey tıpkı Halil abinin söylediği gibi oldu...Arkadaş biraz toy galiba, ikili mücadelelere dayanamayıp bayıldı...Eee futbol güç isteyen bir oyun elbette..."Celal o an Akın ın yakasına yapışıp,
-"Bırak ulan zevzekliği,hepinizi yakarım anlıyormusun beni?"Sonrasındada kalabalığa dönüp,
-"Bana bakın.Her kim kanunu yanıltırsa,en az suçu işleyen kadar suçludur benim gözümde...O yüzden herkes eteklerindekini döksün şimdi..."Halil öne atılmıştı o anda...
-"Amirim olanı biteni anlattık...İşlemediğimiz bir suçu nasıl itiraf edebiliriz?"Celal sinirle adamın gözlerine bakarak,korkutmaya çalıştıysada elinde o anlık delili olmadığı için ileriyede gidememişti...O an Özlem ve Kadir in arabaya taşımaya çalıştığı Mihraliye çevirmişti gözlerini...
-"Ne yapıyorsunuz hanımefendi?"diye sinirli bir ifadeyle sorduğumdaysa,aynı şekilde bir cevap gelmişti genç kızdan...
-"Ne yapıyor gibi görünüyorum?Bir insanın hayatı sözkonusu beyefendi...Şimdi önümden çekilinde hastahaneye yetiştireyim..."
-"İfadesini almam gerek..."
-"Bu haldeykenmi?Bakın eğer bunu yapmak istiyorsanız hastahanede yaparsınız.Şimdi lütfen önümden çekilin..."O an Celal başka birşey diyememişti...Kadirle birlikte yaralı adamı taşıdıktan sonra hızla hastahaneye doğru  sürmeye başlamıştı arabasını....devamı yarın...

BEYAZ SAYFALARHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin