BEYAZ SAYFALAR 27.BÖLÜM

3 1 0
                                    

~BEYAZ SAYFALAR~27.BÖLÜM"yaşam savaşı"

Biranda içinde garip bir his oluşmuş,dövüşten kopmuştu adeta.Sadece hamleleri savuşturmakla geçirmişti ilk beş dakikayı.Sonrasındada beklenmedik bir şekilde yüzüne güçlü darbeler almış yere düşmüştü biranda...Seyirciler dahi bu duruma şaşırmışken,Mihrali toparlanmakta güçlük çekiyordu çaresizce.Necati ustada ters giden birşeylerin olduğunu anlamış,olanca gücüyle bağırmaya başlamıştı sahaya doğru...
Bekir saner ve Halil o anlarda dövüşle ilgilenmiyordu bile.Hararetli seyircilerin arkasında karşı karşıya gelip silahlar çekilmiş,racon kesme yarışına girilmişti birbakıma.Elindeki tehdit içerikli notun al kısmındaki ismi göstererek,
-"Haddini aştın Halil...Eceline gidiyorsun"
-"O hiç belli olmaz Bekir.Bu işler sırayla...Kimin vakti geldiyse o gider..."
-"Ofisimi kundaklamanın bedeli ağır olacak.Sen ne yaptığının farkında deilsin aslanım"
-"Neden bahsediyorsun sen?Asıl benim işyerimi kurşun yağmuruna tutan ve Kerimov suikastini üzerime yıkan sensin.Buzamana kadar karşılık vermememin elbet bir sebebi var...Ama bu böyle sürüp gitmez.Herşeyin hesabını vereceksin..."O an Bekir Saner bir oyun içerisinde olduklarını çok iyi anlamıştı.Zira Halil in işyerini dağıtmaları için emir vermemişti...Belliki birileri Halille karşı karşıya gelmelerini çok istiyordu...Sonraki saniyelerdede biran gözlerini kırpmadan ve silahlarını indirmeden birbirlerine gözdağı vermeye devam ediyorlardı yine...

Aynı anlarda,hastahanede bir hemşirenin çığlığı yankılanmaya başlamıştı koridorlarda.Ayşe hanım ve Kenan bey kantinden dönerlerken,koridorda karşılaştıkları hemşirenin heyecanlı tavrına anlam verememişler,odaya girdiklerindeyse,donup kalmışlardı adeta...Kadir in üzerine serilmiş beyaz örtü kırmızıya boyanmış gibiydi...Evlatlarının alnında oluşan ter damlacıkları ve kesik kesik nefes alıp vermesi durumunun ehemmiyetini gösteriyordu.Ayşe hanım o an dizlerinin tutmadığını farketmiş,birkaç saniye olduğu yerde kalakalıp,sonra ne yaptığını bilmez bir tavırla,
-"Yardım edin...Yardım edin nolur"diye bağırışmaya başlamıştı.Sonrada Kadirin yanına gidip,ne yaptığını bilmeden,alnındaki teri silerken,
-"Birşeyler yap Kenan...Oğlumuz ölüyor....Rabbim sen yardım et.Kim yaptı sana bunu Kadirim?"diye yakınıyordu...Kenan bey kendinden geçmişcesine donup kalmıştı adeta.Gördüklerini idrak edemiyordu belkide şaşkınlığından ve korkusundan...Saniyeler sonrada koşarak Özlem girmişti odaya,peşindeki hemşirelerle birlikte...Şaşkınlığı ve korkusu her haliyle belli oluyordu.Elini Kadir in şah damarına götürüp kontrol ederkende,biryandan Ayşe hanım ve Kenan beye bağırarak,
-"Açılın...Temiz hava almalı"demişti heyecanla.Sonrada hemşirelere dönüp,
-"Çabuk ameliyat haneyi hazırlayın.Kan grubundan üç ünite hazır bulunsun....Tevfik hocayada haber verin.Fazlasıyla kan kaybetmiş,çabuk olun..."diye bağırmaya başlamıştı.Cümleleri bitirdiğinde çoktan odadan çıkıp koridorun sonuna varmışlardı...Kadirin gözleri sönmüş gibi bakarken,anne babasıda perişan olmuştu o anlarda.
-"Kurtulcaksın Kadir...Sana birşey olmasına izin vermicem...ALLAH ım sen yardım et..."derken Özlem de kendinde deil gibiydi.Kendini toparlayıp,ameliyathane kapısından girdiğindeyse,biraz olsun ilk korkuyu üzerinden atabilmişti.Ayşe hanım,koridorun duvarına yaslanıp gözyaşı dökmeye başladığında,Kenan bey hala bu yaşadıkları olayın gerçek olup olmadığını anlamaya çalışıyordu...

Mihralide herşeyden habersiz dövüşmeye devam ederken,artık yüzüde kandan görünmez hale gelmişti.
-"Neyin var evlat?Toparlan hadi.Kendine gel artık..."Necati usta sürekli bağırmaya devam ederken,Mihrali içindeki kötü hissi birtürlü söküp atamıyordu yine.Seyircilerin,
-"Göster şuna gününü.Ayağa kalk..."tezahürahatları dahi üzerindeki garip durgunluğu atmasını sağlayamamıştı...Dizleri üzerine çöküp,derin derin nefes alırken çenesine aldığı tekme darbesi birdefa daha yere düşmesine neden olmuştu...Sonrasında biran Akın a takılmıştı gözleri...Sercilerin az ilerisinde,trübünün yüksekçe bir yerinde,rahat bir tavırla kendisinin hezimetine seviniyordu adeta.O an kardeşinin yaşam savaşına Akın ın neden olduğunuda bilemezdi elbette...Seri bir haraketle yerden kalkarak,rakibinin ayaklarına ilk tekmeyi savurduğunda,dövüle başlayalı beri ilk defada yere düşürmüş oluyordu adamı.Biraz önce balyoz misali çenesine inen yumrukların karşılığını verir gibi durmaksızın yerde rakibini tekmelerken,biran durup ayağa kalmasını bekledi sonra...ilk hamleyi savuşturup,rakibinin bileğini tuttuğunda,defalarca dizine vurup kollarında tahribat yapmaya çalışırken,biraz önceki durgun halinden eser kalmamış gibiydi...Kollarına aldığı ağır darbelerden acı çektiği yüzünden fazlasıyla belli oluyordu rakibinin.O savunmasız anlarında,artık durmaksızın aparkatlarını savurmaya başlamıştı Mihrali.Artık rakibinin yüzüde yara ve kandan görünmez hale gelmiş,gözlerinin altı balon gibi olmuştu adeta....Fakat kolay kolayda yıkılmayacağını anlamıştı Mihrali.Çelimsiz birkaç yumruğu savuşturup,göğsünden kavradığı rakibini bir metre kadar ileriye savurup,düştüğü yerde de defalarca güçlü tekmelerle iyice sersemletmişti adamı...O halde dahi ayağa kalkabiliyor olması,ne denli dişli bir rakip olduğunuda belli etmişti.Seyir zevki yüksek bu karşılaşmadan,seyircilerin büyük haz aldığı aşikardı...Mihrali artık iyice sendeleyen adamın,sürekli darbe aldığı ayağına güçlü bir tekme daha savurduğunda,bu defa ayağa kalkamayacağınıda anlamıştı...Yanına gidip biraz önce aldığı darbelerin siniriyle,saçlarından kavradığı rakibinin yüzüne durmaksızın yumruğunu indirirken,Necati usta adamın burnunun kırıldığını anlamıştı...Son defa vurduğu aparkat,rakibinin bakışlarını dahi değiştirmiş,yere düştüğündede şuurunu kaybetmesine neden olmuştu...Sonrasıysa cazgır Mihralinin  galibiyetini haykırmaya başlamıştı Vale Tudo da...Mihrali sevinç taklaları atarken,aklındanda  Bekir sanerle konuşup,bu esir muamelesinden kurtulmayı düşünüyordu artık...Necati usta ise galibiyetin sevincini yaşarken,çalan telefonuna cevap vermiş,aynı anda Nazan ın söyledikleriyle yüzü biranda değişmişti... Biran duraksayıp,sonrasındada güç gösterisine devam eden Mihralinin kolundan tutup,
-"Evlat gel benimle..."demişti.Mihrali ustasının ses tonundan kötü giden birşeylerin olduğunu anlamıştı...Saniyeler sonra duyduklarından sonrada,gözleri yuvasından fırlayacak derecede korkmuş ve şaşırmıştı...Kanlar içindeki yüzünün biranda bembeyaz olduğu seçilebiliyordu o anlarda...Dakika içinde eşyalarını giyip,hızla koşarak sokağın çıkışına yönelmişti Necati ustayla birlikte....
Aynı anlarda ise Bekir Saner in kulağına birşeyler fısıldayan bir başka adamı silahlarını  indirmelerine neden olmuştu.Birilerinin Halil le kendisini karşı karşıya getirmek istediğini aldığı yeni bilgiyle daha iyi anlamıştı nitekim...

Mihrali caddeden bir taksi çevirip,Necati ustayla birlikte hastahane yoluna yöneldiğinde,gözyaşlarına engel olamamıştı artık...Kendine birşey olsa bukadar canı yanmazdı belkide.Kadiri kaybetme korkusu her saniye ömründen ömür götürürken,Necati ustanın teskin etme çabası hiçbir işe yaramıyordu elbette..Hastahaneye vardıklarındaysa,hemşireye sorup ameliyathane kapısına yönelmişlerdi hemen...Anne babasını gözyaşları içinde kapıda gördüğündeyse yutkunamamış,ne diyeceğini bilememişti.Kenan bey,her haliyle dövüştüğü belli olan Mihralin karşısına dikilip,
-"Senin yüzünden...Hepsi senin yüzünden.Dövüş belan belki Kadiri bizden alacak...Şimdi mutlumusun ha söyle?"Hararetle söylediği sözlerden sonra elini kaldırıp olanca gücüyle Mihraliye tokat atmıştı...Yüreği kan ağlarken,yaşadığı bu durum daha da uçuruma sürüklemişti adeta Mihraliyi.Necati usta o andan sonra Kenan beyi sakinleştirmeye çalışırken,Mihrali yaslandığı duvar dibine çöküp sessizce gözyaşı dökmeye başlamıştı.Öyleki yanaklarından süzülen yaşlar kanı da beraberine katıp çenesine süzülüyordu...Az ilerisinde olanları izleyen Nazan ın içi parçalanmıştı şahit olduğu bu durumda...Mihraliye birşeyler söyleyip rahatlatmaya çalıştıysada başaramamış,sonrasındada saatler sürecek sessiz bekleyiş başlamıştı...
Ameliyathane kapısında bir ömür gibi süren ızdırap dolu bekleyişin ardından,kapı açılmış Özlem görünmüştü artık...Kendilerine doğru adımlar atarken,Mihrali yüreğini yerinden çıkacakmış gibi hissediyordu...Şimdi herşey Özlemin dudaklarından dökülecek cümlelere kalmıştı...devamı yarın....

BEYAZ SAYFALARHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin