~BEYAZ SAYFALAR~ 21. BÖLÜM"gerçek tehlike"
Olduğu yerde donup kalmış,nasıl bir tepki vereceğini düşünmeye başlamıştı o an için Mihrali.İltanın dövüşü,seyircilerin hararetli tezahürahatlarıyla sürerken,az ileride yaşanan bu durumun kimse farkında deilmiş gibi görünüyordu...Mihrali tam adama"kimsin?"sorusunu yöneltecekken,Bekir saner in adamları biranda etraflarını çevrelemiş,ellerindeki silahları da Mihralinin kafasına namluyu dayamış olan adama yöneltmişlerdi...O anlarda,Kerimov ve Puskanın sırıtmasından olanı biteni anlamıştı belkide Halil.Tüm bahisçilerin gözleri meydandaki dövüşteyken birileride farklı amaçlar peşinde koşuyordu işte...Halil herşeyi anlamış olmanın rahatlığıyla o hengamede koşarak,Mihralinin yanına gitmiş ve kafasına dayanmış silahı eliyle başka yöne çevirip,
-"Düşmanım kim dostum kim bunu anlamak içindi herşey Mihrali.Görüyorumki,Sen tarafını seçerek,Bekir Saner in dövüşcüsü olmuşsun.Buda demek oluyorki büromu senin üzerine ateş açıldığı akşam kurşunlatan Bekir Saner deildi."O an Cevher herşeyi anlamışcasına silahını indirmiş,Halil in kurşunlama olayında parmağı olmadığını anlamıştı...
-"Bizi birbirimize düşürmek istediler.Eğer bunu yapan her kimse,Bekir Saner kendisine yapılanı asla yanına bırakmaz."Cevher sözlerini Kerimov un duyduğundan zerrece şüphe etmemişti.Artık taraflar fazlasıyla belli olduğundan,olaylarda daha şeffaf görünmeye başlamıştı gözlerine.Mihrali dövüşmekten çok,gerçek tehlikenin tam ortasında kaldığınıda o anlarda daha iyi anlamıştı belkide...
Sert ve kin dolu bakışmaların ardından,Mihrali tehlike çemberinden tekrar Necati ustanın yanına dönerken,aklı binbir düşünceyle dolup taşmıştı adeta...O anlarda İltanda dövüşü lehine çevirmiş,dakikalar önce boyun eğdiği rakibini güçlü hamleleriyle sersemletmişti iyice.Bağırmaktan nefes nefese kalan Necati usta,Mihralinin biraz önce yaşadıklarını dahi farkedememişti.İltan rakinin çenesine vurduğu tekmenin ardından,artık tek bir vuruş hakkı tanımayarak,nakavt ı görünceye kadar durmaksızın aparkart savurmuştu...Sonrasındada kazanmış olmanın sevinci içinde Necati ustaya sarılırken,Mihralinin düşünceli halinide farketmişti o dakika.
*******
-"İnanamıyorum Anne.Bu kadar kısa bir süre içinde benden çok etkilendiğini söyledi.İstersem en kısa zamanda bu işin adını koyalım deyince ne diyeceğimi bilemedim."
-"Aferim kız.İşte şimdi doğru olanı yaptın .Bir çulsuzun peşinden sürüklenip harab olacağına,senin değerini kıymetini bilen Akın beyin teklifini sakın geri çevirme."
-"Siz başından beri haklıydınız anne.Ben birdaha o yalnışa asla düşmem.Kararımı verdim.Akına evet demek istiyorum.En kısa zamanda ailesiylede tanıştıracakmış beni."
-"Demekki niyeti gerçekten ciddi."
-"Bunu bakışlarından dahi anlayabiliyorum...Asla hayalini kuramayacağım şeylerin sahibi olucam artık anne...Artık bende kendimi önemsicem."
-"Bir bilsen ne kadar mutluyum bu yalnıştan döndüğün için kızım."Hayriye hanım ın bu sözleri daha da sıcak bakmasına neden olmuştu Akın ın teklifine.Firdevs o anlarda olayı ölçüp tartmamıştı bile.Mihraliden dövüştüğü için ayrılıyordu fakat Akın ında dövüştüğünü öğrendiği halde yine cazip bir seçenek olarak görünüyordu gözüne.Bu ne garip bir çelişkiydi böyle...Çünki herzaman hayalini kurduğu zengin ve şatafatlı hayat aklını çoktan çelmişti belliki.Kuru bir sevdaya tamah etmeyecek yüreği doğru seçeneğe yönelmişti bellşki.Oysa ardında bir enkaz bırakacağını zerrece de önemsememişti.Aynı anlarda Nazan ise çok farklı duygularla harap ediyordu kendini.Ne yapsa Mihraliye kendi sevgisini hissettirememiş olması öylesine derin bir yarayla kaplıyorduki içini.Fakat aska yüreğini yakan bu derin sevdadan da vazgeçmeye niyeti yoktu.Sevdiği adam Firdevs in gerçek yüzünü gördüğünde herşeyin değişeceğini düşünüyordu Nazan.Ve o gün geldiğinde,Mihralinin de kendisini farkedeceğini kabul ettirmeye çalışıyordu yüreğine.Sabır belkide herşeyin ilacı olacaktı.Gerçek sevgi tüm olumsuzluklara göğüs germek deilmiydi zaten?Nazan her daim içinde büyüttüğü tertemiz duyguların tüm bu olumsuzlukları aşacağına inanıyor ve sabır denen yıpratıcı duyguya tahammül etmeye çalışıyordu herdaim yaptığı gibi...
*******
Gecenin en önemli maçı anons edildiğinde hazırlanmakta olan Mihralinin yanına usulca yaklaşıp derin derin süzmüştü onu Akın.Bir saat kadar önce tehlikenin ortasında kalan Mihraliyi birazdaha huzursuz etmek ister gibi,
-"Dünyada kısa zamanda neler değişiyor deimi güçlü çocuk?...Bak kısa zaman önce Firdevsle nişanlıydın.Oysa şimdi Firdevs benimle bir yola çıkma aşamasında."O an sinirlerine hakim olamayıp,boğazına yapışmıştı Akın ın.Biranda gözler ikisinin bu tartışmasına çevrildiğinde,Necati ustada koşarak yanlarına gelip,telaşla ayırmaya çalışmıştı kavgalarını.
-"Sakin ol evlat...Uyma ona."
-"Firdevs in peşini bırak anladınmı beni?Sadece intikam için yapıyorsun bunu biliyorum."Necati usta,Mihraliyi oradan uzaklalaştırmaya çalışırken,Akın da istediğini almışcasına sırıtıyordu...Dakikalar sonrada cazgırın anonsuyla,henüz siniri geçmeden dövüşe başlamıştı Mihrali...Ortasında kaldığı olayların çaresizliği ve hırsıyla,daha ilk saniyeden saldırmaya başladığı rakibini hücum şansı dahi vermeden yere düşürmüş,sonrasındada hiç durmadan hamle yapmaya devam etmişti...Rakibi daha ne olduğunu anlamadan,bacaklarını boynuna kenetlemiş,yüzü morarıncaya dek nefessiz bırakmıştı sonrasında.Ayağa kalktığındaysa onca darbeden sonra,dengede durmakta güçlük çektiği belliydi.Seyirci seyir zevki yüksek bu dövüşte çıldırmışcasına tezahürahat yaparken,Mihrali nin rakibini bırakmayada hiç niyeti yok gibiydi.Her attığı yumruk,kendisini tehlikeli bir çembere almış kişilerin yüzünde patlıyordu adeta.Tek bir darbe almamıştı dakikalar geçmesine rağmen.Oysa rakibinin yüzü tanınmaz bir hale gelmişti...Mihralinin son aparkatından sonra,yerden kalkmakta oldukça güçlük çeksede,en sonunda kendini toparlayıp kalkan adama,iyice gerilip,sonrasında hızla koşup havaya sıçrayarak göğsüne ayaklarıyla güçlü bir darbe daha vurduğunda,rakibinin ayakları yerden kesilmiş,iki metre kadar savrulup seyircilerin üzerine yuvarlanmıştı şuurunu kaybetmiş bir şekilde...Mihrali seyircilerin az ilerisinde duran ve dikkatle onu izleyen gerçek rakiplerinin gözlerine çıldırmış bakışlar fırlatırken,galibiyetinide haykırarak kutluyordu...Herbiri hırs dolu bu dövüşcünün tek sermayesinin bilek gücü olduğunu o an çok daha iyi anlamıştı belkide...devamı yarın..
