merhaba güzel insanlar :) ben geldiiiim :)
hadise çok güzel şarkı söylemiş bir dinnleyin derim :D
dinlediğinizde de bölüm ile çok uyumlu olduğunu anlarsınız. ^
-acısı kalır son sözü söylenin :)
bu arada heme söyleyip gidiyorum. kitabımıza instagram hesabı açtık biricik güzel arkadaşım paylaşım yapıyor buradan haberiniz olsun ben linkini bırakıyorum. bir bakın derim :)
https://www.instagram.com/hissizveda_wattpad/?hl=tr
keyifli okumalar ^-^
Hepimiz şu yaşadığımız Dünya'yı daha yaşanılır kılmak adına bir şeyler yapıyoruz. Mutlu olmak, güzel bir geleceğe sahip olmak için çabalıyoruz.
İstanbul'dan buraya geldiğimiz zaman bir hayalim yoktu. Geleceğime dair bir planım da yoktu. Burada sadece zaman geçsin de 'yaşayayım' diye yaşıyordum belkide ama ne zaman ki okul hayatımda bir başarı elde etmeye başladım işte o zaman hayatıma bir yol ,bir plan çizdim.
Her sektörü düşündüm. Kendimi savunmam insanlara karşı tutumum beni bir ara hukuk okumaya itti. Çok sürmedi bu düşüncem tabiî ki. Babama kalırsa kendisi tekstilin içinde olduğundan dolayı bizim de o sektör üzerine okumamızı istiyordu ama ben ısrarla okumayacağımı dile getiriyordum. Sanırım bu konu ile ilgili hale üzerinde baskı uygulayabilecek gibi görünüyor.
Baktım ne sevdiğime karar veremiyorum bende okuduğum bölüm üzerine yola çıkmak istedim. Sayısalcıydım. Bir anda güya diyesim geldi. Çünkü yapabildiğim tek şey biyolojiydi. Kimyayı zorladım mı yapıyordum ama gelin görün ki fizik ile yıldızımız hiç uyuşmuyordu. Kahrolası fizik kim buldu seni!
Madem biyolojiyi seviyordum önümde iki yol vardı; ya bitkiler üzerinden gidecektim yani o yönde bir bölüm araştıracaktım ya da insan vücudunu konu edinen yani sistemleri de kapsayan bir bölüm seçecektim.
Açıkçası bitkiler şuanda pek ilgimi çekmiyordu. Geriye tek bir seçenek kalıyordu o zaman. İnsanlar! Küçüklüğümden beri hep hastanede çalışmak istemişimdir. Tabii araya bazen farklı fikirler girmişti ama şimdi yapabildiğim bir alan düşününce sağlık sektörü gene hayalim olmuştu.
Evet evet sağlık sektöründe bir bölüm okumak istiyordum. Zaten babam hacıköy'e geleceğimiz zaman beni sağlık meslek lisesine kayıt ettirecekti lakin puanım alıma göre düşüktü. Çok istemiştim halbuki sağlıkta okumayı. Sanırım nasip üniversiteye olacaktı. Hayırlısı diyelim.
Hastane deyince aklıma direk hep hemşireler gelmiştir. Bilmiyorum neden ama sanki orası hep onlardan sorumlu. İçine girmediğim için bir yorum yapamayacağım. Hatırlıyorum bir keresinde çok küçüktüm bana 'ne olmak istiyorsun' diye sorulan klasik sorulara hep 'doktor' derdim. Sonrasında tıp denen bir şeyi okumak zorunda olduğumuzu öğrendim ve bunun da 6 yıl olduğunu... bakın bu dramdır çünkü benim hayallerim yıkılmıştı. Ondan sonra da hastane de olsun da ne olursa olsun demeye başlamıştım. Ne dersiniz sizce yapabilir miyim ki?
Hayatımda artık kalbimi hızlandıracak birileri de olmadığına göre hayallerim için çabalayabilirdim. Tutunacak tek dalım onlardı artık benim. Hayata karşı kullanacağım tek silahım! Hayallerim...
Bir hafta geçmişti. Bu süre zarfında okulda hep gülücükler saçıyor kahkahalar atıyordum. Evet evet! Mutluyu oynuyordum yine. Umutla tabiî ki karşılaşıyorduk ama ben en iyi yaptığım şeyi yapıyor görmemezlikten geliyordum. Bakın dipnot geçmek istiyorum bunu çok iyi yapıyorum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
#HİSSİZ VEDA#
Ficção AdolescenteVedalar canını sıkmasın, Yine buluşabilmek için Bir 'hoşçakal' gereklidir. Richard Back Sahi? Hangisi daha zor? Gitmek mi? Kalmak mı?... ### Her yazarın kalemini dokundurduğu kağıtta bir parç...
