Bugün endgame izliyorum kesin ölücem iyi okumalar
Sarışın adam ne zaman vardığını dahi anlamadan gelmişti. Evin birkaç kilometre uzağında taksiyi durdurup indi. Yağmur bardaktan boşalırcasına yağıyordu. Etrafına bakındı tarif edilen evi bulmaya çalıştı. Gördüğü manzara karşısında şaşkına dönmüştü. Tony ve bu kadar sıradan bir ev, ha? Cidden uzaklaşmak istiyor olmalı.
Bir süre gidip gitmemeyi düşündü ve beklemeye başladı. Şimdiden sırılsıklam olmuştu. Ne olursa olsun. Koşarak evin kapısına gitti ve tıklattı. Bir süre bekledikten sonra kapı açıldı.
Tony şaşkınlıkla Steve'e bakıyordu. Sırılsıklam olmuş saçları alnına yapışmış, ceketi elinde kapıda bekliyordu. "Steve?" Sarışın adam aralanmış kapıyı açarak içeri girdi ve arkasından kapıyı kapadı.
"Tony? Orada mısın?" Rhodey hâlâ telefonda cevap bekliyordu. "Beni korkutuyorsun. Ne oldu?"
Steve esmer adamın yanına yaklaşıp suratını avuçlarının arasına aldı. "Sensiz yapamam." gözlerini kahverengilere kitledi. Belki de ilk kez bu kadar uzun bakışmışlardı. Sarışın adam dudaklarını esmerinkilere kapattı.
smut
Yıllarca birbirlerine susamışcasına öpüşüyorlardı. Tony aralarındaki azıcık boşluğu da kapatmak için ellerini Steve'in ıslak saçlarına atıp kendine çekti.
"Tanrım! Telefonu kapatamaz mıydınız?" Rhodey gülerek telefonu kapattı. İkisi adına da mutluydu. Sonunda inatlarını bırakıp birlikte olmaları en çok onun ve Natasha'nın içini rahatlatmıştı.
Hâlâ kapının önünde olmalarına rağmen durmaya niyetleri yok gibiydi. Tony ellerini Steve'in omuzlarına indirip ceketi çıkarmaya çalıştı. Sarışın adamın da yardımıyla ceket yerle buluşmuştu. Dudakları ayrıldığında sarışın olan boynuna doğru ilerledi ve öpmeye devam etti. Tony'nin ağzından küçük inlemeler çıkıyor bu da Steve'in daha çok iz bırakmasını sağlıyordu.
Sarışın adam kafasını kaldırıp öpücük için dudaklara eğildi. Ayrılmalarına üzerinden çok zaman geçmese de iki dudak hâlâ birbirlerine açtı. Steve elini Tony'nin belinden biraz daha aşağıya indirdi ve kalçasını sıktı. Tony öpüşmenin arasında nefesi kesilirmişcesine inledi. "Steve" sesi sanki çok uzaklardan geliyormuş gibi çıkıyordu.
Esmer adam Steve'in gömleğini düğmelerini açmaya başladı. İlk seferi olmamasına rağmen hâlâ parmakları birbirine dolanıyordu. O farklı olduğu için olmalı diye düşündü. Hayatının aşkı. Düğmeler zor da olsa bittiğinde özlediği kırmızı dudaklara tekrar kavuştu. Gömlek Steve'in omuzlarından düşünce adamın sıcaklığını hissedebiliyordu.
Steve ellerini daha da aşağı indirdi ve Tony'i kucağına aldı. Esmer adamın bacakları sarışın olanın beline sıkıca dolanmış ve gözleri gözlerine kitlenmişti "Sağdan ikinci kapı" Steve'in kucağında odaya yol alırken başını boynuna gömmüştü. Sarışın adam kapıyı ayağıyla açtı ve kucağındaki adamla içeri girdi.
Tony'i yavaşça yatağa bıraktı ve canını yakmadığından emin oldu. Esmer adam da tişörtünden kurtulduğunda Steve üzerine çıktı ve bacaklarını kısa adamın iki yanına koydu. Küçük bir öpücük alıp boynuna işaretlerini bırakmaya devam etti. Boynundan biraz daha aşağı göğüslerine indi ve öpücüklere devam etti.
Tony başını geriye atmış, inliyordu. Bunlar iz bırakacak diye geçirdi aklından ama önemsemiyordu. Herkesin onun Steve'e ait olduğunu bilmesini isterdi. Steve göğüs uçlarına indiğinde daha yüksek bir inilti kaçtı öpüşmekten kızarmış dudaklarından.
Steve tepkisini ölçmek için yüzüne baktı. Hoşuna gittiğini düşünerek devam etti ve göğüs ucuna öpücük kondurdu. "Steve- ben- siktir" Steve kafasını kaldırıp Tony'e baktı "eğer- eğer onlarla uğraşmaya devam edersen da-dayanamayacağım" Steve gülümsedi ve yataktan kalktı. Pantolonundan kurtulmak için düğmelerine ulaştı ve çıkardı.
Tony kendi pantolonları üzerinde uğraşıyordu ama elleri yine sabit değildi. Steve eğildi ve onunkileri de çıkardı. Aralarında onları ayıran birer parça bez vardı artık. Tony ayaklarını kaldırıp Steve'in çıplak vücudunda gezdirdi. Soğuk ayakları sarışın adamın sıcak vücudunda geziniyordu. Yarım bir şekilde güldü ve bacaklarını iki yana ayırdı.
Steve eğilip esmerin boxerlarından kurtuldu kendininkileri de çıkardı. Tony'e eğildi ve aletlerinin birbirine değmesini sağladı. İkilinin inlemeleri odayı dolduruyordu "Çek-çekmece! Steve, hadi!" sarışın adam çekmeceden aldığı küçük kap ile yatağa tekrar döndü ve Tony'nin bacaklarını ayırdı.
"Hadi, Steve. Ne bekliyorsun?" Steve gözlerini Tony'e kitlemişti. Hiç kimse sevdiğine belki de bu kadar aşkla bakmamıştı. Gülümsedi "harika görünüyorsun."
"Ben hep harika görünüyorum. Hadi şimdi!"
Steve önce tek parmağını Tony'nin içine itti. Esmer adam yavaşça inledi ve devamı için sarışının bileğini kavradı. İkinci parmak ve üçüncüsü... Tony hazır hâle geldiğinde Steve aletini esmerin girişine yanaştırdı. Yavaşça içine girerken Tony'i izliyordu.
Esmer adam sertçe yutkundu ve kendini Steve doğru itti. Daha fazlasına hazır olduğunu anlayan adam içine tamamen girdi. "Siktir! Steve!" Tony nefes nefese yorganı sıkıyordu. Alnından terler akıyor ama bir an olsun durmak istemiyordu.
Steve yavaşça hareket etmeye başladı. İleri ve geri... "Hızlan, bebeğim. Hızlan!" sarışın hızlandıkça Tony'nin inlemeleri sesli ve sık çıkmaya başlıyordu. "Tony, ge-gelmek üzereyim."
"Gel! İstiyorum!" Steve bir süre daha gittikten sonra aynı anda boşaldılar.
devam edebilirsiniz
İkisi de nefes nefese duruyordu. Sarışın adam eğilip sevgilisinin dudaklarına öpücük kondurdu. "Seni seviyorum."
"Ben de seni seviyorum." Tony'nin üzerinden inip yanına devrildi. Sevgilisini kollarının arasına aldı ve alnını öptü. Terin tuzlu tadını dudaklarında hissediyordu.
"Sana bir şey söyleyeceğim ama dalga geçmek yok." Tony dirseğinden destek alıp doğruldu ve sevgilisine baktı "Tamam geçmeyeceğim. Neymiş bakalım?"
"Bu benim ilk seferimdi."
"Bir erkekle mi?" Tony Steve'i süzdü. "HAYIR BU SENİN İLK SEFERİNDİ!" Tony gülerek kafasını Steve'in göğsüne yasladı. "Dalga geçmeyeceğini söylemiştin!"
"Söyledim evet ama-" gülmekten devam edemedi "tahmin etmeliydim. Seni tanrının erdemli adamı." Steve de güldü.
"Aslında pek tanrının yolunda gibi değildin." Tony çapkınca gülümsedi "daha çok bana tapıyor gibiydin." dedi ve sevgilisinin göğsünde daireler çizmeye başladı. Steve de dirseğinden destek alıp doğruldu "Öyle mi?"
"Öyle."
"Ağzından benim adım düşmüyordu ama."
"Tabiki düşmeyecek! Sen kendini hiç gördün mü??"
Steve kızardı ve sevgilisini kendine çekti. "Seninle olduğum için çok şanslıyım." burnuna öpücük kondurup sıkıca sarmaladı. İki adam huzurla uykuya daldı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
moondust | stony
Fiksi Penggemar«they love eachother, they just have some stuff to work out.»
