“Fotoğraf çeksen daha hızlı olur.” Tony gözleri kapalı bir şekilde mırıldandı. Küçük bir gülümsemeyle “Kötü olduğun bir şey var mı?” Steve elindeki kalemi hafif sararmış yapraklı defterin yanına bıraktı. Sevgilisinin yanağına bir öpücük kondurdu.
“Bunu görmemen gerekiyordu aslında.” elindeki resme baktı ve birkaç şey daha eklemek için kalemini tekrar aldı. Özgüvenli bir şekilde kalemi adeta kağıtta dans ettiriyordu. “Sanırıııım bitti.” kalemi kulağının arkasına koydu ve defteri Tony'e çevirdi.
Tony'nin alnına düşmüş saçları, gözlerini süsleyen uzun kirpikleri ve hafifçe aralanmış dudaklarını ustaca resmetmişti sarışın adam. Tony resme baktı ve yüzünde bir gülümseme oluştu. Defteri elinden alıp nazikçe yanına koydu ve Steve'in üzerine çıktı.
Bulduğu her yere öpücük kondurup burnunu sürtüyordu “Gıdıklanıyorum.” Steve gülüyor ve Tony'i durdurmaya çalışıyordu. Esmer adam sonunda durdu ve doğruldu. Sevgilisinin yüzünün her detayını ezberlemeye çalıştı. Dudaklarının güldüğü zamanki kıvrılışını, masmavi gözlerini ve bulunmayan her kusurunu...
Ellerini Steve'inkilere geçirip eğildi. Tadına asla doymadığı ve doyamayacağı dudaklara tekrar kavuştu ve nefessiz kalana kadar öptü. “Beğendin mi?”
“Bayıldım.” bir süre duraksadı “Senin gözünde harika görünüyor olmalıyım.” Steve sevgilisinin yüzünü avuçlarına aldı “Zaten harikasın.” Bu sefer işi pişirme amaçlı eğildi ve dudaklara kapandı.
“Efendim, Natasha Romanoff arıyor.”
“Siktir! Sabah aramasını söylemiştim.” Steve'in üzerinden inip yana devrildi. “Açabilirsin, Jarvis.”
“Umarım giyiniklerdir. Umarım-” Nat telefonun açıldığını farketti. Kızıl saçlı kadın tüm pozitifliğiyle gülümsüyordu. “Günaydın favori çiftim! Nasılsınız?”
“Her zamankinden daha iyi! Biliyor musun, Steve artık iyi ve biz dün- Selam, Joyce!”
Natasha sevgilisinin elini tuttu ve yüzüne baktı “Geldiğin için çok teşekkür ederim, sevgilim. Zihnimi kirletmeye çalışıyorlardı.” esmer kadın güldü “Zihnin dün gece çok temiz gibi değildi. Bu arada sana da selam Tony!”
Kızıl, kaşlarını çatıp sevgilisine baktı ve Tony'e döndü “Anlaştınız değil mi? Sizi küçük şeytanlar!”
“Kızdığında çok tatlı oluyorsun.” Joyce sevgilisinin yanağına öpücük kondurdu ve kameraya el sallayıp çıktı.
“Amerika'nın favori çifti.” Tony sevgilisine baktı “Ama Amerika'nın göt-”
“TANRIM SUSUN!” Natasha kulaklarını tıkadı “Benimle bununla ilgili mi konuşmak istediniz?” Esmer adam kameraya tekrar döndü. “Üzgünüm. Hayır aslında değilim. Neyse konuya dönecek olursak bu akşam seni ve Joyce'u buraya bekliyorum. Uzun zamandır orada kalıyorsun.” fısıldadı “Seni özlemiş olabilirim.” Güldü ve devam etti “Aile oyun gecesi yapacağız. Uzun zaman oldu ve birlikte vakit geçirmenin iyi olacağını düşündüm. Ne diyorsunuz?”
“Bilmiyorum be-” Joyce Nat'in sözünü böldü “Geliyoruz! Uzun zaman oldu, Tones. Özledim seni, dostum.”
“J için uygunsa bana da uygun. Geliyoruz.”
“Bekliyoruz. Kendinize iyi bakın.” Steve veda edip görüşmeyi sonlandırdı.
Tony kendini geriye attı. Sırtı yatağa değdiğinde derince nefes aldı. Steve de yanına uzandığında yüzlerini birbirine çevirip gülümsediler. Aralarında yok denecek kadar az bir boşluk vardı. Burunları birbirine değiyor, dudakları ise kavuşmak için can atıyordu. “Seninle yarım kalmış işlerimiz var.” Steve Tony'nin üzerine çıktı ve öpmeye başladı.
sahne kapanır hahhaa smut yok
“Saat kaç, Stevie? Clint atıştırmalıklar hazır mı? Thor çok yiyor biliyorsun. Sam şükürler olsun geldin.” Steve saate baktı ve oyunları masanın üzerine bıraktı. Salonda durmadan koşuşturan ve boş vakitlerinde elleriyle oynayan sevgilisini gördü. Yanına ulaştı ve ellerini tuttu “Her şey yolunda, bebeğim. Her şey hazır. Endişelenmene gerek yok birazdan geleceklerdir.”
Tony Steve'in gözlerine baktı ve hafif bir gülümseme ve kafa sallamayla yanıt verdi. Kapının açılmasıyla arkasına döndü ve arkadaşlarına sarıldı “Favori kızılım!” arkadaşının yanağına öpücük kondurup diğerleriyle selamlaşmaya gitti.
“Joyce, Joyce, Joyce. Seni görmek güzel.” kadına sarıldı ve fısıldadı “Geceye kadar Steve ve Natasha'yı düzgün durdurmak zor olacak gibi görünüyor.”
“Tahmin ettiğimizden bile zor olacak ama halledebiliriz.” ayrıldılar ve birbirlerine gülümsediler “Güç seninle olsun.”
•
“God&Scientist de puan aldı. Sıra sizde Tony loves Steve's d-” Clint elini alnına vurdu “Neden grubunuza bu ismi verdiniz? Oyuna el atıp ismi değiştiriyorum.”
“Ne? Hayır! Buna hakkın-” Clint tahtaya kalkıp grubun adını sildi ve “Clint's Parents” yazdı. Gülerek kalemi kenara bıraktı “Bunu tahmin edemediniz, değil mi?”
“Dua et evladımı seviyorum. Bu isim kalabilir.”
Steve tahtaya çıktı ve bir kağıt çekti. Evlilik. İç çekti ve kalemi eline aldı.
“Sakal. Hayır sakallı bir adam! Bir adam daha? Kısa adam! Uzun?” Steve derince nefes aldı ve geçit çizdi “Son 30 saniye!”
“BU BİZİZ! BİZ- BİZ EVLENİYORUZ! EVLİLİK!” Steve sevinçle koşup sevgilisine sarıldı. “Siz hile mi yapıyorsunuz??? Hepsini bilmeniz imkânsız!” Nat kollarını bağlayıp somurttu. “Hayır, tatlım. Buna ruh eşi olmak deniyor.” sevgilisini öptü. Durmak istemeksizin üzerine doğru eğildi ve koltukla buluşturdu “Hey, hey, hey! Tony zorluk çıkarabilecek olanların Steve ve Nat olduğunu söylemiştin ama eğer biraz daha size göz yumarsak canlı porno izleyeceğiz!” Joyce yastığı fırlattı.
“Zaten biz kazandık.” Steve'in üzerinden kalkıp ellerini iki yana açtı “Kutlama yapmayalım mı?” Bruce güldü ve konuyu dağıtmak için ayağa kalktı. “Oyunları bitirdiğimize göre size bir şey söylemem gerek. Aslında söylememiz.” elini Thor'a uzattı ve yanına çağırdı “Biz birlikteydiz.” salondan alkış ve ıslık sesleri yükselmeye başladı. Tony sesini duyurmak için bağırarak konuşuyordu “Bunu tahmin etmiştim!”
Alkışlar kesilince Clint sözü aldı “Bu odada tek heteroseksüel ben miyim?” Sam de ona eşlik etti “Sanırım bir başımızayız, dostum.” elini sarışın olanın sırtına vurdu. “Şaka bir yana sizin adınıza mutluyum.”
Kızıl saçlı kadın içeceğinden bir yudum almak için şişeyi kaldırdı “Siz de pek hetero değilsiniz.” İçkisini bitirip masaya bıraktı “Saat geç oldu. Gidelim.”
“Hayır, hayır, hayır. Bu gece burada kalacaksınız. Hem Nat Avenger olduğunu hatırlıyorsun değil mi?” Joyce kalalım dercesine bakışlar atarken Natasha onu kırmayıp kafasını salladı.
“Odalarınızı biliyorsunuz. İyi geceler. Bizim Steve ile tartışmamız gereken meseleler var. Mesela küresel ısınma.” Steve gülerek kafasını salladı. Natasha “Bilmez olur muyum? Siz olmasanız dünyanın hali ne olurdu acaba?” Herkes güldü ve birbirlerine iyi geceler diyip odalarına gittiler.
•
Odaya girer girmez Tony sevgilisinin dudaklarına yapıştı. “Evlilik, ha?”
“Beğenmedin mi?”
“Bayıldım! O günü merakla bekliyorum.” loş ışıkta pek fark edilmese de göz kırptı “En çok da gecesini.” Steve'in pantolonunun düğmesini ve fermuarını açtı ve dizlerinin üzerine çöktü.
Ehehehhe smut yok ama var sıradaki bölüm çok heyecanlı olacak
ŞİMDİ OKUDUĞUN
moondust | stony
Fanfiction«they love eachother, they just have some stuff to work out.»
