Kuleye vardıklarında Steve arabadan aceleyle inip içeri girdi. Tony ile olan gerilimlerini diğerlerine belli etmek istemiyordu. “Benim çok uykum var. İyi geceler.” hızlı adımlarla odasına doğru ilerledi.
Tony şaşkınca onu izliyordu. “Ben de gitsem iyi olacak. İyi geceler.” Natasha arkasından bağırdı “Çok ses yapmayın! Uyumaya çalışanlarımız var!” Tony umursamadan Steve'in peşine koştu.
Sarışın adam odasına girmiş kapıyı kapatmak üzereyken Tony ayağını kapıya sıkıştırdı “Bekle,” Steve kapıdan uzaklaştı ve odanın bir köşesine çekildi. “Neler oluyor?”
“Bence biliyorsun.”
“Hadi ama, Steve. Sadece eğlenmek içindi.”
“Eğlenmek için,” Steve güldü “eğlenen tek kişi sendin gibime geldi.”
“Bak, özür dilerim.”
“Tamam, her şeyi anladım da ben kalkıp gittiğimde benimle dalga geçtin, Tony. Ben istediğin zaman eğlenebileceğin oyuncağın değilim. Ben de bunun için özür dilerim.”
Tony Steve'e yaklaştı “Cidden çok özür dilerim. Seni öyle zor bir duruma düşürmemeliydim. Beni affedecek misin?” yüzünü Steve'e yaklaştırdı ve öpmeye çalıştı. “Hayır, Anthony. Sıra sende.” Steve Tony'den uzaklaşıp kapıya ulaştı. “Bana öyle demenden hoşlanmıyorum bunu biliyorsun.” Sarışın adam kapıyı açtı ve Tony'nin gitmesi için eliyle dışarıyı gösterdi.
“Sen beni öpmeden bir gün dahi duramazsın, Steve. Cidden bunu yapmak istiyor musun?”
“Duramayacağımı nereden çıkardın?”
“Çünkü seni tanıyorum. Hadi bir oyun oynayalım. Ben iddia ediyorum ki beni öpmeden veya dokunmadan bir gün geçiremezsin.”
“Öyle mi, Stark? Ben de iddia ediyorum ki sen beni öpmeden ya da dokunmadan bir gün geçiremezsin.”
Tony saatine baktı “Saat gece bir. Yarın bu saatte iddia bitmiş olacak. Sana başarılar diliyorum.” Steve'in yanına iyice sokulup kapıdan çıktı.
•
Steve gözlerine giren gün ışığı ile uyandı. “Günaydın.” yanına uzanmış onu izleyen Tony'e baktı “Senin burada ne işin var?”
“Sevgilimin yanına uzanamaz mıyım?”
“Tabii ki ama neden sadece benim gömleğimi giydiğini anlayamadım.”
“Çünkü senin gibi kokuyorlar ve kendimi iyi hissediyorum.” Steve gülümsedi ve doğruldu “Sende daha güzel duruyorlar.” Tony'e eğildi ve aralarında birkaç santim kalmasını sağladı. Hemen unuttu diye düşündü Tony ve gözlerini kapatıp öpücüğü bekledi. “Rüyanda görürsün.” Sarışın adam yataktan kalkıp ana salona gitti. “Seni pislik herif!”
Tony üzerine düzgün bir şeyler giyinip aşağı indi. “Günaydın, Tony.”
“Siktir git, Clint.”
“Yine ne yaptım??”
“Sinirlerimi bozuyorsun.” kahvesini doldurup laboratuvara indi. “Ne oldu yine? Steve bir sorun mu var?”
“Hayır. Hayır, yok.” Steve güldü ve yemeğine gömüldü.
•
“Jarvis, playlistimi çal.” Tony akşama kadar laboratuvarda kalmıştı. Kahvaltı dahi yapmamışken akşam yemeği zamanı gelmişti. “Bir şeyler yemeyecek misin?” kapıda duran adamın güven veren bir bakışı vardı. “Teşekkür ederim. Aç değilim.” Steve elindeki tabakla içeri girdi ve masaya bıraktı “Benim yaban mersinlerim var tekrar teşekkür ederim.” paketten bir tane çıkarıp ağzına attı.
“Öyle yemek hile değil mi?”
“Nasıl?” Steve iç çekti ve kafasını başka bir yöne çevirdi. Tony yanındaki masaya çıktı ve sevgilisine baktı “Peki, sen haklıydın. Beni cidden tanıyorsun. Daha fazla uzatamam.” dudaklarını Steve'inkilere yaklaştırdı “ama 90 küsur yaşındaki birine biraz daha karşı koyabilirim sanırım.” masadan inip uzaklaştı. Kapıdan çıkmadan arkasını döndü “Seni seviyorum.” öpücük yollayıp yoluna devam etti.
“Biz çıkıyoruz. Bir şeye ihtiyacınız var mı?” Bruce kapıdan seslendi “Hayır, yok. Teşekkürler Brucie Bear.”
“Ben de sizinle gelebilir miyim? Burada olacaklara şait olmak istemiyorum da.” Clint ayaklandı ve diğerlerinin yanına koştu. Tony tezgâhın üzerinden aldığı bıçağı fırlatmak üzere kaldırdı. “İyi akşamlar!” Clint kapıdan çıkınca Tony de bıçağı indirdi.
Steve hiçbir şeyi umursamaz bir şekilde koltukta oturup kitap okuyordu. Kitabını kapatıp koltuktan kalktı “Ben duşa gireceğim. Katılmak istersen.” Tony gülümsedi “Beni kandıramazsın, ihtiyar.”
•
Steve beline doladığı havlu ile banyodan çıktı. Islak sarı saçları alnına düşüyordu. Odasına yöneldi.
Tony salonda ne yapacağını düşünüyor, bir şey bulamıyordu. Odasına gidip dolabını inceleyecekti. Tony her zaman bir yolunu bulur. Odasına ilerlerken yan taraftaki Steve ile karşılaştı “Şaka yapıyor olmalısın.”
“Ne?” Sarışın adam yüzünü Tony'e dönüp “Ne oldu?”
“İddianın bitimine bir saat kaldı ve sen böyle karşımda dikiliyorsun.” haklıydı da. Adamın ıslak vücudu ve saçlarına camdan vuran ay ışığı onu daha da karşı konulmaz kılıyordu.
Tony dudaklarını ısırdı ve yere baktı. Steve ellerini iki yana açmış gülümsüyordu. Tony kafasını yavaşça kaldırdı “Ne derler bilir misin?”
“Ne derler?”
“Sikeyim iddiayı sana ihtiyacım var.” Tony sevgilisinin kucağına atladı. Adam yerinden kıpırdamamıştı bile. Esmer olan dudaklarını sarışınınkilerle birleştirdi. İddia kaybedilmişti ama buna değer diye düşündü.
Bir sonraki bölüm smut olucaaaak
ŞİMDİ OKUDUĞUN
moondust | stony
Fanfiction«they love eachother, they just have some stuff to work out.»
