“Bitti mi?” Tony kanepe uzanmış milkshake'ini yudumluyordu. “Bitmek üzere. Biraz yardım etsen iyi olurdu.” Tony bir yudum daha alıp manzarayı izlemeye başladı.
Steve'in atleti terden sırtına yapışmış, fırçayı her hareket ettirdiğinde sırt kaslarını da onunla beraber hareket ediyordu. Daha alt kısımlara gelirsek Tony'i en çok çeken de buydu zaten.
“Manzarayı sevdin mi?”
“Tanrım, bayıldım.” Steve elinin tersiyle alnındaki teri sildi ve ellerini beline koydu “Bitti sanırım. Ama ben de bittim.” kocasının yanına gelip ayak ucuna oturdu.
“Bitmesine üzüldüm.”
“Neden? Bitmesini isteyen sen değil miydin?”
“Manzara akıl almaz derecede büyüleyiciydi.” milkshake'in sonuna geldiğini belli eden ses ile yüzünü düşürdü “Bu da bitti.”
“Başka var mı?” Tony yerdeki 5 boş milkshake kutusuna baktı “Sanırım yok.” Steve güldü ve kocasının kalkmasına yardım etmek için ellerini tutup kendine çekti. Dudaklarından çilek tadını alabiliyordu. Ensesinden tutup daha da kendine çekti ve sertçe öptü.
“Çok fazla içmişsin. Kusmayacağına emin misin?”
“Eminim. Sadece- Siktir.” yerinden kalkıp koşarak lavaboya gitti ve kustu. Steve peşinden gidip yanına çöktü ve sırtına hafifçe vurdu “Demiştim, bebeğim.”
“Ama tadı çok güzeldi.”
“Biliyorum ama çok fazlaydı.”
Yandan bir peçete kopararak kocasının dudaklarını sildi “Kusmanın hamilelik belirtisi olduğunu söylerler.”
“Şuan hiç eğlenmiyoru-” tekrar klozete dönüp kustu.
“Hastaneye gidebiliriz.”
“Gerek yok. Sadece çok fazla içmemem gerektiğini kendime hatırlatmalıyım.” ağzını silip yerinden kalktı “Biraz uzansam iyi olur.” Steve koluna girip odalarına gitmesine yardım etti.
Üzerini sıkıca örttü ve alnına öpücük kondurdu “Yapmamı istediğin bir şey var mı?”
“Hmm kurabiye olabilir mesela. Bol çikolatalı.” Steve güldü ve kocasını bir kez daha öptü “Sen biraz uyu. Ben de kurabiye yapayım. Seni seviyorum.”
“Ben de seni, bebeğim.”
•
“Siktir!” kurabiyeleri tezgaha bırakıp elini hızla salladı. Hemen suyun altına sokup şişmesini engelledi. Acı biraz daha dinince kurabiyelere dönüp bir tanesini ağzına attı “Fena değil.”
Yavaş adımlarla yukarı çıkıp odaya girdi. Yatağın köşesine oturup kocasına baktı. Benim meleğim. Eğilip uyandırmak için öptü “İyi uyudun mu?” Tony gerneşip gülümsedi “Uyudum.” etrafını kokladı “Cidden yapmışsın!”
“Senin istemen yeter.”
•
“Şu günlerde canının çok fazla şey çekmesi normal mi?” Steve tek kaşını kaldırıp karşısındaki adama baktı. “Steve. Cidden şu hamilelik olayını bıraksak. Sıkıcı olmaya başladı.”
“Ben bir şey demiyorum.” Tony gözlerini devirip kurabiyesini süte batırdı.
“Daha iyi misin?” Tony kafasını sallayıp tebessümle yanıtladı. “Kurabiyeler harika bu arada.” son parçayı da ağzına attı ve ellerini çırptı. “Bulaşıklara yardım edecek misin peki?”
“Seve seve.” kollarını sıvayıp işe koyuldu.
•
“Son odayı da bitirdin mi?”
“Evet. Eşyaları taşıdım bile. Görmek ister misin?” Tony kafasını sallayıp üst kata çıktı. Kapıyı yavaşça açıp içeriyi inceledi.
Bu oda diğerlerinden daha farklıydı. Beyaz duvara mor şeritler çekilmişti. Hepsi de kusursuz. Buraya çok uğraşmış olmalı. İçeri adım attı.
Küçük bir puf, ayna, dolap ve halı dışında hiçbir şey yoktu. Kocasına elini uzatıp içeri gelmesini sağladı “Bu odanın ne olabileceğini biliyorum.”
“Sanırım ben de.” bir öpücük paylaşıp odaya baktılar.
Tony kafasını kocasının omzuna koydu “Şeritleri sevdim. Şu pufu da.” elini kocasının göğsüne koydu “Şimdiden harika bir babasın. Bu çok hoşuma gitti.”
“Öyle mi? Sen de harika bir babasın.”
•
Nefes nefese kendilerini geriye attıklarında Tony yorganı sıkıca göğsüne çekti ve derin bir nefes verdi “Bu iyi geldi.”
“Evimizde daha farklı hissettiriyor.”
Tony dirseklerinden destek alarak doğruldu ve kocasına baktı “Şu odayı ne zaman doldurmayı düşünüyoruz?”
“Daha dokuz ayın var değil mi?”
“Sikerim ama!”
“Özür dilerim.” Steve güldü “Kendime engel olamadım.”
Tony kafasını Steve'in çıplak göğsüne koydu “Onu kim emzirecek biliyorum.” güldü “Gayet komikti, Stark.”
“Soyadım Stark değil biliyorsun değil mi?”
Steve gülümsedi. Tatlılığına karşı duramayan Tony eğilip kocasını öptü. “Morgan.”
“Hm?”
“Kız ise Morgan.”
“Tatlı bir isim. Beğendim. Ya erkek olursa?”
“Bilmiyorum. Sence?”
“Hmm Peter nasıl? Ya da Harley?”
“Güzelmiş.” eğilip tekrar dudaklara kavuştu ve gülümsedi.
“Bu evlat edinme işleri nasıl oluyor bilmiyorum.”
“Ben de bilmiyorum. Bir yolunu buluruz ama.”
“Peki ne zaman?” Tony soran gözlerle kocasına baktı “Ne zaman gideceğiz?”
“Evi biraz düzene soktuktan sonra olabilir. Ya da sen ne zaman istersen.” elini Tony'nin yanağına koydu.
Tony dudağını yanağındaki ele dokundurdu “Evi biraz düzene sokmak mantıklıymış.” derince iç çekti “Sana aşığım.”
“Ben de sana, birtanem.”
çok kısa bir bölümdü ama
aması yokmuş geçiş bölümü diyip sıyrılayım belki sabah diğer bölümü de atarım
ŞİMDİ OKUDUĞUN
moondust | stony
Fanfiction«they love eachother, they just have some stuff to work out.»
