"Sen, sen ciddi misin?"
Hızla üstünü bırakıp sarıldım. Yumuşak kumral saçlarını öptüm. Şuan onu saklamak istiyordum.
"Ne yapıyorsun?" dedi sessizce etrafa bakınarak.
"Ne kadar korktum haberin var mı?" dedim nefes nefese. Birazdan ağlayacaktım. Hafifçe sırtıma vurup beni sandelyeye oturttu.
"Sakin ol. Al iç." dedi ve elindeki yarım suyu uzattı.
Suyu içtikten sonra nefesimi düzene sokmaya çalıştım.
"Neden bu kadar endişelendin?" dedi hafif gülerek.
Yandan ona ters ters baktım. "Seni döverim Batu."
Gülmesi iyice arttı. "Sadece araba çarptı."
"Sadece mi? Kafanı sert çarptın herhalde." dedim.
"Ne bekliyordun ki gelirken?"
"Ne bileyim anasını satayım söyledikleri tek şey bilincinin yerinde olduğuydu. Ben, ben seni yoğun bakımda camdan iz-izleyecek gibi hissettim." dedim.
"Tamam, sakin ol. İyiyim ben." dedi elini elimin üstüne koyarken. Nefesim bu hareketiyle tekrar düzensizleşti. Elimi yavaşça çektim. Sorar gözlerle suratıma baktı.
"Nefesimi düzene sokmaya çalışıyorum." dedim kafa sallaya sallaya. Güldü. Ben ağlayacaktım şimdi.
"Of." kafamı ellerimin arasına aldım.
"Uyuyor muydun?" dedi. Ve aklıma gördüğüm o saçma sapan rüya geldi.
"Gece ikide ne yapılabilir ki başka?"
"Konu sen olunca," dedi yarım gülümserken.
Sol kolu dirseğinden eline kadar sarılıydı. Suratında da yara bantları vardı.
"Çok acıyor mu, ya da acıdı mı?" dedim kolunu elime alarak.
"Eh, çok hatırlamıyorum zaten."
"Sen bağlamadın mı kendini?"
"Uyuyakalmışım."
"Salaksın sen. Nerde çarptı araba?" dedim parmaklarına dokunurken.
"Kapının önünde."
"Gece ikide ne işi varsa o arabanın da."
"Gece vardiyası falandır belki."
"Sen masumsun ben fesatım ya, "
"Evet öyle."
"Süper bir çift oluruz."
Güldü.
"Neyse şanslısın ki sol kolun. Çok zorlamaz." dedim.
"Ben solağım."
"Ne?"
Güldü. "Öyle."
"Ee, annen falan nerde senin?"
"Burda değiller."
"Nerdeler?"
Kafasını eline dayayıp baktı. O sırada Doruk geldi.
"Vay, hastamız iyi o zaman?" dedi Batu'nun sırtını sıvazlayarak.
Batu rahatsız olduğunu belli edercesine yerinde kıpırdandı. Elimi Batu'nun omzuna attım.
Doruk elini çekip ensesine koydu. "E bugün çıkacak mısın?" dedi.
"Bu gece burdayım." dedi Batu.
"Sen istersen git Doruk. Ben burda kalacağım zaten." dedim Batu'nun omzunu sıkarak.
"E araba?" dedi.
"Ben ayarlarım onu sağ ol." dedim ayağa kalkarken.
"Ne demek." dedi gülümseyerek.
Doruk'la kapıya kadar yürüdüm. Kapıdayken bana döndü.
"Yarın çıkarken beni ara. Çalışmıyorsam gelir alırım."
Gülümseyip elimle omzuna vurdum. "Teşekkür ederim."
Hafifçe gülümseyip göz kırptı ve gitti.
Biraz orda dikildikten sonra arkamı dönüp içeri girdim. Döndüğümde Batu'nun pür dikkat beni ya da bizi izlediğini farkettim.
Uzaktan gülümseyip ona doğru gitmeye başladım. O ise dönüp kahve makinesiyle uğraşmaya başladı.
Gidip kolumu boynuna attım ve kendime çektim.
"Sen niye buradasın?"
"Ya ben burda kaza yapmışım senin yaptığına bak."
"Sen peşimizden mi geldin?" dedim kafa sallayarak.
"Bak hemşiremi çağırırım."
Gülüp bıraktım.
"Hadi odaya." dedim ve ensesinden itledim.
"Ne odası?" dedi salak salak suratıma bakarak. Güldüm.
"Kafanı vurduğun için mi yoksa heyecanlandığın için mi böyle oldun sen?"
Bölümü yine ikiye böldüm. Arkadaşlar ben dayanamayıp yapacağım bunları galiba durdurun beni.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
¦Nude¦
Kurzgeschichtenİkinci el aldığınız bir bilgisayarda eski sahibinin nudeunu bulursanız ne yaparsınız? Silmelisiniz. B×B bir kurguuuu. Kısa ve vakit öldürmelik. For you @whitefunruins @pandayunicorn Taekook kurgusu değil.
