Batu'yla evin önünde dikiliyorduk. Mahalle çok neşeli bir mahalle gibi duruyordu. Pastel renklerinde binalar, her balkonda renkli saksılı çiçekler... Masaldan fırlamış gibi.
Elimi Batu'nun omzuna attım.
"İyi misin?" omuz silkti. Batu için sorun yokmuş gibi davranıyordum ama açıkçası gerilmiştim. Evin kapısı açıktı. Sürekli teyzeler girip çıkıyordu.
"Hadi girelim artık," dedim ve omzundan hafif itledim. Zar zor adım attı. Eşikten girer girmez ağlamaya başladı. Kapının girişindeki tabureye oturdu. "Abimi arayayım ben." dedi ve telefonu çıkarıp aradı.
"Alo, geldim ben."
"Geliyormuş."
Tırnaklarını eline batırıp duruyordu. Etrafı kolaçan edip diz çöktüm ve ellerini tutup hızlıca öptüm.
"Yapma güzelim, iyiyiz. Tamam mı?" tekrar öpüp bıraktım ve ayağa kalktım. Batu ise kafasını eğmiş elleriyle gözlerini kapatmıştı.
Çok geçmeden Batu'ya çok benzeyen ve muhtemelen abisi olan kişi içeri girdi. Boyu benden de uzundu. Batu gibi kumral ve kahverengi gözlüydü. Gözleri onun da ağlamaktan kızarmıştı. Bana kısa bir bakış attıktan sonra hemen Batu'ya baktı. Benim gibi diz çöktü. Batu hala farkında değildi.
Batu'nun ayaklarına bacaklarına başını koyup ağlamaya başladı. Ben de hüngür hüngür ağlayacaktım şimdi.
"Koray bir saniye," diye çıkıştı Batu.
Batu'nun kulağına eğildim. "Abin," der demez Batu kafasını kaldırıp bacaklarında gördüğü abisine sarıldı.
"Seni çok özledim Batu," diyebildi abisi zar zor çıkan sesiyle.
Daha fazla dayanamayıp kapıya çıktım.
Batu umursamaz gibi görünüyor. Hiçbir şey umrunda değilmiş gibi. Ama öyle değil. Yaşaması gereken her şeyi erteliyor sadece, en son böyle taşıyor biriktirdiği şeyler.
Cenazeye yetişememiştik, başsağlığı dilemeye gelen herkes akşam olunca evlerine gitmişti. Koskoca iki katlı evde Batu abisi ve ben vardık sadece.
"Bu annemin mi?" dedi Batu koltuğun kenarındaki yeşil hırkayı göstererek. Abisi kafa salladı.
Batu oflayıp yüzünü ekşitti. Ağlayacak gibi. Ama ağlamadı. Artık ikisi de ağlayamıyordu. Öylece oturuyorlardı.
"Henüz eşyalarını toplamaya vaktim olmadı." diye ekledi.
"Alper de gelecek." dedi Batu. Abisi kafa salladı.
"O gün, evden gittiğin gün..."
"Annemin kovduğu gün," diye düzeltti Batu. Abisi çekinir gibi bana baktı.
"Özür dilerim, sana hiçbir zaman abilik yapamadım."
Batu yastığa sarılmış kafa sallıyordu.
"Bana gelince kimse yapması gerekeni yapmadı ki zaten."
"O gün niye hiçbir şey demedin?" diye sordu dayanamayıp. Yapmamalıydı. Şimdi yapmamalıydı.
"Ben..." abisinin lafını zil kesti. İkisi birbirine bakarken kapıyı açmak için ayaklandım.
"Ben bakayım," dedim. Abisi sıkıntıyla bakışlarını camdan dışarı çevirdi. Ben kalkınca Batu arkamdan geldi.
Abisinin göremeyeceği yere çekip elimi yanağına koydum.
"Sakin ol." dedim.
"Sakinim."
Kafa salladım. "O gün annenin yaptığını yapıyorsun. Tek acı çeken o değil diye suçlamıştın anneni, hatırlıyor musun?" Batu öylece gözlerime bakıyordu. Bana hak vermemiş gibi. Zil tekrar çalınca merdivenlerden inip kapıyı açtı.
"Batu?" dedi kalın bir ses. Merdivenden sarkıp baktım. Kıvırcık kumrala çalan turuncu saçlı bir çocuktu. Alper miydi bu? İçeri girmeden Batu'yu çekip sarıldı.
"Nasılsın? Ha?" dedi tekrar. Tek elini saçlarına geçirmişti. Batu Alper'in omzunda kafa salladı.
Tuhaftı. Emre ile ben gibi değildi araları.
Ne düşünüyorsun Koray?
Bölümler kısa olacak diye şu sıralar sürünüyorum biraz.
41.bölüme geldik şöyle böyle. Final nasıl olacak merak ediyorum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
¦Nude¦
Historia Cortaİkinci el aldığınız bir bilgisayarda eski sahibinin nudeunu bulursanız ne yaparsınız? Silmelisiniz. B×B bir kurguuuu. Kısa ve vakit öldürmelik. For you @whitefunruins @pandayunicorn Taekook kurgusu değil.
