Kemal Karaman kendi halinde bir mimardı. Aşık olacağını pek düşünmüyordu.Yıllar önce eşini şehit vermiş dul bir kadın olan Sezen Güler ile karşılaşana kadar bundan oldukça emindi. Onlar kalplerine düşen koru keşfedip birlikte biz olmayı başarabilece...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Kemal gülümseyerek radyodaki müziğin sesini biraz daha açtı. Berat arkadaşına doğru bakarak sırıttı. Serkan'a doğru dönüp "Lan bunun mutlu hali de bir değişik." dedi.
Serkan arkadaşının bu haline gülmeden edemiyordu. Taze evli Kemal'in ağzından türkü, kalbinden de Sezen eksik olmuyordu. Çizim yaparken tüm gün şarkı dinliyordu. Balayından döneli birkaç hafta olmuştu ve günü sürekli böyle geçiyordu.
"Karışmayın bana." dedi Kemal çizimine devam ederken. Bu sıralar yaptığı çizimleri de bir ayrı beğeniyordu. Evlilik ona bambaşka bir hava katmıştı. Eve gittiğinde Sezen'in orada olduğunu bilmek bile içini kıpır kıpır ediyordu. Başka bir insanı bu kadar sevebileceğin hiç düşünmezdi. O anlatılan büyük aşkların hep şehir efsanesi olduğunu düşünürdü. Fakat gerçek aşk sana uğradığı zaman insan farkında olmadan değişiyordu. O da değişmişti. Bir kere birini sevmeyi öğrenmişti. Kişiliğinde elbette bir değişiklik yoktu. En büyük değişiklik kalbindeydi.
"Karışan yok kardeşim. Neyse ki müzik zevklerimiz benzer." dedi Berat. Serkan masasından kalkıp ceketini giydi.
"Ben şu projeyi sahibine götüreyim bakalım nasıl bulacak." diyen adam eline aldığı kağıdı dürdü.
"Hadi görüşürüz." diyen Serkan ofislerinden ayrıldı. Kemal şarkısını mırıldanarak çizimine devam etti. Saat su gibi akıp geçiyordu.
Sezen ise o sıralar da yeni gelen kitapları diziyordu. Üst raflar için Kemal'i bekleyecekti. Alt rafları dizdikten sonra parmağındaki yüzüğe gözü takılan genç kadın gülümseyerek yüzüğü okşadı. Kemal'i tüm gün çok özlüyordu. Bu çok garipti. Daha sabah onu kafeye bırakmıştı. Fakat şimdi içinde biriken özlemi hissedebiliyordu.
Sanki her gün kavuşana kadar zaman geçmek bilmiyordu. Kavuştuktan sonra ise zaman su gibi akıp geçiyordu. Sevdiği insanın yanındayken zaman gerçekten normalden çok daha hızlı geçiyordu.
Duvardaki saate baktıktan sonra kafedeki kişilere baktı. Sadece genç bir çift vardı. Karşılıklı oturmuş, kitap okuyorlardı. Şimdi burada olsa ona sarılsa ne güzel olurdu.
Mutlu bir şekilde kasaya geçen genç kadın sandalyeye oturup telefonunu eline aldı. Kocasına mesaj attı.
Beni almaya gelecek misin?
Telefonunu masaya geri koyar koymaz cevap gelmişti. Kemal çok hızlıydı.
Yoldayım.
Genç kadın gülümseyerek telefonunu masaya koydu. Bir aylık evliliği oldukça iyi gidiyordu. Bir kere Kemal harika bir eşti. Her işe yardımcı oluyordu. O temizlik yaptığında yemek yapıyordu. Birlikte masayı hazırlıyorlardı. Bu sıralar akşamları genelde film izliyorlardı. Bazen de kitap okuyorlardı. Sabahları onun kollarının arasında uyanmak artık alışkanlık olmuştu. İstediği sakin hayat işte buydu. Ona bu hayatı veren Kemaldi.