Bu mesajı da attıktan sonra başımı kaldırdım ve onu gördüm. Derry...
Derry; Louis'i kıskandırmaya çalışırken birkaç dakikalık sevgilim olmasını istediğim kişiydi. Gitmeden önce ismini söylemişti. Ama o burada ne yapıyordu?
"Senin burada ne işin var?"
"O yumruğu boşuna mı yedim sandın?"
"Ne istiyorsun peki?
"Özür dileme öpücüğümü." demesiyle şok oldum. Bu çocuk kafayı yemiş. Acaba yumruğun tadını alamadı ve bir tane daha mı istiyor?
"Asla. Senin derdin ne? Bir tane daha mı yumruk istiyorsun?"
"Bu sefer bize karışırsa o benden yumruk yiyecek." Louis ve yumruk yemek. Söyenmesi bile komik.
Dalga geçer gibi güldükten sonra tekrar Derry'e döndüm. "Benim bir sevgilim var ve onu aldatmak istemiyorum. Anladın mı? Şimdi buradan git."
"Benim de var. Ama o senin kadar güzel değil."
"Derry kapa çeneni ve defol git."
"Önce öpücük."
"Hayır Derry. Boşuna zırvalama o öpücüğü asla sana vermeyeceğim."
"O zaman ben kendim alırım." dedi fısıltıyla. Korku dolu adımlarla onu sollayıp aşağıya indim. Tam kapıyı açıp dışarıya çıkacakken ani bir hareket ile kolumdan tutup kendisine çevirdi ve dudaklarını dudaklarıma bastırdı. Ondan her ne kadar ayrılmaya çalışsam da hiç bir işe yaramıyordu. Ve ani bir şok daha! İçeriye Louis girdi!
Onu ittirmeye çalıştım fakat o beni daha çok sardı. En sonunda Louis Derry'i kendine doğru çekti ve bir tane yumruk daha. Ben de kurtulmanın mutluluğu içerisindeydim. Aslında Louis'in gelmesine sevinmeli miydim yoksa üzülmeli miydim hiç bir fikrim yok.
Yaptığı aklıma geldikçe sinirleniyor aklıma gelen ilk küfrü söylüyordum. Louis hâlâ ona yumruk atmaya devam ederken Derry'nin ölebilme ihtimali aklıma geldi ve konuştum.
"Louis yeter."
"Yeter mi?! Ben gelmesem siz başka neler yapardınız acaba?!" Evet Louis beni kesinlikle yanlış anlıyor.
"Louis saçmalama! Sanki gittim ben onu öptüm!" Derry'nin durumu fenalaşınca araya girmeye karar verdim ve gözüme bir yumruk yedim. En sonunda yediğim yumrukla Louis yumrukları kesti.
"D-Diana sen iyi misin?"
"İlk bunu bana mı sorman gerekiyor Louis?"
"Sence?"
"Bence Derry'e sorman gerekiyor!" dedim acıyan gözümü kapatırken.
"Diana sen kafayı mı yedin!? Bu çocukça tavırlarından bıktım! Ben seninle olmak için canımı dişime takıyor; en büyük hatalarını affediyorum. Sen ise bana burada seni öpen çocuk ile ilgilenmemi istiyorsun!" Abi çocuk mantık abidesi.
Gözümden bir damla yaş süzüldü ve ben de koşarak evden dışarıya çıkmak için kapıyı açtım ve Harry ile burun buruna geldim. Şimdi de sen mi yumruk yemek istiyorsun ya? Kolundan çekiştirdim ve kendime çekmeyi başardım. Hızlı adımlarla Harry ile birlikte evden uzaklaştım.
"Neler oluyor Diana?"
"Harry, sana çok şey anlatmalıyım."
"O zaman anlat." Ya acaba bunlar mı bu kadar zeki yoksa ben mi aptalım?
"Tamam." dedim ve kolunu çekiştirmeyi bırakıp yüzüne döndüm ve yanımızdaki bir banka yerleştik. En sonunda ona her şeyi anlattım.
"Ne ekersen onu biçersin Diana. Bundan bu çıkıyor." dedi hafif gamzelerini göstererek.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
For Reality (Louis Tomlinson)
Hayran KurguGözlerini açtı ve benim gözlerime kenetledi. O mavi gözleri... Beni öldürüyordu. Sadece bana bakmasıyla içimde büyük bir huzur oluşuyordu ve bu çok güzel bir histi. Kendimi onun kollarına bırakmak istedim ama bunu yapmayacaktım. Ondan olabildiğince...
