Part 21

403 23 4
                                        

"Sana da iyi uykular Diana." dedi ve ikimiz de uykuya dalmaya başladık. Bu sefer aklımı dağıtan düşünceler yoktu; sadece Louis'in yanında olmanın huzuru ve mutluluğu vardı.

***

Sabah erken uyanmıştım; hatta fazla erken. Saat 6'da uyanmıştım çünkü kurt gibi açtım. Her ne kadar uykum olsa da açlığım yüzünden bir türlü uyuyamadım.

Louis'i uyandırmadan yatağımdan kalktım ve sessiz adımlarla dolabıma ulaştım. Banyo yapacaktım; bu nedenle üzerimdeki kıyafetleri çıkarıp bornozumu giydim. Daha sonra hızlıca banyoya girdim ve sıcak suyun vücuduma deyerek beni rahatlatmasına izin verdim.

Başımı da yıkadıktan sonra banyodan çıktım ve üzerime bornozumu geçirdim. Daha erken olduğunu bildiğimden dolayı Louis'in içeriye dalmasına hiç endişelenmiyordum. Herhalde uyurgezer değildir.

Hemen banyodan çıktım ve odama geçip kıyafetlerimi giyindim. Sonbahar geldiği için havalar soğumuştu. Üzerime delikli bir tişört giydim ve altıma da bir şort giydim.(fotoğraftakiler) Saçlarımı da kurutup aşağıya indim.

Bu sefer yemek sırası bende. Waffle yapmaya karar verdim. Hemen waffle makinasını çıkardım ve hamur hazırlayıp içine döktüm. Bunları yaptım ve toplam 12 tane waffle olunca yapmayı bıraktım.

Wafflelerin üzerine nutella sürüp tabaklara yerleştirdim ve her waffleyi 4'e böldüm, masaya koydum. Çatal, bıçak ve peçeteyi de yerleştirdikten sonra bir adım geri gittim ve sofrada bir eksik var mı diye kontrol ettim. Suyu da getirdikten sonra her şey tamdı. Ama, sadece 2 eksik kalmıştı; Harry ve Louis.

Yukarıya çıktım ve önce Harry'i kaldırmayı tercih ettim. Onun odasına ulaştım ve kapıyı tıklayıp içeriye girdim.

"Harry, kalk."

"Hı?" diye homurdandı.

"Hadi yemek hazırladım, soğuyacaklar."

"Tamam, sen git ben geliyorum." dedi. Neden beraber gitmiyoruz ki?

"Neden? Hadi kalk ben de senin kalktığından emin olurum."

Yeşil gözlerini bana dikti. Gerçekten anlayamıyorum"Diana git dedim." dedi. Keskin konuşmuştu ama neden? Belki Louis de böyle bir şey yaşamıştır ve nedenini biliyordur diye ona sormaya karar verdim.

"Peki." dedim ve odadan çıktım. Doğruca kendi odama gittim ve Louis'in yanına yaklaştım.

"Hadi kalk aşkım." dedim. Böyle söylediğime bakmayın cevabı güzel alayım diye söylüyorum.

"Ne dedin?"

"Hadi kalk aşkım dedim." Yüzüme tatlı bir gülümseme yerleştirdim.

"Anlayamadım. Son kelimesi neydi?" İşte klasik Louis. İşin suyunu çıkaran Louis.

"Aşkım?"

"Tekrar söyle."

"Tamam anlaşıldı böyle kalkacağın yok." dedim ve "Louis, Louis, Louis, Louis, Louis, Louis, Louis!" diye sinir etmeye başladım.

"1 dakika öncesine çevir ne olur. Bu sefer kalkacağım. Söz."

"O şansı bir defa kullandın şimdi bunun iki katını yaşamak istemiyorsan kalk. Zaten sabah sabah Harry'den azar işittim." Bunu dememle kaşlarını çattı.

"Ne azarıymış bu?"

"Onu kaldırıyordum, 'tamam ben kalkacağım.' dedi. Ama belki tekrar uyur diye gitmedim ve kalkmasında ısrar edince 'Diana git dedim.' dedi." Yüzünde bir gülümseme oluştu.

For Reality (Louis Tomlinson)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin