^-^Lütfen Everything has Changes ile okuyun bu bölümü. ^-^
Bu not ile birlikte artık bıktığımı farkettim. Telefonu elime aldım ve Louis'in numarasını aradım. Az sonra açmıştı. "Louis fazla uzatmayacağım, bu dünya bir oyun değil ve oyunlardan bıktım artık, anlıyor musun? Bıktım artık! Bu oyunu ben oynamak istemiyorum. Artık herhangi bir oyun oynamak istemiyorum."
"Benim oynamaya çok mu istekli olduğumu sanıyorsun?"
"O zaman oynamayalım? İkimiz de birbirimizin hayatlarıyla ilgisi olmasın. Sanki hiç tanışmamış gibi.."
"Bunun zor olduğunu itiraf etmeliyim, ama tamam. Artık herhangi bir şekilde birbirimize karışmak yok."
"Tüm bu olanlar... çok çocuksu geliyor."
"Çünkü çocuksu. Bebek gibi davrandık. Tabii sen zaten bebeğimssin."
"Louis ben senin hiçbir şeyin değilim tamam mı? Bana sadece Diana de çünkü ben senin sadece sınıfından bir arkadaşım. Aramızda hiçbir şey yok."
"Ama bu olmayacağı anlamına gelmiyor."
"Hayır, Louis. Beceremedik işte. Beceremeyeceğiz de."
"Bu son bir şans olsa? Bana son bir şans ver."
"Bu asla olmayacak. Çünkü hiçbir şekilde başaramayacağız."
"Diana bir şans. Son bir şans ver. Lütfen."
"Bu şans sadece bizim daha çok yıpranmamıza neden olacak Lou. Başka hiçbir işe yaramayacak."
"Bunu nereden biliyorsun?"
"Bu olanların hepsinden sen de bu sonuca varmıyor musun?"
"Hayır."
"Ahh, Lou. Bak ben seni seviyorum. Bu bir gerçek. Ama bu gerçek hiçbir şeyi değiştirmiyor. Birbirimizi her yönden kıracağız."
"Her aşk, aşıkları kırar Diana."
"Ama bizi kırmasın Lou."
"Bir gün ikimiz de evleneceğiz. Ya birlikte, ya da başkasıyla. İllaki kırılacağız. Yalan mı?"
"Haklısın, ama bana öyle gelmiyor. İnsan gerçekten sevdiğinde kıramıyor."
"...."
"Hayır hayır hayııır! Öyle demek istememiştim!" Telefonu kapattı. Daha doğrusu telefonu yüzüme kapattı! Aslında yüzüme kapatmamıştı, telefonu kulağıma kapattı! Evet, bu oldu.
"Ama ben öyle demek istememiştim ki." diye fısıldadım. Tekrar arıyordum ama cevap vermiyordu. "louis aç şu lanet telefonunu!" diye bağırdım. "Açmıyor." diye iç geçirdim.
"Ne oluyor Diana?" dedi içeriden gelip yanıma oturan Harry.
"Lou telefonunu açmıyor."
"Belki işi vardır." dedi elindeki sudan bir yudum alırken.
"Ama, biz az önce konuşuyorduk. Sonra yanlış bir şey söylediğim için telefonu kapattı ve açmıyor şimdi."
"Tekrar dene?"
"Kaç kere aradım. Cevap vermiyor." Biraz bakıştık ve ben devam ettim.
"Harry, bu yanlış bir karardı ben onsuz yapamam!" Telefonumu açtım. Bir mesaj. Lou...
*Belki de söylediğin doğruydu. Biz birbirimizi gerçekten sevmiyoruz ki birbirimizi kırıyoruz. Gerçekten bu ilişkiye bir son vermenin vakti geldi!*
ŞİMDİ OKUDUĞUN
For Reality (Louis Tomlinson)
Fiksi PenggemarGözlerini açtı ve benim gözlerime kenetledi. O mavi gözleri... Beni öldürüyordu. Sadece bana bakmasıyla içimde büyük bir huzur oluşuyordu ve bu çok güzel bir histi. Kendimi onun kollarına bırakmak istedim ama bunu yapmayacaktım. Ondan olabildiğince...
