Part 25

312 18 1
                                        

Harry de "Sen kaşındın dostum." dedi ve yumruğu indirdi. Ow! Bu fenaydı! Bir yandan da konuşuyordu. "Diana boktan bir şeyler söylüyor ve sen bana değil de ona inanıyorsun? Louis sen aklını mı kaçırdın? Biz çocukluk arkadaşıyız hatırlatayım. O ise seninle bir kaç gün önce tanıştığın bir kız!" dedi ve bir yumruk daha. Louis onu köşeye sıkıştırınca, Harry yandaki vazoyu Louis'in kafasına geçirdi ve iş bitti...

Louis olduğu yerde yere yapıştı. Harry şaşkınlık içerisinde ona bakıyordu. Sanki o arada yapan o değilmiş gibi hissettiğinden eminim.

"L-Louis? Sen iyi misin dostum?" Ses yok.

"L-louis?!" Çıt yok. Harry ağlamaya başladı ve yere çömeldi. Harry Luke'ye öyle bir bakış fırlattı ki Luke onun birisini çağırması gerektiğini anlayıp hemen oradan uzaklaştı.

"Özür dilerim. Gerçekten bu kadar kötü olacağını bilmiyordum. Louis konuş benimle." Louis'in başı kanıyordu. Harry ise öyle bir ağlıyordu ki!

Bir kaç kişi geldi ve Louis'i bir şeye koyup götürdüler. Harry, köşeye çekilmiş, dizlerini karnına çekip kafasını ellerinin arasına almış ağlıyordu. Luke geri geldi. Harry'nin yanına gitmeliydim ama buradan kalkamıyordum. Konuşmak en iyisiydi.

"Harry?" Direkt cevap verdi. Ve başını ellerinin arasından kaldırıp gözleri öfke saçmaya başladı. Bana bakıyordu.

"Kapa çeneni Diana! Her şey senin yüzünden zaten! Şu Luke denen çocukla Louis'i aldatmaya nasıl gönlün razı oldu? Ve üstüne üstlük ben senin sevgilinmişim diyorsun! Sen ne haltlar karıştırıyorsun?! Ben senin ne sevgilin oldum ne de olacağım!" Dalga geçer gibi güldü ve konuşmaya devam etti. "Bırak sevgiliyi, seninle arkadaş bile olmayacağım! Bunu aklına kazı!" dedi ve odadan çıktı.

Artık o kadar çok sinirlenmiştim ki! Belki Louis'in dediği gibi hafıza kaybı geçirmişimdir? Bilmiyorum. Şu an tek bildiğim şey herkesin üstüme gelmesinden dolayı birisinin üzerine patlayacağım. Evet, bu kişi Luke'ydi.

"Luke bunlar neler saçmalıyor? Ben Louis'i seninle mi aldattım? Saçmalamayın! Ben Louis ile sevgili olmadım ki onu aldatayım?"

"Diana onlar haklı. Bu sabah sen bara geldin ve beni öptün. Hatırlasana?" Beynimde bir an bir şeyler canlandı. Ama bir saniye sonra gitti.

"Bakın. Ben kimseyi aldatmadım. Anladınız mı? Beni rahat bıraksanıza siz? Anlayamıyorum! Neden herkes üstüme geliyor? Ben şu an tek hatırlayabildiğim ismim! Sizinle yeni tanıştım ve başka bir şey hatırlamıyorum. Bu olaylar üstüne zaten hatırlamak da istemiyorum!"

Uzun bir süre ikimiz de konuşmadık. Sıkılmıştım. Yanımda telefonum olup olmadığına baktım. Yoktu. Bir dakika; benim telefonum kırılmış mıydı? Evet, bir şeyler hatırlıyorum. Beynimi zorladım ve odaklanmaya çalıştım. Sanki çok sinirlenmiştim. Gözümün önüne bir görüntü geldi. Kırık telefon parçaları...

Bir şeyler olmuştu ama net hatırlayamıyordum. Parçaları birleştirmeye çalıştım. Sinirlenmem, telefonumun kırılması, Louis'i aldatmam... Ama aldatmadan önce Louis ile sevgili olmam. Ben nasıl Louis ile sevgili olabilirdim ki? Harry ile bir şeyler yaptığımızı hatırlıyorum.

Gözümün önüne bir resim geldi. Harry'nin göğsü yorgandan hafif açılmıştı. Bunu düşününce kendimi berbat hissettim. Ben? Ben Harry ile iğrenç şeyler yapmış olamazdım değil mi? Hem yapsaydım neden bana bu kadar kötü şeyler söylesin ki? Bilemiyorum.

Luke oturmuş bana tip tip bakıyordu. Ben de aynı şekilde ona baktım ve 'Ne var?' dermişçesine kafamı salladım. O da bana bakmayı kesip gözlerini devirdi. Bir doktor içeriye girdi. Bana gülümsedi ve ben de ona aynı şekilde karşılık verdim. Konuşmaya başladı.

For Reality (Louis Tomlinson)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin