42.Bölüm;Acımasız
"...Ben o kaybettiğim duyguları buldum ve onları bırakmayacağım,mutluluğumu bende alamayacaksın..."
Sabah uyandığımda diğer yatakta yatan Müge ve Ferhatın görünce gülümsemeden edemedim.Dün akşam Ferhat gelip Mügenin yanına yatmıştı.
Yatağımdan kalkıp üstlerini örttüm ve ikisininde yanağına bir öpücük bıraktım.Ferhat belini sardığı Mügenin saçlarına başını daha çok gömerken onları uyandırmadan odadan çıktım ve karşıdaki odanın kapısını açtım.
Keremi göremeyince kaşlarımı çattım.Odanın banyosunun kapısına bir kaç kez tıkladım ses gelmeyince kapıyı açtım ama ordada yoktu.
Aşağı kata inip her odaya baktım ama yoktu.Belki markete gitmiştir diye telefonumu çıkardım ve aramaya başladım.
Yerde gördüğüm kırık telefon ile kaşlarım çatıldı.Telefonu yerden aldım.Bu Keremin Telefonuydu!
Gözlerim dolmaya başladı.Kesin başına bir şey gelmişti.
Hızlıca yukarı çıkıp Ferhat ve Mügeyi uyandırdım bana şaşkınca bakıp ayılmaya çalıştılar "Yok!" dedim ağlayarak "Kerem yok!"
"Kızım telaşlanma hemen ara bi belki markete gitmiştir." Başımı onaylamazca salladım "Telefonu yerdeydi üstelik kırılmış."
Ferhat kaşlarını çattıp yataktan kalktı "Dur ben bi Annesini arıyayım." deyip odadan çıktı.
Mügeye baktım "Bir şey olmamışdır değil mi Müge?" Müge başımı göğsüne yaslayınca ağlamaya başladım "Yok kesin bir şey oldu!Yoksa Kerem dayanamayıp Gece yanıma gelir bana sarılarak uyurdu."
Mügeden ayrılıp dolaba doğru gittim ve kendime kıyafet çıkarıp banyoya girdim üstümü giyinip yüzümü yıkadıktan sonra aşağı indim "Yok evindede değil!" dedi Ferhat.
Oflayıp camdan baktım.Arabasıda buradaydı "Kuzeyde burda bak!" Ferhat ofladı "Esila bak nolur bizi bekle giyinelim beraber arararız Keremi."
Başımla onayladım.Bakmadığım tek yer kalmıştım o da bodrum katıydı.Derin bir nefes alıp oraya indim.
Yerde bir kağıt görünce kaşlarım çatıldı.
Sahte Rapunzel...Çok özür dilerim ama bunu yapmak zorundayım ben gidiyorum ne zaman dönerim bilmiyorum hatta döner miyim bilmiyorum ama gidiyorum.Sakın benim için ağlama,biliyorsun sana kıyamıyorum.Beni bulmaya falanda çalışma.Biliyorum öptüm demekle olmuyor ama,Öpmüşüm gibi davran.
Kerem
Gözümdeki yaşlar elimdeki kağıt parçasını ıslatırken hızlıca yukarı çıktım.Kerem kendi isteği ile gitmemişti buna emindim.
Bu mektubu o yazsaydı Sahte Rapunzelim yazardı Kerem değil Küçük Ayı yazardı..
Keremin ağzından;
Bütün gece boyunca beni dövmüştüler ve hala devam ediyordular.
Deponun kapısı açılınca beni döven iri adam geri çekildi.İçeri giren Sedat Altınoğlu'nu görmemle kaşlarım çatıldı "Nasıl bir Babasın lan sen Pezevenk?" diye kükredim.
"Esilam senin yüzünden ne kadar çok ağladı biliyor musun?" bana bir yumruk attığında güldüm "At at daha fazla at,Esilayı dövdüğünden beter et beni." bir yumruk daha atınca bu sefer kahkaha attım.
"Sen kızını sevmiyorsun!Sevseydin böyle yapmazdın." sırıttı "Kızımı sevdiğim için bunları yapıyorum.Onu senden koruyorum!" güldüm "Onu önce kendinden koru Sedat Altınoğlu...Beni Esiladan ayırarak kızını üzüyorsun kim bilir şimdi ne haldedir."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sahte Sevgili Operasyonu
Novela JuvenilAklıma eskiden düşündüğüm şeyler gelince bir iç çektim. 'Işte onlar çok tehlikeli,hem bana geçmişi hatırlatıyor hemde aklımı başımdan alıyorlardı. Simsiyah gözleri bir uçurumu andırırken her o harelere baktığımda o uçurumdan atlamak için can atıyord...
