Beyaz Ejderha Krallıgı, dünyada var olan en güçlü krallıktı. Tabii ona kafa tutmaya cesaret edebilecek sadece tek bi krallık vardı o da "Siyah Ejderha Krallıgı". Bu iki krallık arasında süregelen bir rekabet ve üstünlük duygusu yıllarca pek çok sava...
Araya fazla zaman girmeden yine birlikteyiz. Yazarınız sizi bekletmeden hemencecik bölüm attı. Sizde hemencecik oy atıverin 😅
Sizin için ejderhalarımızın gözlerini bırakıyorum. Bir kalbinizi çalarız 😉
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
🐉Valyrian'nın gözü mü sizi daha çok etkiler Aegon'un gözü mü?
Isabella'nın sürekli giyiyorum dedigi elbiseler şu şekil👇
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Bu arada geçen bölümde wattpaddeki bir hatadan dolayı koyamamıştım. Ugraşıp mediadaki editi hikayem için yapan okuyucuma çok teşekkür ediyorumm❤❤❤
Ve lafı uzatmadan sizi yanlız bırakıyorumm.
Iyi okumalar...
Emly & Elf
Peki bunu bana kim bırakmıştı?
***************
Gözlerimi yeni bir güne açtığımda başımdaki ağrı da benimle birlikte güne devam etmeye kararlı gibi duruyordu. Şakaklarımı bir umut ovarken yattığım yerden doğruldum. Ağrı geçmeyecek gibiydi.
Araladığım göz kapaklarımdan içeri nüfus eden gün ışığıyla suratımı buruşturdum fakat bu kısa sürdü. Çünkü terasta her zamanki gibi beni izleyen Valyrian ile göz göze geldik.
Yüzümdeki ekşi ifade kendini gülümsemeye bırakırken onu selamladım.
"Günaydın, Valyrian."
Her zamanki tatlı mırıltısıyla karşılığımı alırken kıkırdadım. Beni koşulsuz şartsız mutlu eden tek varlıktı.
Çalan kapı ile odağımı güzel mavi gözlerinden kapıya çevirirken bekleyen kişinin içeri girmesi için seslendim.
"Girin."
Yüzünden eksik etmediği tebessüm ile içeri giren Sarai her zaman yaptığı gibi önümde eğilerek beni selamladı.