Jisung orada bayıldığında hemen onu arabamla hastaneye getirmiştik. Kontrolleri yapılmıştı ve şuan sonucu bekliyorduk. İçimdeki korkuyu asla bastıramıyordum. Ona bir şey olabilme ihtimali bile beni korkuturken buna dayanabileceğimi düşünmüyordum. Hastane odasında elini sımsıkı tutmuş doktorun iyi şeyler demesini bekliyordum.
Kapı bir anda açılmış içeri Hyunjin ve Jeongin girmişti. Onlar hemen Jisungun yanına koşarken Felix ve Chan da arkalarından odaya girmişlerdi. Onları yalnız bırakmak için odadan çıkmak istedim ancak Hyunjin beni yakamdan tutup gitmemi engellemişti. "Ne yaptın benim arkadaşıma! Onu yalnız bırakman yetmezmiş gibi bir de onu öldürmeye mi geldin!?"
İçimdeki sinirin daha da arttığını fark edebiliyordum. Bana istedikleri kadar bağırıp vurabilirlerdi fakat Jisunga zarar verebileceğimi söylemeleri artık çok fazlaydı. Ben de bir insandım ve yaptığım hatayı kabul ediyordum. Tek istediğim her şeyi düzeltmekti. Onları kendim yıkmıştım ve kendim düzeltmek istiyordum. Hatamı düzeltmek istiyordum. Fakat her gün hırpalanıp iftira atılması artık yetmişti.
Hyunjinin ellerini yakamdan ittirdim. "Düzgün konuş ben ona hiçbir şey yapmadım ve asla da yapmam" Hyunjin sinirle gülüp bana tekrar saldıracakken Felix ve Chan onu tutmuştu. Fakat bana ulaşamasa bile hakaretleri devam ediyordu. "Sen ne kadar iğrenç bir insanmışsın! Onu tekrardan yıkmaya mı geldin! Ama bu sefer başaramayacaksın çünkü buna izin vermeyeceğim! Seni her gördüğümde Jisunga yaptıklarını bir bir ödeteceğim!"
Hyunjini daha fazla dinlemeden odadan dışarı çıktım. Bir süre hastaneyi hızlı adımlarla dolaştıktan sonra adımlarımı dışarı çıkardım. Hastaneden çıktığım gibi Seungmini yere çökmüş ve dizlerini kendisine çekmiş bir şekilde gördüm. Kafası dizleri arasındaydı bu yüzden ne yaptığını göremiyordum. Hemen yanına gidip onun gibi yere çöktüm.
"Seungmin?" Başını hafifçe kaldırıp bana baktığında ağladığını gördüm. Olan her şey için kendisini suçluyor olmalıydı. Fakat hiçbir şey onun suçu değildi. "Ö-özür dilerim" Kafamı sallayıp sıkıca ona sarıldım "Özür dileme senin suçun değildi" Seungmin kollarını boynuma sarıp burnunu boynuma yerleştirdi. "Onu ben ittim Minho" Sırtını sıvazlamaya başladım. "Bilerek yapmadın. Böyle olacağını bilseydin asla yapmazdın" Kafasını salladı. "Asla... Asla yapmazdım gerçekten" Kafasına küçük bir öpücük kondurdum. "Biliyorum Seungmin"
"Yanına gitmek ister misin?" Korkuyla daha çok sarıldı. "H-hayır. Eminim bana çok kızgındır" Jisung daha uyanmamıştı bile. Kızgın olup olmadığını bilmiyordum fakat Seungmine kızamayacağını biliyordum. Seungminin bilerek yapmadığını oda biliyordu. "Hayır Seungmin sana kızgın değil" Kafasını salladı. "O-olsun ben yine de gitmek istemiyorum" Sırtını sıvazlamaya devam ederken ayağa kaldırmaya çalıştım "Seni eve bırakayım mı?"
Ayağa kalktığımızda bile hala bana sarılıyordu. Yaptığı şeyden dolayı çok korkmuş görünüyordu. Fakat daha fazla kendisini haksız yere suçlamasını istemiyordum. "S-sensiz gitmem" Kafamı sallayıp göz yaşlarını sildim. "Benim burada durmam gerek Seung" Omzunu silkti ve burnunu çekti. "O-o zaman ben de gitmem" Gülümseyip saçlarını karıştırdım. "O zaman içeride bekle burada üşürsün" Kafasını salladığında beraber içeri girdik. Onu bekleme yerine oturttuktan sonra hastanede dolaşmaya devam ettim.
Yolda Jisungun doktoru ile karşılaştığımda elindeki dosyaları gördüm. Hemen yanına koştum. "Bay Changbin!" Doktor bana döndüğünde gülümsedi ve dosyaları yanındaki masaya koydu. Yanına vardığımda bakışlarım ilk önce dosyaları sonra Changbini buldu. "Jisungu soracaktım?" Kafasını sallayıp o da dosyalara bir bakış attı. "Sonuçlar daha çıkmadı fakat birazdan çıkarlar" Kafamla onayladıktan sonra elini tuttum "Lütfen kötü bir şey olmasın" Gülümsedi ve elini elimin üstüne koydu. "Ona ne kadar önem verdiğinizi görebiliyorum fakat bu konuda henüz bir şey yapamam sonuçları beklememiz gerekiyor"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SUMMER -Minsung
Fanfiction!✔! Han Jisung bir yaz tatilinde kasabaya bu kadar güzel birinin gelebileceğini ve geleceğini tamamen değiştireceğini bilmiyordu.
