35:"Sana güveniyorum"

1.5K 223 37
                                        


Hastanenin önünde durduğumda bakışlarımı yukarıya çevirdim. Gökyüzüne bakarken derin nefesler alıp verdim. Dün Jisung bana hiçbir şey açıklamamıştı ve bu beni daha fazla endişelendirmişti. Öyle ki dün gece hiç uyuyamamıştım bile. Jisungu bana söylemesi için zorlayamazdım fakat merakıma yenik düşüyordum ve bir türlü öğrenmem gerekiyordu. 

Bakışlarımı indirip hastaneye bakış attım ve biraz silkinip yürümeye başladım. Hastaneye girdiğimde danışmana girip Jisungun doktorunu ismini verip müsait olup olmadığını sordum. Danışman küçük bir muayenesi olduğunu fakat biraz beklersem benimle görüşebileceğini söylemişti.

Bekleme yerine gelip oturdum ve bacak bacak üstüne atıp yere bakarak düşünmeye başladım. En fazla ne olabilirdi ki? Düşünceyle aklıma en kötüleri gelirken kafamı sallayıp düşünceleri uzaklaştırmaya çalıştım. Bu kadar kötü olsaydı benden saklamazdı. Yani ben öyle düşünüyordum. 

"Bay Min?"

Sağımdan gelen ses ile o tarafa döndüğümde yüzündeki gülümseme ile Changbini görmüştüm. Ayağa kalkıp yanına ulaştım. "Şey merhaba" Bir süre durup bakışlarımı kaçırdım ve ellerimle oynadım. Tekrar bakışlarımı Changbine çıkardım. "Sizinle bir şey konuşmalıyım" Changbin yüzündeki gülümsemeyi silmeden ellerini önlüğünün ceplerine attı. "Tabii buyurun odamda konuşalım"

Changbin önde ben arkasında hastane koridorlarında ilerlerken korkumu geriye atmaya çalışıyordum. Endişeden dolayı sürekli ellerimle oynuyor bakışlarımı kaçırıyordum. Changbinin odasına girdiğimde önden ben girdim ve oda arkadan kapıyı kapatıp sandalyesine geçti. "Buyurun sizi dinliyorum" 

Ellerimi önümde birleştirdim ve kafamda cümlemi kurmaya çalıştım. Jisung onun hastasıydı ve kolay kolay hastalığını söylemeyeceğini biliyordum. Bu yüzden ilk önce küçük bir sohbet başlatmak istedim. "Bugün hava çok güzel değil mi?" Changbin dışarıya bakış attı ve bakışları tekrardan beni bulmuştu. Bu söyleyebileceğim en saçma cümleydi. Dışarıda karanlık bulutlar vardı ve hiçte güzel bir hava var gibi görünmüyordu. Gülümseyip bana doğru biraz eğildi.

"Minho lütfen hiç çevirmeden direk söyle. Cevaplayabileceğim kadar cevaplarım" Derin bir nefes alıp daha fazla uzatmadan konuya girmek istedim. "Jisungun herhangi bir hastalığı mı var?" Changbinin yüzü yavaşça düşmüştü ve geri çekilmişti. Bu içimdeki endişeyi katlarken ona doğru eğilip göz kontağını kesmedim. "Lütfen bana söyle Changbin o benim için gerçekten çok kıymetli ve kılına dahi zarar gelmesini istemiyorum" 

Changbin kafasını salladı ve yüzünü biraz daha ciddileştirdi. Bu ciddilik beni üzüyordu ve endişeden çıldırmama sebep oluyordu. Jisungun kılına dahi zarar gelmesini istemezken şimdi ona kötü bir şey olduğunu öğrenmek beni çıldırtırdı. Özellikle kendisinin sağlığıyla ilgili bir şeyi benden saklaması beni çok üzüyordu. Onun güvenini bu derecede yıkmak benim için çok acınasıydı. 

"Minho Jisungu ne kadar önemsediğini ve sevdiğini görebiliyorum. Fakat Jisung ile bunu konuştuğumuzda kendisine söz verdim. Bunu onun ağzından duyman en iyisi olacaktır" Geri arkama yaslanıp gözlerimi kapattım. Eğer Jisunga buraya gittiğimi söylersem bana sinirlenebilirdi. Şuan resmen bir çıkmaza girmiştim. Bana güvenmiyor olabilirdi fakat bunu benden saklamamalıydı. Saklamamalıydı ki birlikte bunu çözebilelim. Bundan sonra problemlerin üstesinden birlikte gelebilelim.

Elini elimin üstüne koydu ve güven verircesine gülümsedi. "Gidip ona sorman onun içinde iyi olacaktır. Ona onun için endişelendiğini ve öğrenmek istediğini birlikte çözmek istediğini söylersen sana söyleyebilir. Bunun dışında sözümden geri dönemem" Changbinin gözlerine baktığımda içime bir ısı doldu. Gerçekten güven verici bakıyordu. Kafamı sallayıp ayağa kalktım. Belki de ona sormak en iyisiydi.

SUMMER -MinsungHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin