Gözlerimi açtığımda sırtıma ve boynuma giren şiddetli ağrı yüzünden yüzümü buruşturdum. Ardından üstümdeki yükü fark ettiğime kafamı eğdim. Seungmin üstümde uyuyordu. Her şeyi hatırlayınca koltukta uyuyakaldığımızı anladım. hareket etmeye çalıştım fakat Seungmin kollarını boynuma dolamıştı ve hiçbir şekilde hareket edemiyordum.
Kalkabilmem için Seungmini de uyandırmam gerekiyordu bu yüzden beline elimi koyup biraz dürttüm. Kulağına eğilip uyandırmaya çalıştım. "Seungmin" Bir kere daha dürtüp fısıldadım. "Seungmin hadi uyan" Seungminden gelen küçük mırıltıları duyunca gülümsedim. Şuan çok şirin gözüküyordu. Normalde bu şirin hallerini görmek imkansızdır fakat şuan küçük bir köpek yavrusu gibiydi.
Bir kez daha dürtüp bu sefer sesimi yükselterek konuştum "Seungmin uyan hadi" Seungminin kafası olduğu yerden biraz havalanıp gözleri kapalıyken bana bakmaya çalıştı. Görmeyeceğini bilsem de gülümsedim. Ardından yavaş yavaş gözlerini açmaya başladı. Karşısında beni görünce ilk önce gülümsemişti ardından nasıl bir pozisyonda olduğumuzu görünce hemen gözleri kocaman açıldı. Kalkmaya çalışırken beni de tekmelemişti. Ayağı takılıp koltuktan yuvarlanarak yere düştü.
Kahkahamı tutmaya çalışıyordum fakat işe yaramamıştı. Ben böylesine gülerken o ise acıyan poposunu tutuyordu. Elimi uzatıp gülmeye devam ederken konuşmaya çalıştım "Özür dilerim" Seungminde gülmeye başladığında kahkahalarımız daha da çoğaldı. Ardından Seungmin gülüşleri arasında ağlıyormuş gibi yaptı "Canım acıdı ama!"
Ayağa kalkıp onunda kalkmasına yardım ettim. Kalktığında saçlarını karıştırdı ve gözlerini kaçırdı. "İlk sen girebilirsin" Kafamı sallayıp onu salonda bırakarak günlük işlerimi halletmeye gittim. Geldiğimde Seungmin koltukta oturuyordu fakat kafası uyuklamaktan ara sıra düşüyordu. Gülüp onu dürttüğümde gözlerini açıp ilk önce etrafa sonra bana baktı. "Hadi kalk elini yüzünü yıka" Gülüp hemen ayağa kalktı ve salondan ayrıldı.
Ben de mutfağa geçip kahvaltılık hazırlamaya başladım. Bir süre sonra o da gelip yardım edince yemekler hazır olmuştu. Masaya geçip yemeye başladık. "Bugün Hyunjinin ailesinin bahçesindeki meyveleri toplamaya gideceğiz" Ağzımdaki lokmayı bitirip Seungmine döndüm. "Ailesi meyve satıcılığına devam ediyor mu?" Bana dönüp kafasını salladı. "Evet. Ailesi artık yaşlandığı için biz ona yardım ediyoruz" Kafamı salladım. İlk başta gelmeyi düşünmüştüm fakat Hyunjinin bana olan siniri aklıma gelince gitmeme kararı aldım.
"Hyunjin hala bana sinirli midir?" Seungmin omuz silkti ve derin bir nefes verdi. "Bilmiyorum. Sanırım bana da kızgın" Kaşlarımı çatıp ona döndüm "Sana neden kızgın olsun ki?" Tekrar omuzlarını silkti. "Sana yardım ettiğim için" Sırtımı koltuğa yaslayıp düşünmeye başladım.
Hyunjin bana gerçekten çok kızgın olmalıydı. Fakat Seungmine böyle davranması hiç adil değildi. Seungmin sadece bana yardım ediyordu ve benim yüzümden aralarının bozulmasını istemiyordum. Bu olayların devamı sadece geri dönmem gerektiğini bana tekrar düşündürüyordu. Acaba gitmeye çalışsam biri beni durdurur muydu? Seungmin. Şu anlık sadece Seungmin beni durdururdu. Acaba o beni durdurur muydu? Yoksa gittiğim için mutlu mu olurdu? Belki de umursamazdı bile.
"Kesin tekrar saçma düşüncelere daldın" Seungmin kafasını omzuma koyarken büzdüğü dudaklarıyla söylendi. Kafamı sallayıp onu onayladım. "Evet ama düşününce hiçte saçma gelmiyorlar" Seungmin kafasını kaldırıp dizlerini kendisine çekti. Kafasını dizleri arasına koyup duvara baktı. "Geri dönmeyi düşünüyorsun değil mi?" Kafamı salladım. Görmemişti ama anlamıştı. "Peki geri dönecek misin?"
Resmen ağlamaklı bir sesle konuştuğunda kaşlarımı çattım. Aslında bende bilmiyordum. Kalmalı mıydım yoksa her şeyi daha da berbat etmeden geri dönmeli miydim? Seungmin ben geldiğim için gerçekten çok sevinmiş duruyordu. Ama bir yandan da döndüğüm için sinirlenen Hyunjin vardı. Jisung ise umursamamıştı bile. Sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu. Sanki asla dans edip öpüşmemişiz gibi. O anlar tekrar aklıma dolarken yüzümdeki gülümsemeyi silemedim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SUMMER -Minsung
Fanfic!✔! Han Jisung bir yaz tatilinde kasabaya bu kadar güzel birinin gelebileceğini ve geleceğini tamamen değiştireceğini bilmiyordu.
