33:Sadece arkadaş

1.9K 243 104
                                        


25 Ekim 1993 (Minho gitmeden 1 yıl önce)

Son kez arkasını dönüp Bayan Heinin yaptığı pastaya baktı. "Dediğim gibi çikolatalı ve üstünde çilekler var" Bayan Hei gülümsedikten sonra ellerini on altı yaşına basmış olmasına rağmen gözünde hala küçücük bir çocuk gibi görünen Jisungun çenesine koydu. "Merak etme Jisung pasta tam da istediğin gibi olacak"

Jisung alt dudağını ısırıp tekrardan pasta malzemelerine baktı. "Tamam o zaman ben arkadaşlarımın yanına gidiyorum. Zamanı geldiğinde buraya gelir pastayı alırım tamam mı?" Bayan Hei gülümseyip kafasını salladı. Jisung gülümseyip mutfak kapısından bahçeye çıktı. Hemen bisikletine koşup sürmeye başladı.

Bugün Minhonun doğum günüydü ve her şeyin kusursuz olmasını istiyordu. Partideki o öpücükten sonra Minho ile daha ne olduklarını bilmiyorlardı fakat birbirlerine olan hislerini ikisi de çok iyi biliyordu. Bunu o gece partide göstermişlerdi. Bu parti Jisungun en çok gitmek istediği partilerdendi ve ilk gidişinde böyle harika bir hediye alması onu çok mutlu etmişti. O an her aklına geldiğinde alt dudağını ısırıyor yüzünde salakça bir gülüş beliriyordu.

Kasabanın ortasına geldiğinde bir kafede oturup kitap okuyan Minhoyu gördü. Hemen gülümseyip yanına sürdü. Minho yaklaşan Jisungu gördüğünde gülümsedi ve kitabını kapattı. Jisung bisikletten inip yüzündeki salak aşık sırıtışıyla Minhonun oturduğu sandalyenin karşısındaki sandalyeye oturdu. 

"Günaydın" Minho gözlerini bir an olsun Jisungdan ayırmıyor onun bu utanmış hallerine gülmemek için kendisini zor tutuyordu. "Günaydın" Jisung alt dudağını dişleyerek Minhodan gözlerini kaçırıyordu. Minhonun bakışları Jisungun dudakları ile gözleri arasında gidip geliyordu. Jisung her bu hareketi yaptığında kalbinin atışları artıyordu. Jisung son zamanlarda Minhonun yanında bu hareketi çok yapmaya başlamıştı ve Minho onu dudaklarından öpmemek için kendisini zor tutuyordu. bunu Jisunga söyleseydi kesinlikle 'neden kendini tutuyorsun ki?' derdi.

Jisung ellerini dizleri arasına sıkıştırıp sonunda bakışlarını Minhoya çıkardı. Minhonun ona olan aşık bakışlarını görünce yanakları tekrardan kızarmaya başlamıştı fakat kendisini tuttu. "Bu akşam bizim yerimizde buluşalım mı?" Minho kafasını sallayıp onayladı. Jisung tekrardan dudağını ısırıp bakışlarını kaçırdığında Minho artık dayanamamıştı.

"Jisung şunu yapmayı bırak!" Jisung Minhonun sesiyle hemen dikkatini ona verdi ve kötü bir şey yaptığını düşünerek yarı meraklı yarı hüzünlü bakışlarını yolladı. Minho kaşlarını çatıp kafasını sağa sola salladı. "Yapma" Jisungun kaşları havalanmıştı ve gözleri hafiften dolmaya başlamıştı. "Kötü bir şey mi yaptım?" 

Minho gülümsediğinde Jisungun kaşları çatıldı. Minho masaya dirseğini yaslayıp Jisunga yaklaştı ve yüzündeki kalp eritici sırıtmayla Jisunga fısıldadı. "Dudaklarını ısırırsan nerede olduğumuzu önemsemeden seni tekrar öperim" Jisung duyduklarıyla neredeyse kalp krizi geçiriyordu. Kalbi delice atarken yanaklarına ısı pompalanmaya başlamıştı bile. Bakışlarını kaçırdı ve gülümsedi. Minhonun böyle birisi olduğunu bilmiyordu daha çok huysuz tarafını görmüştü.

Bakışları kafenin içini bulduğunda kafedeki duvarda asılı saate baktı. Saat çoktan ilerliyordu ve o hala arkadaşlarının yanına gitmemişti bile. Hemen ayaklandığında Minho ona kaşlarını çattı. Bu kadar çabuk gitmesini beklemiyordu. Bir an onu rahatsız ettiğini düşündü. "Jisung seni rahatsız-"Minho cümlesini tamamlayamadan Jisung Minhonun yanağına uzun fakat narin bir öpücük kondurmuştu. Minho bu ani öpücük yüzünden donakalmış diyeceklerini bile unutmuştu. "Dediğim gibi bu akşam bizim yerimizde buluşalım" Ardından bisikletine tekrardan binip oradan uzaklaşmıştı. 

SUMMER -MinsungHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin