Medyadaki şarkıyla okumanız tavsiye edilir
15 Haziran 1993
Ödevlerini bitirdikten sonra kağıtları çantasına koydu. Geri yatağına oturup kollarını açarak esnedi. Kalkıp tarihe baktı. Bugün şu her yaz yapılan ve sadece büyüklerin katıldığı parti yapılacaktı. Jisung artık on altı yaşındaydı bu da demek oluyor ki şu saçma partiye katılabilirdi.
Hemen koşar adımlarla odadan çıktı. Merdivenlerden kayarak indi ve salonda oturup televizyon izleyen annesinin yanına geldi. Yanağını öptükten sonra başını kucağına koydu. Bayan Han oğlunun yanaklarını sıkıp alnına öpücük kondurdu.
"Anne bu akşam partiye gidebilir miyim?" Bayan Han güldü. Oğlu her yaz ona bu soruyu sorardı ve sonunda gidebilecek yaşa gelmişti. Bayan Han düşünür gibi yapınca Jisung kaşlarını çattı. "Hmm ne giyeceğine ben karar verirsem olur" Bayan Han gülümseyerek söyledi.
Jisung kabul ederdi annesi modayı takip ederdi. Neredeyse her hafta alışverişe gidip kendisine yeni kıyafetler alırdı. Jisung kafasını salladı. "Olur" Bayan Han gülümsedi ve tekrar yanaklarını sıktı. Ardından Jisungun kafasını kaldırdı. Jisung doğrulup annesine baktı.
"O zaman hadi gidelim kıyafet alalım" Jisung güldü "Anne sadece bir parti süslenmeye falan gerek yok" Bayan Han kollarını kendine sardı "Ama sen yıllardır bu anı bekliyorsun annene izin vermeyecek misin?" Bayan Han dudaklarını büzerek konuşunca Jisung annesinin bu hallerine güldü ve kafasıyla onayladı.
Annesi el çırpıp ayağa kalktı. Bir şapka ve gözlük aldıktan sonra geri Jisungun yanına geldi ve koluna girdi. Jisung kahkaha atmamak için kendisini zor tutuyordu. Bahçe kapısından çıkıp çarşının ortasına doğru yürüdüler.
Bir sürü mağazaya girip Jisunga yakışır şeyler aradılar. Jisung artık yorulmaya başlamıştı. Annesinin arkasından elindekilerle yürüyordu. Annesi her mağazaya girip bakıyordu.
Tekrar kaçıncı olduğunu saymayı bıraktığı bir mağazaya girdiler. Jisung yorulduğu için annesini kapıda beklemek istedi. Mağazanın önündeki basamaklara oturup bacaklarını ovmaya başladı. Kafasını kaldırdığında Bayan Lee ve arkasında Minhoyu gördü. Minho ile göz göze geldiklerinde birbirlerine gülümsediler.
Bayan Lee Bayan Hanın girdiği mağazaya girdiğinde Minho da Jisung gibi basamaklara oturmuştu. Jisung Minhoya omzunu attı. "Seni alışveriş yaparken hiç görmemiştim" Minho gülümsedi. "Ben de seni o bebek gibi ağladığından beri görmemiştim" Jisung kaşlarını çattı "Orada kaybolmuştum!"
Minho kafa sallayıp gülmeye devam etti. Jisung omzuna attığı kolu kendisine çekip Minhoya biraz daha yaklaştı. "Bugün ki partiye geliyor musun?" Minho kafasını kaldırdı "Gelebilir miyim?" Jisung kaşlarını çattı "Tabi salak on sekiz yaşındasın!"
Minho düşünmek için önüne baktı. "Sen gidecek misin?" Jisung hızla kafa salladı "Tabii ki yıllardır bunu bekliyorum!" Minho güldü Jisung tekrar sorusunu yeniledi. "Gelecek misin?" Minho kafa salladı "Evet geleceğim" Jisung Minhonun omzunu sıktı ve daha da yakınlaşıp kulağına fısıldadı "Yakışıklı olmayı unutma kızlar öyle erkekleri beğenir" Minho yere bakarak kafa salladı.
Bayan Han mağazadan Bayan Lee ile birlikte çıktı. Gülerek konuşuyorlardı. Jisung ve Minho da ayağa kalktılar. Vedalaşıp farklı yollara gittiler. Gökyüzü çoktan kararmaya başlamıştı ve partinin başlamasına kısa bir süre kalmıştı. Jisung annesiyle birlikte eve döndü.
Döndükleri gibi Bayan Han Jisunga kıyafetleri denemesini söyledi. Jisung teker teker bütün kıyafetleri denedi. En sonunda sade bir kıyafeti beğendiklerinde karar verilmişti. Bayan Han hemen oğlunun saçını yapmaya başlamıştı. Bunlar olurken Jisung kahkaha atmamak için kendisini zor tutuyordu. Sanki düğününe hazırlanıyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SUMMER -Minsung
Fanfiction!✔! Han Jisung bir yaz tatilinde kasabaya bu kadar güzel birinin gelebileceğini ve geleceğini tamamen değiştireceğini bilmiyordu.
